Menü Kapat

Etiket: kaos yayınları

john zerzan . gelecekteki ilkel

Madonna, “Eğleniyor muyuz bari?”, süpermarket tabloidleri, Milli Vanilli, sanal gerçeklik, “yere yapışana kadar alış-veriş edin”, PeeWee’nin Büyük Macerası, New Age/bilgisayar “takviyeli”, mega bulvarlar, Konuşan Kafalar, komik-strip filmleri, “yeşil” tüketim. Tamamen yüzeysellikten ve kinimizden müteşekkil bir varoluş. Toyota reklamı: “Yeni değerler: tüm o ıvır zıvırları koruyup taşımak;”, Details dergisi: “Tarz Meseleleri”; “Neden, Neden Sorusunu Sorarsınız? Bud Dry’ı Deneyin”; bir taraftan televizyonla alay edip bir taraftan da bakıp usanmadan televizyon izlemek. Anlam denilen nosyonun gırtlağına dayanan ve bu nosyonu bertaraf eden bir tutarsızlık, parçalanmışlık, görececilik (yoksa rasyonelliğin sicilinin bunca bayağı olmasından mıdır?); aykırılıkların ne kadar kolayca moda haline geldiğini göz ardı ederek marjinale sarılmak. “Öznenin ölümü” ve “temsilin krizi”.

İnsanın kendisini ve etrafındaki her şeyi yok etmekte sergilediği inanılmaz ve dayanılmaz yaratıcılık, medyadan saat başı akan haberlerle çeşitlendikçe, soruyoruz birbirimize; yanlışı nerede, ne zaman, nasıl yaptık? İnsan denilen canlı türü, nasıl oldu da, kendi yaşamını, dünyayı, hatta yavaş yavaş uzayı ve diğer gezegenleri cehenneme çeviren bir varlığa dönüştü?

ABD’li anarşist ve sosyal eleştirmen John Zerzan, 25 yıldan beridir işte bu sorulara cevap bulmaya çalışmaktadır. Zerzan’ın yıllar süren çalışmalarının başlıca ürünü olan Gelecekteki İlkel, günümüzde gezegeni bir bütün olarak yok oluşun eşiğine getiren bu ölüm yolculuğumuzun öyküsünü anlatır. Antropoloji ve arkeoloji alanlarında son yirmi yıl içinde gerçekleşen köklü dönüşümlerden hareket eden Zerzan, bugün pençesinde kıvrandığımız yabancılaşmanın kökeninin, avcı-toplayıcı yaşam tarzının sona ermesinden sonra ortaya çıkan tarımla birlikte başlayan uygarlığa dayandırmaktadır. Zerzan’a göre, evcilleştirme, tarım ve uygarlık öncesi yaşam, aslında doğayla özdeşleşmenin duygusal bilgeliğin, cinsel eşitliğin ve sağlığın hüküm sürdüğü bir yaşamdı; rahipler, krallar ve patronlar tarafından köleleştirilmeden önce, neredeyse iki buçuk milyon yıl süren bütünlüklü ve özgür bir yaşam. Ne var ki, Üst Paleolitik çağda, yani günümüzden yalnızca on bin yıl önce, adeta ani bir patlamayla başlayan uygarlık, bu özgür yaşamı yok ederek, önce doğanın, ardından da bizzat insanın tahakküm altına alınmasına yol açmıştır.

Zerzan uygarlığı bir felaket olarak değerlendirmektedir. Bugüne kadar ‘uygarlaşan insanlığın evrensel değerleri’ olarak görülen evcilleştirme, tarım, işbölümü, sanat, zaman bilinci, dil, yazı, sayı sistemi ve bir bütün olarak sembolik kültür, Zerzan’a göre, esiri olduğumuz çağdaş tahakkümün temel bileşenleridir. Bu yüzden, uygarlık kökten reddedilmediği sürece özgürleşmek mümkün değildir.

Bilim, felsefe, sosyoloji ve psikoloji alanlarındaki belli başlı ilerlemeler ile tahakküm arasındaki keskin paralelliği zengin örneklemelerle ortaya koyan Gelecekteki İlkel, uygarlık karşıtı bir başyapıt olarak, günümüzün evrensel sorunlarına yepyeni bir bakış açısı kazandıracaktır.

gelecekteki ilkel

kaos yayınları
türkçesi: cem atila
303 s. ~ 14×20 cm.
istanbul . 2000
1. basım
isbn: 9789757005315

akiba

özgürlük gündelik işlerden azade olmak demektir.

akiba bolo’bolo ile tanıdığımız p.m’in kültürel çeşitlilik, ekolojik sürdürülebilirlik ve düşük yoğunluklu çalışmaya dayalı ütopyalarını fütürist bir bilimkurgu hikâyesine taşıyarak aktardığı gnostik romanı. arafdiyarı’nda çeşitli cennet ütopyaları – kendi cennetinizi kendiniz yaratmanız için.

“düşmanlarımız kapitalistler, hükümetler ya da küresel şirketler değil. bizim düşmanımız bir matris, gezegeni ele geçiren yabancı bir mekanizma. küresel kapitalizm aslında bir saadet zinciridir: ancak müstakbel kazançları mevcut verimliliğe dahil edebildiğinde karlı olabilir. halihazırda mali balon küresel üretmin seksen katına tekabül ediyor. kapitalizmin hayatta kalabilmesinin yegane nedeni – devletin iktidarı sayesinde – kendi gerçek maliyetini başkasına fatura etmesidir. kendi başına asla karlı olmamıştır ve olmayacaktır da. ancak şimdi bu elverişsiz gezegende doğal sınırlarına ulaşmış durumda. büyük devalüasyon ancak işler büyümeye devam ettikçe ertelenebilirdi. ve işlerin büyümesi de ancak yeni arzuları harekete geçirmesiyle mümkün. insanlar çalışmayı ve tüketmeyi istemek zorundalar. kimse onları buna zorlayamazdı. peki ya şimdi: insanlar ne istiyorlar, burada olsun çin’de olsun hindistan’da olsun? hangi ütopik rüya onları ayakta tutuyor?”

akiba
kaos yayınları
p.m
çeviri: inan mayıs aru
400 sf. ~ 11 x 19 cm.
istanbul . 2010
isbn: 9789757005247

bolo’bolo

bolo'bolo

bolo’bolo ya da benzerleri, hiç gerçekleşmeyebilir. Belki de adı anılmayacak kadar etkisiz yaşanmışlıklar oluşabilir bazı coğrafyalarda. Yine de deneyenler her zaman olacak. Güçsüz ve umutsuz hissedecekler kendilerini, olsun… Umut etmekten vazgeçmiş olmayı ihtimal ki öğrenmiş olacaklar. Birkaç kırıntı? Belki. Ama ne gam; farklı dünyalar yaratmak, yaratma isteğinde filizlenir. Bir yerlerden başlanacak elbet, bu aşkı duyan ibu’lar var. bolo’bolo da böyle bir tutkunun fantezisi işte.

“her şey ümit verici başlamıştı ama insanlık çok yönlü birliktelik yerine bir baskı piramiti icat etti. yaşamımızı zaman dilimleri halinde parçalara ayırdık, enerimizi yönlendiren “gezegensel iş makinesine” kendimizi teslim ettik. devlet ve iş sığırlarına dönüştük. “ilerleme”ye rağmen herkesin yeterli düzeyde beslenmesini bile sağlayamıyoruz. diğer bir yandan gobi çölü’nün en ücra köşesinde bile özgür gökyüzünün altında gözetlenmeden huzurla sıçabileceğimizden emin değiliz. bu noktada “ne için bütün bunlar?” “neden hala bunlara katlanıyoruz?” “daha ne kadar?” sorularını sorma ihtiyacı hissetmiyorsanız bilginin sadece birikmiş bir aptallık olduğu düzleminizde yaşamınıza devam edebilirsiniz. ya da gezegensel iş makinesinin bizi nasıl kontrol ettiğini ve bu canavarı nasıl durdurup, parçalayıp beraberinde kendimizi mahvetmeden ondan kurtulabilirizi öğrenmek istiyorsanız bolo’bolo‘yu okuyabilirsiniz.

bolo’bolo p.m. (isveçli yazarımızın ismi – isveçte ad/soyadların ilk harfleri en çok p.m. şeklindeymiş) tarafından 1983’te yazılan bir kitap. anarşist bir karşı-ütopya. tarım, enerji kullanımı, sağlık, eğitim, dil, kültür vb. konularda üniter bir merkeziliğin yerine, çeşitliliğin, özgünlüklerin ve sapmaların mümkün olduğu özgür bir yaşam projesi. ya da bir tür isyana teşvik masalı.

okuyun.

 

bolo'bolo kaosbolo’bolo
kaos yayınları
çeviri: kolektif çeviri
215 s. ~ 9.5 x 18 cm
istanbul . 2008
2. baskı
isbn: 2789785855279

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.