uyuyan düzenin yırtıcı kuşları

şimdi bir rüzgar. bir akıl. masmavi. sancılı bir değirmen. güzegahı dost bir salyangoz. güneşe doğru yürümekte. elleri karanlığa yığılı. insanlar beyhude yüzlerde. kenar alev almış. bir hıdırellez gecesi belkide. kana susamış bir kaç köpekbalığı. aklımız bombalarda. yağızlar, sümerler, etiler, babiller. ve kımıldamaz bedenler bu rüzgarda. susuyoruz. susuyoruz ama bir bildiğimiz var oluşundan değil. büyük bir

birds on the wire

Brezilyalı Jarbas Agnelli gazetede kuşların elektrik telinde dizilmiş bir fotoğrafını görüyor ve bu kuşların bir nota defterindeki notalar gibi dizildiğini düşünüyor. Agnelli şöyle demiş, “Gazetedeki fotoğrafı kestim ve bir şarkı yapmaya karar verdim. Kuşlar tam olarak nerede durduysa oraya notaları yerleştirdim. Evrendeki en orijinal fikir olmadığını ben de biliyordum fakat sadece bu işin sonunda kuşların

hayatın anlamı

Hayatla ilgili ilk algılamam, onun devinim içinde olduğu, yükseldiği ve annemin kalbinde çarptığı olmuştu. Daha sonra babamın aklının ışığına bıraktım kendimi. Gözlerimi kapadığımda dünyanın döndüğünü hissedebiliyordum. Elimi uzattığımda kaygının nefesini duyumsayabiliyordum. Kanımın içindeki sınır onların sevgisi, parıldayışları ve uyumsuz dualarıydı.

Zaman hepimizin aç kurtlarını hızla yaratıyormuş gibi onların anlayışından kaçtım. Deniz bir camdı. Gökyüzü ölçülemez bir yol.

Onların bilgilerinin gösterdiğine göre ben, zincirlenmiş olarak özgürce seyahat ediyordum. Ve soru sorabilme yetkisine minnettar kalarak, benden önceki herkes gibi sorguladım: Benim işim ne? Neden varız? Bütün cevaplar farkındalığın acısını, boşluğu ve eğlenceyi üretiyordu.

Durgunlukta avlanmak, acı çekmek şafakta
Tanrının huzurunda eğilmek, zarafeti yönetmek
Boşluğu ortaya çıkartmak, ruhları kaçırtmak
Bir çocuğu kaldırmak

Asılı duran,
Cennetin sesinin
Bir kuş gibi cıvıldadığı
Gökyüzüne.

Patti Smith / 1992

özgür olmak için yakalanman gerek!

apartmanda aydınlığının üstünü kapattılar. 100 tane güvercin yuva yapıyor diye. 3 tanesi içerde kaldı. Çatıya çıkıp telleri kanırttım. Sonra işe çıkıp unuttum. Sabah 5 tane girmiş. Yönetici öyle olmaz dedi. Kapattık deliği. Tuzak kurdu oraya. Tek tek yakalayıp dışarı salacak. Bakıyorum “hadi yakalanın” diye bekliyorum. Yakalanınca özgür olcaklar. Tabii bu arada yemekleri var, suları var,

okumaya devam