Etiket: michael jackson

bitmeyen yürüyüş

Irkçılık en büyük zararını zencilere, özellikle zenci kölelere vermiştir. John Hawkins adında bir İngiliz’in sahip olduğu ilk köle gemisi. 1562’de Amerika sularına girmiştir. Ancak, köle ticaretinin, şeker kamışı plantasyonlarının yaygınlaştığı 1630’lardan sonra yoğunlaştığını görüyoruz. Köle ticaretinin yoğunlaşması, yoğun bir kokuyu da birliğinde getirmiştir. Gerçekten, o tarihlerde bir köle gemisinin okyanusu geçmekte olduğu, rüzgârın getirdiği kokuyla, daha gemi ufukta görünmeden, yüzlerce millik uzaklıktan anlaşılabiliyordu. Çünkü gemiye, olabildiğince çok “mal” yüklemek için, ellerinden ve ayaklarından birbirlerine zincirlenerek balık istifi gibi dizilen zenciler, bir ay kadar süren bu yolculuk boyunca, ağızlarına akıtılan çorba ile orada besleniyor ve yediklerini içtiklerini üstten ve alttan, orada çıkarıyorlardı. Kimbilir, zencilerin kötü koktukları önyargısı belki bu “gerçeğe” dayanarak doğmuştu. Zencilerden böylesine tiksinen Beyazların, durmadan gemiler dolusu zenciyi Amerika’ya getirmeleri anlaşılır şey değil doğrusu. 1562’den köleliğin kaldırıldığı tarih olan 1863’e dek, zenci kölelerin çektiklerini. Tanrı dışında hemen herkes bildiği için geçiyorum. Zenci köleliği, 1863’te, artık zencilerin de insan, üstelik öteki insanlara eşit değerde insan oldukları düşünülmeye başlandığı için kaldırılmadı. Böyle bir nedenle kaldırılmadığını, köleliğin kaldırılması yolunda, siyasal düzeyde verilen savaşı yürüten Lincoln’un, 1858 tarihinde yazdığı bir mektubundaki şu satırlardan biliyoruz: ‘Beyazlarla zenciler arasında fizik farkların, toplumsal, siyasal eşitlik içinde birlikte yaşamalarına olanak vermeyeceğine inanıyorum.” Gerçekten, köleliğin kaldırılmasının asıl nedeni, sanayileşen Kuzey’in “özgür emek” gereksinimiydi.

Alaeddin Şenel – Irk ve Irkçılık Düşüncesi

Atalarının maruz kaldığı tüm bu muamelelere rağmen, farklı olanın ötekileştirildiği bir toplumda “farklı” olduğu için başarı elde etmiş, “normallerin” takdirini kazanmış ve insanlar arası ilişkilerin biyolojik temellerle yapılandırılabileceği yanıltmacasına dayanan antisosyal davranış kalıbını yıkıp geçmiş bir insan; 29 Ağustos 1958 tarihinde Indiana’da dokuz çocuklu bir ailenin yedinci çocuğu olarak dünyaya gelen Michael Joseph Jackson.

(daha&helliip;)

Midyat ilçesi Mercimekli (Habsunnes) köyünde merkezi bulunan Mıhellemi Dinler, Diller ve Medeniyetler Arası Diyalog Derneği’nde Michael Jackson için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Ölüm haberinin kısa sürede tüm dünyada yayılması üzerine herkes üzüntüsünü farklı şekillerde dile getirirken en anlamlı anma etkinliği Midyat’ta faaliyet gösteren Mıhellemi Dinler Arası Diyalog Derneği yaptı.

Derneğin merkezinde kılınan cenaze namazına çocuklarda iştirak edip, cemaatle birlikte saf tuttular. Cenaze namazının ardından tüm insanlık için dua edildi. Ardından çocuklara ve köylülere taziye helvası ve ekmeği dağıtıldı.

Kılınan cenaze namazının ardından açıklama yapan dernek başkanı Mehmet Ali Aslan, “Michael Jackson sadece Amerika’nın değil tüm dünyanın, sadece Hıristiyan ya da İslam dünyasının değil tüm dinlerin müntesiplerine mal olmuş yaşayan bir efsaneydi. Bizler de dinimize, kültürümüze, örf ve ananemize ve atalarımıza yaraşır bir şekilde insani vazifemizi yerine getirmenin mutluluğunu yaşarken kendisine Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları ve hayranlarına da sabır diliyorum” dedi.

Aslan, “Dernek olarak bütün evrensel değerleri içselleştirmenin bilincinde hareket ederek, Michael Jackson gibi evrenselliğe mal olmuş ve şarkılarıyla büyüdüğümüz, eğlendiğimiz bu sanat güneşini anmamak bizim gibi çok kültürlü, çok dilli ve çok zengin bir medeniyete sahip Mercimekli (Habsunnes) köyü ve derneğimizin evrensel misyonu için büyük bir eksiklik olurdu. Cemaatle birlikte saf tutan çocuklar minik elleri ve büyük yürekleriyle, tatlı dilleriyle yaradana el açıp, büyük sanatçı için iyi dilek temennilerinde bulundular” diye konuştu.