Etiket: kedi

Kendi kendine kediler

Kedileri sevip sevmediğimi bilmiyorum. Sadece sokağın köşesini döndüğünde kedilerin insana dönüştüklerini düşünürüm…

İlk defa kendini ısıtmak isteyen bir sokak kedisinin ayakkabılarımın önünde belirişine tanık olmuştum. Kılları dökülmüştü bizim gibi. Donuk derisi ve benleri okunabiliyordu. Yaz gecelerinin serinliğinde büyümemişti sanırım. Isıtmak için kucağıma aldım ama montumun içine kadar sokulmasına izin vermemiştim. O da tırnaklarını soğuk keten montumun üzerine takıp durdu. Durması için konuşamazdım değil mi? Kucağımda titremeye başladı. Eldivenimi çıkarıp sol elimle sırtının sadece üçte birini örttüm. Bir saat kadar ikimizde hareketsiz kaldık. Isınıp kemikleri kucağımda hareket etmeye başladığında sol elimin altından öylece kayıp parkın kaldırımlarına atladı. Yavaş yavaş sokak lambasının arkasından gidince gördüm. Yırtık kazaklı, yamalı pantolonuyla yorulmuş bir gezgindi.

Evimde oturmuşken göbeğime çöküp başını kucağıma sinmiş kedileri rahatsız etmesem de kendine has bıyıkları olanların aldığı kokudan titreyerek kedimi yerinden sıçratıyor. Biraz zamanla tanıyorum kedileri ve dönüştükleri şeyleri. Sakince arka ayaklarını yere değmeden bir kez daha ön ayakları üzerinde zıplayarak odayı terk ediyor. Görülmesi gereken bir denge göstergesi. Kucağımdan zıplarken kavradığı karnımda açık yaralar bıraktı. Alışabileceğim hareketlerden bir tanesi. Huysuzca halıya zıpladıktan sonra yakalayamazdım artık. Kollarımın ulaşıp tarayabileceği mesafeyi çoktan geçti. Odada oluşan sessizliğin ve hareketsizliğin tadını çıkarıp kalkacaktım bende. Kalkıp aramaya gidecektim kediyi. Sakince diğer odaya girip özel yaşamını görecektim. Halının üstüne uzanmış, yalnız kalmak isteyen, vücudunda kalan gecenin yorgunluğunu dışarı salan öğrenciydi.

Kedilerin, sokak kedilerinin çırılçıplak dolaştığı kaldırımlarda insana dönüştüklerini hayal ederim. Evsiz kediler şehrin ışıkları altına ve karton kutuların içinde evsiz insanlara yanaşır yeraltı treni çıkışını kontrol eder. Yukarı kim çıkıyor aşağıya kim iniyor, dikkatlice insanları izler. Durağa gelen otobüslere kulak verir ve yanından gelip geçen insanlara rağmen kartonunu tırmalamaya devam eder. Gece olunca devriye gezen bekçinin arkasından işer. İş çıkışı sokakta yürürken merak ederim, sokakta insanlarla beraber yürüyen bir sokak kedisi, kendine has mırıldanışı ile, sürtüne sürtüne geçip sokak sanatçısı gibi izini bıraktığı ne kadar çok duvar vardır!

Her gün insanın gibi davranan bu kedileri tanımayı ve dönüştükleri şeyleri hep merak ederim.

Yaşlı Sıçanın Pratik Kediler Kitabı’ndan Kedilerin Adlandırılması

Zor iştir kedilerin adlandırılması,
Zannetmeyin ki tatil günü oyunlarınızdan biridir
sadece;
Çatlağı teki olduğumu düşünebilirsiniz,
Her kedinin en az ÜÇ AYRI ADI olması gerektiğini söylersem.
Hepsinden önce ailenin kullandığı şu gündelik ad vardır,
Peter, Augustus, Alonso ya da James gibi,
Victor ya da Jonathan gibi, George ya da Bill Bailey gibi –
Her biri anlamlı gündelik adlardır nitekim.
Hoşunuza gider mi bilmem ama,
Daha süslü adlar vardır bir de:
Plato, Admetus, Electra, Demeter gibi—
Ama her biri anlamlı gündelik adlardır nitekim.
Fakat ben derim ki, her kedinin farklı bir adı olması gerek,
Özel bir adının, daha gururlu bir adının olması gerek,
Başka türlü nasıl dik tutabilir kuyruğunu,
Nasıl gerebilir bıyığını, nasıl yaşatabilir gururunu?
Bu tür adlardan bir grup veriyorum işte size:
Munkustrap, Quaxo veya Coricopat gibi,
Ya da mesela Bombalurina veya Jellylorum—
Bu adları taşıyabilir ancak bir kedi.
Ama tüm bunların üstünde ve dışında bir ad daha var,
Bir ad ki tahmin edemezsiniz asla –
Ama KEDİNİN KENDİSİ bilir ve itiraf etmez hiçbir zaman.
Baktınız ki dalmış bir kedi derin düşüncelere,
Diyeceğim o ki, nedeni aynıdır hep:
Kafasını takmıştır adını düşünmeye, düşünmeye,
düşünmeye:
Dile gelmez, gelse bile getirilemez
Derin ve akıl sır ermez
Biricik Ad’ını.

Thomas S. Eliot;
çeviri: ulus baker

kedi gibi ol!

* Bağımsız ol. Kediler kimseye hesap vermez. Kimse kedileri bir yere sürükleyemez. Sen de özgürlüğünü önemse ve sadece istediğin için izin ver.

* Solo hareket et. Kediler arkadaş severler ama kalabalıklara ihtiyaç duymazlar. Yalnız zaman geçir. Başkalarını takip etmeye, popüler olanın peşinden gitmeye gerek yok.

* Ellerine iyi bak. Kediler dünyayı patileriyle tanırlar. Kabul ve reddedişleri patileriyle olur. Ellerin senin fırçan, aletin, antenin. Ellerin güçlü olmalı.

* Kendine iyi bak. Kediler, olabilecekleri en mükemmel hale ulaşmak için, gün boyu saatler harcarlar. Kendilerini temizleyerek güzelleşirler. Sen de kendine özen göster.

* Uykunu önemse. Kediler uykuyu sever çünkü uykuda yenilenirler. Sen de uyuma saatlerini düzenle; metabolizmanın, hormonlarının ve düşüncelerinin güçlü olması için uykunu al.

* Sabah rutinini unutma. Uyan, gerin, esne, güneşlen ve kahvaltını yap. Tıpkı kedilerin yaptığı gibi. Tüm bu rutinlerden sonra güne hazırsın demektir.

* Duygularını dışa vur. Kediler duygularını vücut diliyle ve miyavlama çeşidiyle dışa vururlar. Yemek için miyavlar, oyun için dışarı çıkarlar. Sevildiklerinde mırlar, kızdıklarında tırmalarlar. Sen de hissettiğin duyguları çevrendekilerle paylaş. Kendini gizleme.

* Azimli ol. Bir kedi istediği her şeyi elde eder. Pat pat vurarak, ciyak ciyak miyavlayarak, sevimlilik yaparak ya da üstüne oturarak. Sen de istediğin her şeyi elde edebilirsin.

* Yargılama. Kediler yargılamaz, sadece memnun olmadıkları insanları ya da ortamları terk ederler. Yoksa büyük kediler olmadığımızı anladıklarında bizden çoktan kaçmaları gerekirdi.

* Keyif yap. Güneşin tadını en çok kediler çıkarır. Yemekleri ilk onlar tadarlar. Yumuşak bir yatak ya da ışıklar kadar sevdikleri şeyler yoktur. Oyun oynarlar, dinlenirler ve uyurlar. Sen de hayatın sürprizlerine açık ol, heyecanını kaybetme ve yeni tatları dene.

* Esnek, kıvrak ve zarif ol. Kediler doğuştan yogidir. Yükseklere zıplayabilir, dar yerlerden geçebilir, bir kutuya sığabilirler. Bu yüzden kendinle barışık ve enerjik ol. Yığılıp kalma, canlan biraz

* Hayır demeyi bil. Hayır demek zordur ama kediler bunu başarır. Reddetmek senin en doğal hakkın. Sınırlarını tanı ve onlara saygı duy. Sınırlarına saygı duymayanları da o sınırların gerisinde tut.

* Her şeyi bir deneyim olarak gör. Kediler yaptıkları şeylerden pişman olmazlar ama ders çıkarırlar. Çıkardığın derslerle olgunlaşacaksın.

* Sakin ve huzurlu ol. Kediler bir sonraki anı planlamakla uğraşmaz, an’ın tadını çıkarır. Elinde “şimdi”den başka bir zaman dilimi yok. Sen de hayatı bir kedi bilge gibi yaşa. Yani çabalamayarak, stressiz, hırs ve güç odaklı olmadan.

* İlham ver. Hareketlerinle, sözlerinle, varoluşunla insanları etkile. Belki farkında değilsindir ama birileri bir yerlerde seni örnek alıyordur. Güzelliğe bir katkın olsun. Tıpkı kediler gibi.

Semra Uygun
Karga Mecmua #116

*karga mecmua okuyun