Menü Kapat

Etiket: karga (sayfa 1 / 3)

kompile karga – 7

fazlasıyla geç kalmış yazılar listemizde nicedir ön planda duruyordu bu toplama albüm. zira kendisi haziranda yayınlandı biz yeni sesini çıkarıyoruz. fakat bu durumda bir sıkıntı olduğunu da düşünmüyoruz zira güncelliğini uzun süre koruyacak güzellikle bir toplama olmuş. memlekette yaptıklarını sorgusuz sualsiz destekleyeceğimiz bir oluşum karga. o derece sevilir, o derece güvenilir, varlığı o derece mutluluk verir. kıymetini biliniz ve bu güzelliği paylaşmayı, tadını çıkarmayı ve katkıda bulunmayı ihmal etmeyiniz.

kompile karga 7


Karga’nın geleneksel toplama albüm serisi Kompile Karga, bu yıl da Canlıkarga konser serisinde gerçekleşen performanslardan bir seçki ile ücretsiz olarak indirmeye açıldı. 2016 yılında gerçekleşen 10 performanstan seçilen kayıtlar, canlı performansın öneminin altını bir kez daha çizerken, Kompile Karga serisi memleketin fark edilmeyen aktif müzik sahnesine dair önemli bir belge niteliği olmaya devam ediyor.

Kes, Housing Crash, Mosquito, 90BPM, Come Again, Medical Phalanx of Space, Asphodel, Tolerance Break, Uluru ve Aga B’nin birer performans kaydı yer alan albüm, türler arasında gezmesine rağmen bir hissiyat bütünlüğü sağlayabiliyor. Bu hissiyatı “Vay Canına!” olarak ifade edebiliriz. Performansları dinlerken şaşkınlık ve hayranlık arasında gidip geleceğinizi ümit ediyoruz.

Yürütücü Yapımcı: Tayfun Polat
Yapımcı: Rammy Roo
Kayıt / Mastering / Mix: Rammy Roo
Track 09 Mix: Mehmet Demirdelen
Kayıt Asistanı: Ceylan Akçar
Görsel Tasarım: Bora Aydıntuğ
Koordinasyon: Murat Mrt Seçkin, Tayfun Polat, Rammy Roo

Teşekkürler:

Açık Radyo, Bora Aydıntuğ, Berk Öğüt, Beton Orman, Dunia, Eray Düzgünsoy, Fatma Okumuş, Fahri Karaoğlu, Hüseyin Eski, İlksen Mavituna, Murat “Küpe” Yeldan, Mustafa Deniz Erk, Özer Bal, Stüdyo Kare, Üzeyir Yasa, Vedat Rona, Wounded Wolf Private Press

ve tabii ki kompile karga serilerine eserlerini veren ve canlıkarga sahnesinden seslerini yayan müzisyenler, konserlere gelip neşesini ve ruhunu veren, desteğini esirgemeyen tüm takipçiler, her türlü ortamda etkinliklerin tanıtımına yardımcı olan takipçilerimiz, organizasyonlarda yardımcı olmaktan karşılıksız keyif alan tüm karga personeli.

kargART canlıkarga konser serisinin 2016 yılında yapılan performanslarından seçilmiştir.

karga kolonisi imece üretimidir. para ile satılmaz. 2017 ©

kedi gibi ol!

* Bağımsız ol. Kediler kimseye hesap vermez. Kimse kedileri bir yere sürükleyemez. Sen de özgürlüğünü önemse ve sadece istediğin için izin ver.

* Solo hareket et. Kediler arkadaş severler ama kalabalıklara ihtiyaç duymazlar. Yalnız zaman geçir. Başkalarını takip etmeye, popüler olanın peşinden gitmeye gerek yok.

* Ellerine iyi bak. Kediler dünyayı patileriyle tanırlar. Kabul ve reddedişleri patileriyle olur. Ellerin senin fırçan, aletin, antenin. Ellerin güçlü olmalı.

* Kendine iyi bak. Kediler, olabilecekleri en mükemmel hale ulaşmak için, gün boyu saatler harcarlar. Kendilerini temizleyerek güzelleşirler. Sen de kendine özen göster.

* Uykunu önemse. Kediler uykuyu sever çünkü uykuda yenilenirler. Sen de uyuma saatlerini düzenle; metabolizmanın, hormonlarının ve düşüncelerinin güçlü olması için uykunu al.

* Sabah rutinini unutma. Uyan, gerin, esne, güneşlen ve kahvaltını yap. Tıpkı kedilerin yaptığı gibi. Tüm bu rutinlerden sonra güne hazırsın demektir.

* Duygularını dışa vur. Kediler duygularını vücut diliyle ve miyavlama çeşidiyle dışa vururlar. Yemek için miyavlar, oyun için dışarı çıkarlar. Sevildiklerinde mırlar, kızdıklarında tırmalarlar. Sen de hissettiğin duyguları çevrendekilerle paylaş. Kendini gizleme.

* Azimli ol. Bir kedi istediği her şeyi elde eder. Pat pat vurarak, ciyak ciyak miyavlayarak, sevimlilik yaparak ya da üstüne oturarak. Sen de istediğin her şeyi elde edebilirsin.

* Yargılama. Kediler yargılamaz, sadece memnun olmadıkları insanları ya da ortamları terk ederler. Yoksa büyük kediler olmadığımızı anladıklarında bizden çoktan kaçmaları gerekirdi.

* Keyif yap. Güneşin tadını en çok kediler çıkarır. Yemekleri ilk onlar tadarlar. Yumuşak bir yatak ya da ışıklar kadar sevdikleri şeyler yoktur. Oyun oynarlar, dinlenirler ve uyurlar. Sen de hayatın sürprizlerine açık ol, heyecanını kaybetme ve yeni tatları dene.

* Esnek, kıvrak ve zarif ol. Kediler doğuştan yogidir. Yükseklere zıplayabilir, dar yerlerden geçebilir, bir kutuya sığabilirler. Bu yüzden kendinle barışık ve enerjik ol. Yığılıp kalma, canlan biraz

* Hayır demeyi bil. Hayır demek zordur ama kediler bunu başarır. Reddetmek senin en doğal hakkın. Sınırlarını tanı ve onlara saygı duy. Sınırlarına saygı duymayanları da o sınırların gerisinde tut.

* Her şeyi bir deneyim olarak gör. Kediler yaptıkları şeylerden pişman olmazlar ama ders çıkarırlar. Çıkardığın derslerle olgunlaşacaksın.

* Sakin ve huzurlu ol. Kediler bir sonraki anı planlamakla uğraşmaz, an’ın tadını çıkarır. Elinde “şimdi”den başka bir zaman dilimi yok. Sen de hayatı bir kedi bilge gibi yaşa. Yani çabalamayarak, stressiz, hırs ve güç odaklı olmadan.

* İlham ver. Hareketlerinle, sözlerinle, varoluşunla insanları etkile. Belki farkında değilsindir ama birileri bir yerlerde seni örnek alıyordur. Güzelliğe bir katkın olsun. Tıpkı kediler gibi.

Semra Uygun
Karga Mecmua #116

*karga mecmua okuyun

yeni mağara adamı manifestosu

Huzuru nerede bulabilirsiniz?
Mutlak sessizliği nerede bulabilirsiniz?
Zifiri karanlığı?
Burada.
Telefon çekmiyor.
Wi-fi yok.
Televizyon yok.
Radyo yok.
Bu gerçek “underground” sound’u. (çünkü yani burası gerçekten yeraltı)
Dış etkenler falan yok.
Boş bir tuval.
Tabii aslında tamamen boş değil. Şu duvarlara bakın. Ne görüyorsunuz oraya baktığınızda? Yüzler görebiliyor musunuz? Desenler? Gerçekten orada değiller biliyorsunuz. Geceleyin gökyüzünde
akrepler, ayılar veya avcılar olmadığı gibi. Hayır, onlar unutulmuş bir mağara adamı tarafından noktalar birleştirilerek icat edilmiş resimler. Evren rasgeledir: sadece insan ona bir kalıp biçmeye
çalışır. Bir anlamı olması için.
Ama bu motifler var oldukları halleriyle de iyi değiller mi? Bir anlam çıkarmadan? Bu kadar güzel bir şeyi yapabilmek istemez miydiniz? Tabii ki isterdiniz. Ama bunu kimse yapmadı. Bu sadece oldu.
Dikitler
Sarkıtlar
Biliyorsunuz bunların oluşması 20.000 sene sürüyor.
Ben de kendimi yavaş çalışan biri sanırdım.
Geçtiğimiz yüzyılın en etkili ve kayda değer grubunun çıktığı mekanın adının The Cavern (mağara) olması tesadüf mü? Sanmıyorum.
Ve neden en iyi gece kulüpleri soluk, karanlık, alçak tavanlı bodum katlarıdır?
Cevabı kolay:
Çünkü bize burada olduğumuz zamanı hatırlatırlar… Mağarada. Yani lütfen; sizce neden rock (kaya) müzik diyoruz ki?
Her şeyin başladığı yer burası.
Ailenizin bir üyesi burada yaşamıştı.
“hayallerinizdeki ev”in aslı
Şimdi eve dönme vakti
Kaynağa dönem vakti
Sizi gerçekte kim olduğunuzdan ve ne yapmak istediğinizden alıkoyan devamlı, bitmek bilmez, anlamsız zırvalamalardan kaçmanın zamanı…
Burada oturup düşünecek yer var.
Yaşanacak yer de
İçeri buyurun. (kafaya dikkat)
Oturun.
Bir kayaya bakın.
Haydi baştan başlayalım.

Jarvis Cocker
Çeviri: Viktor Platan
karga mecmua – sayı 92

Etilen & Robonima Sunar: Buster Keaton “The General”

Geleneksel aylık kargart gösterimlerimize bu pazar güzel insanların katkılarıyla devam ediyoruz. Hamlelerini her daim takdir ettiğimiz Robonima tayfasından Zoo Psychology (Headspin & Cinuty), Cihan Gülbudak (Meczup) ve Sezer Altuntaş, biz Buster Keaton’un sessiz filmi “The General”‘i izlerken sesleri yayacak. Kuzey Güney savaşında bir tren makinistinin maceralarına odaklanan filmi izledikten sonra 1926’da nasıl böyle bir film çekilir diye tartışıp, filmin askerliğe övgü mü yoksa antimilitarist bir ters kroşe mi olduğuna hep birlikte karar vereceğiz. Bu arada Robonima’nın canlı müdahalelerine de kayıtsız kalamayacağız. Her daim olduğu gibi etkinlik ücretsizdir, gelenler çok memnun kalır ve kaçıranlar üzülür.

ETİLEN & ROBONİMA SUNAR: Buster Keaton “The General” // gösterim + performans
9 Nisan 2017 Pazar / 18:00
Salonda 50 kişilik oturma grubu vardır.
Etkinlik ücretsizdir.
18 yaş sınırı vardır.

Etilen Sunar: Come Worry With Us! // kargART gösterim

A Silver Mt. Zion ya da artık daha çok anıldığı hali ile Thee Silver mt. Zion Memorial Orchestra ekibi müzik endüstrisi, toplumsal olaylar ve bireysel kimliklere bakış açısı nedeni ile hep değerlilerimiz arasında oldu. Ekibin iki üyesi Efrim ve Jessica ise hayatlarına giren çocukları ile düzenleri, maddi sıkıntıları ve cinsiyet rolleri ile ilgili ciddi bir karmaşaya doğru yol alırlar. Bu süreci de onlarla beraber endişelenelim diye bizimle paylaşıyorlar. Bir çift olarak hayata bakarken ebeveyn olduktan sonra eşitlik konusunda dengelerini koruyabilecekler mi, turneleyen müzisyenler olarak yeni süreçte birbirlerine ve kendilerine karşı tutumları değişecek mi? İlk gösterimini !F İstanbul’da yapan Helene Klodawsky’nin bu samimiyet dolu belgeselini kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

Come Worry with Us! // 2013 // Helene Klodawsky // Kanada // 1’21”

Ücretsizdir.
14 Mart Salı – 20:30 – Kargart

Etilen Sunar: Come Worry With Us! // kargART gösterim

Etilen Sunar: Remake, Remix, Rip-Off // kargART gösterim

Kısa bir aradan sonra  kargART gösterimlerine devam ediyoruz. Bu ay Cem Kaya’nın 2014 yapımı belgeseli “Remake, Remix, Rip-Off: About Copy Culture & Turkish Pop Cinema” yönetmeninin izni ile perdeye yansıyacak.

Remake… altmış ve yetmişli yıllarda ciddi yüksek tüketim potansiyeli olan Türk sinemasınında talebi karşılamak adına kopya senayolar ile yabancı yapımları uyarladılar. Yönetmen buradan yola çıkarak hem tuhaf bir üretim macerası hem de oldukça içten insan manzaraları çıkarmış. Belgeseli izledikten sonra Yeşilçam’a bakışınızın değişeceğinden eminiz. Ayrıca memleketteki siyasi değişimi de hatırlama şansınız olacak. Bütün bunların yanında oldukça keyif alacağınızda eminiz. Kaçırmayın.

Etilen Sunar: Remake, Remix, Rip-Off // kargART gösterim

21.02.2017 Salı
20:00
Türkçe
İngilizce Altyazı

Etkinlik ücretsizdir
18 yaş sınırı vardır
Salon 50 kişi kapasitelidir.

etilen sosyete . 2003 - 2018 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.