teyit.org

teyit.org yaygın bilinen yanlışlardan, sosyal medyanın gündemine oturan şüpheli bilgilere, medyanın gündeme getirdiği iddialardan, şehir efsanelerine birçok alanda doğrulama yaparak internet kullanıcılarının doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak için çalışıyor. teyit.org böylece birincil haber kaynağı olarak interneti kullanan yurttaşların ve sivil toplum örgütlerinin çevrimiçi platformlarda hangi bilginin doğru, hangisinin yanlış olduğunu öğrenmesini sağlıyor. teyit.org eleştirel düşünme alışkanlığını kazandırmayı

medya, kitle ve iktidar

Medyanın özellikle günümüz iktidarının tekelinde olduğu düşünülürse, medya çalışmalarını iktidar olgusunu ele almadan değerlendirmek yanlış olur. Medyanın iktidarın en güçlü ideolojik aygıtlarından biri olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu durumda akla Foucault’un biyoiktidar kavramı gelir. Bilindiği üzre 18.yüzyıldan itibaren cezalandırma sistemleri değişmiş, bireylerin davranışlarının kökenini değiştirecek şekilde yeni sistemler getirilmiştir. Bu sistemdeki cezalandırıcılar, yani aslında bireyin

uçurtmam tellere takıldı

ahmet kaya’nın ölümünün 10. yılında gösterilen ümit kıvanç tarafından hazırlanmış belgeseldir. diğer bir deyiş ile – biz bu adama ne yaptık? – hikayesi. ya da bu adamı nasıl öldürdüklerinin. biz ülke olarak bu güzel adama insanlık dışı şeyler yaptık. o “ben klasik bir hikaye olmak istemiyorum.öldükten sonra anlaşılmak istemiyorum, şimdi anlaşılmak istiyorum” demişti. öldükten sonra bile

türkiye’den şiddet hikayeleri

Türkiye’den Şiddet Hikayeleri çalışmasının amaçları aşağıdaki gibi özetlenebilir: Türkiye’deki “şiddet fenomenini” medya kanalları vasıtasıyla afişe etmek ve kayıt altına almak, arşivlemek. Yazılı, görsel ve elektronik haber alma kanallarına kaynak teşkil etmek. Kamuoyunca kanıksanan şiddet eylemlerinin, mağdurların hikayelerinin anlatılması vasıtasıyla “sıradanlaşmasına” veya “istatistik haline dönüşmesine” engel olmak. Şiddet eylemlerinin oluşmasına sebep olan süreçleri inceleyerek geleceğe ilişkin projeksiyonlar

medyaya nasıl direnilir?

Enformasyon, pazarlama, haber, reklamcılık, iletişim, kampanya, kamuoyu… Her şeyden önce bu sözcükleri bizzat medyanın günlük hayatımıza, ekonomik-siyasî ve toplumsal retoriğimize dahil etmiş olduğunu hatırlatmakta yarar var. Genel yönelim, bu sözcüklerin herbirine yüklenen “olumlu” anlamın mutlaklığına duyulan hayranlıktır. Etik ve düşünce açısından son derece yoksul olan medyamızın kendi gücüne duyduğu bu hayranlığın, “iletişim sarhoşluğu” adını verebileceğimiz

kuşlar gibi özgürüz.

IPS İletişim Vakfı/Bianet’in hazırladığı “İfade Özgürlüğünün 10 Yılı” adlı kitap, 2001-2011 arası Türkiye’deki ifade özgürlüğünün karnesini çıkarttı.

  • İnternet yasakları kapsamında 2007’de 43, 2008’de bin 46, 2009’da 6 bin 131, 2010’da 7 bin 762, 2011’de 14 bin 737, 2012’de ise 19 bin 507 site engellendi.
  • Son 10 yılda en az 489 medya çalışanı ve en az 64 medya kuruluşu saldırıya uğradı. Saldırıların tamamına yakını fizikseldi. Medya çalışanları ve kuruluşlarına yönelik kayda geçen en az 553 saldırı yapıldı.
  • 2006’da Devrimci Demokrasi gazetesi muhabiri İlyas Aktaş, 2007’de Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 2009’da Marmara TV yetkilisi Cihan Hayırsevener olmak üzere 3 gazeteci öldürüldü.
  • Sadece 2002’de 2 bin 921 gün yayın durdurma cezası veren RTÜK, 2003, 2004, 2005 yıllarında 29 radyo ve televizyonu toplam 870 gün susturdu. 2005’te 20 ulusal televizyon savunma verdi, 33’ü uyarı aldı, 9’unun programları durduruldu. 2007’de Kanaltürk televizyonuna seçime yönelik yayınlarından dolayı 6 kez program durdurma cezası verildi. RTÜK Mayıs 2002’den 2008 sonuna kadar toplam 2 bin 22 uyarı, 262 program durdurma, 1 yayın lisans iptal cezası verdi. Ocak-Aralık 2011 boyunca 20’si radyo, 480’i TV kanalları olmak üzere 89 para cezası, 383 uyarı, 27 program durdurma ve bir tebliğ cezası verdi.
  • En az 167 gazeteci gözaltına alındı. Gözaltına alınma nedenleri arasında “yasadışı örgüt” üyeleri ile röportaj, “yasadışı örgüt” liderinin görüşlerini yayınlayarak “terör propagandası” yapmak, “yasadışı örgüt bağlantısı” ön plana çıktı.
  • Başbakan medyaya karşı 2004’te 4 dava açtı. 2007’de Cumhuriyet ve Sabah gazeteleriyle Leman dergisi, Kanaltürk TV’ye açtığı 6 davanın 3’ünü kaybetti. 2008’de medya çalışanlarına açılan toplam 49 “hakaret ve kişilik haklarına saldırı” davalarının içinde Başbakan’ın payı 7 idi.
  • 2005’ten bu yana Ekşi Sözlük aleyhine ortalama 40 farklı dosyadan soruşturma başlatıldı, yüzde 5’i hakkında dava açıldı.