Etiket: moda

küresel umursamazlık

içinde bulunduğumuz ve bir alternatifi olmadığı düşünüldüğü için mükemmel olduğuna inandığımız sistem bir durup düşünüldüğünde gerçekten kendi dinamikleri ve değerlendirme kriterleri içerisinde oldukça başarılı bir şekilde var olmaya devam ediyor. sistem o kadar başarılı ki kendi yarattığı krizler üzerinden kendine yeni pazarlama araçları yaratıp krizini dahi satabiliyor. yıllardır bir şekilde özellikle bazı şirketlerin önderliğinde anlatılan küresel ısınma masalı sonrasında oluşturulan ortamda “yeşil” olduğu için satılan ürünleri daha pahalıya satıp daha çok kar elde eden şirketlerin sesi de artık kesilir oldu – en azından eskisi kadar “yeşil” ürünleri satamadıkları için pazarlama faaliyeti yapmıyorlar.

hal böyle olunca da her şeyin aslında yolunda gittiği düşüncesi ile birlikte “kocaman” dünyanın sanki sınırsız olduğu ve kaynakların hiçbir zaman tükenmeyeceği illüzyonu ile yaşamaya devam ediyoruz. ara sıra gelen sıcak hava dalgaları ya da ani su baskınları ve seller, twitter’da 10-15 dakika trending topic olmak ve popüler instagram fotoğrafları içerisine girmekten başka bir etki yaratmıyor. üstteki grafik ise bu durum için sadece bir hatırlatma. 1880 yılından bugüne 20. yüzyıl ortalama sıcaklarına göre son yıllardaki sıcaklık farkını ortaya koyuyor. koyu kırmızı olanlar ise 20. yüzyılın en sıcak 10 yılı. bu sıcak havaların etkilerini, buzulların erimesinin sonuçlarını daha önce defalarca paylaşmıştık ki umrunuzda olmadığını da biliyoruz.

bu tarz çevre problemleri için çözüm artık bir kaç watt elektrik tasarrufu yapmak, daha az plastik kullanmak ya da petrol boru hatlarını engellemekten geçmiyor; bunların bütün altyapıyı dondurma çağrılarından bir farkı yok. bugün modası geçmiş olan şey bizim endüstriyelleşmiş olan yaşam tarzımız. endüstriyel sistemin bütün yapısına bozacak bir kültürel devrim yaşamadığımız sürece bu dünya üzerinde işimizin bittiğinin farkına varmamız gerekiyor. problem insanlığın araçları değil, insanlığın ruhu – ve bu ruh değişmediği sürece kendi sonumuzu hazırlamaya devam ediyor olacağız.

yıkımın mevcut hızıyla devam ettiğimizde, önümüzdeki birkaç yüzyıl içerisinde yaşayan türlerin yaklaşık dörtte üçü yok olmuş olacak. şimdi pek çok markanın avantajlı kampanya ve indirimleriyle size alışverişlerinizde ayrıcalıklar sunacak festivallerde alışveriş zevkinizi taçlandırmaya devam edebilirsiniz. alternatifiniz ise 19 aralıkta gerçekleşecek “the billion people march”.

gaziosmanpaşa street fashion

ramo

açıldığı ilk günden bu yana reklamdan biraz daha para kazanalım diye popüler kültür içeriğinden hiç şaşmayan etilen, son dönemde araştırma şirketlerine yaptırdığı araştırmalar sonrasında moda bloglarının parayı götürdüğünü farketti. gaziosmapaşa ile başlıyoruz, moda etilenden sorulacak.

Kim demiş tinerci olup da şık olunmaz diye? Bütün ezberleri bozan bir başka Gaziosmanpaşa moda ikonu tinerci Ramo ile birlikteyiz.

Ramo’nun bu kombini yine komşu semtlerdeki tinercilere parmak ısırtıyor! Şişme montunun altına giydiği kazak mı sweet mi ne idiğü belirsiz şeyin kollarını göstermesi pastel renklerdeki kıyafetlerine hareket katmış. Böylesine güneşli bir günde bile kalın bir bere seçimi gözlerden kaçmıyor. Bu bere yeri geldiğinde tiner zulasına dönüşebildiğinden yoğun bir şehirli erkek imajını da pekiştiriyor. ve her zaman ki gibi ona British Bad Boy havasını katan o kir pas içindeki jean’i tek kelime ile HA-Rİ-KA. Eksiklerine gelince Ramo’cum; bir tiner poşeti bu kombine zirve yaptırabilirdi, sağ kola takılabilecek kayışı yırtık bir casio saat senin için zamanın önemi belirtmek açısından hoş olabilirdi.

Ramo bu kombiniyle sabah nalbur’a tiner alışverişine gidebilir. Pazarları pierre lotti’de brunch keyfi için gelen semt yabancılarından haraç alabilir. Boynuna bir fular atarak her kokteyle katılabilir. 8/10 Ramo’cum.

gaziosmanpaşa street fashion

ugg botlar

forward e-mail gibi haber yazan pek meşhur haber sitelerinin birinde tanıtmışlar kendilerini, bütün ünlülerde varmış, bu yılın favori botuymuş vs. vs. buraya kadar klasik ama son cümle cidden rahatsız etti;

Modayı takip edenlerin,  tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pek moda olan bu botlardan, diledikleri rengini seçip satın almaları şart!

moda nedir, gereklimidir, gereksizmidir tartışmalarının yanında özellikle özel üniversitelerde kız öğrencilerimizin resmi ayakkabısı haline gelmiş bu ürünün fiyatının 600 liradan fazla olması, bir çok insanın babama dedim bana da alacak söylemleri içine girmesi, her 4 kişiden 5inde bu ayakkabıyı görmem sinir bozucu.

bir de bildiğimiz, her hırdavatçıda bulunan bahçıvan çizmeleri de moda. aynı şekli renkli, çiçekli desenlerle 500 liraya sattıklarını duydum alanı da çok gördüm.

sırada ne var?