devlet terörü

Devlet aslında bir suç örgütüdür. Düşmansız yapamaz, varlığını “düşmanın” varlığına borçludur. Bu yüzden de düşman üretmek, yeniden üretmek zorundadır. Bu amaçla da sürekli olarak teröre baş vurur. Kelimelerin, kavramların ne anlama gelmesi ‘gerektiğine’ devletin adamları karar verir ama bu dünyada, bu sınıflı toplumlarda herkes için aynı anlama gelen bir kelime, bir kavram mümkün değildir. Devlet

Opus Dei

Opus Dei (Tanrının İşi) Güz yakalı bir hanımın tesellisi daha içtendir, sematik kitapların cennetlerinden. Gark olmuş beşer kümesi cennet-cehennem davasına, tüm teologlar bilir ki gece vardiyasında çalışır “Deorum” dediğimiz, geceye mahsustur dualar bu yüzden “Nocturne”dür. Bu fiktif düşünceler oldum olası kahvemi zehir eder bana, riayet edemem şu kalkınmamış perva dolu düşüncelere, çünkü cehennem için vazgeçilmiştir

bitmeyen yürüyüş

Irkçılık en büyük zararını zencilere, özellikle zenci kölelere vermiştir. John Hawkins adında bir İngiliz’in sahip olduğu ilk köle gemisi. 1562’de Amerika sularına girmiştir. Ancak, köle ticaretinin, şeker kamışı plantasyonlarının yaygınlaştığı 1630’lardan sonra yoğunlaştığını görüyoruz. Köle ticaretinin yoğunlaşması, yoğun bir kokuyu da birliğinde getirmiştir. Gerçekten, o tarihlerde bir köle gemisinin okyanusu geçmekte olduğu, rüzgârın getirdiği kokuyla,

sci-hub

aaron swartz yaşasaydı muhtemelen destek olacağı ve pek seveceği kazak asıllı alexandra elbakyan’ın bütün dünyaya sunduğu bir güzellik sci-hub. kendisi 47 milyondan fazla akademik araştırmayı ücretsiz erişime sunuyor. bunu neden yapıyor; herkes için bilgi – bilimsel bilgi herkesin erişimine açık olmalıdır no copyright – bilgi belirli zümrülerin hakimiyetine bırakılamaz açık erişim – bilgi dağıtımında herhangi bir

müzik üstüne

1. Müzik öyle herhangi bir ders çerçevesinde kuşatabileceğimiz bir alan değil. Neredeyse insanların (ve belki de başka hayvanların) yaşamlarıyla en az dil kadar, hatta daha fazla bir ölçüde “koşut” olan bir yaşantı. Biz burada naçizane müziği nasıl elde edilebilir kılacağımızı düşüneceğiz. Başka bir deyişle minibüse bindiğimizde radyo ya da kasetçalar açıkken, bir bara gittiğimizde tepinirken