Etiket: john steinbeck

john steinbeck – sardalye sokağı

sardalye sokağı bir araya toplaşanlar ve sağa sola saçılanlar, teneke, demir, pas, parçalanmış tahta, delik deşik kaldırım, yabani ot bürümüş arsa, hurda öbekleri, duvarları oluklu levhadan konserve imalathaneleri, gürültülü, pis meyhaneler, lokantalar ve geneleveler, küçük, tıklım tıkış bakkallar, laboratuvarlar ve gariban otelleri. sokağın sakinler, adamın birinin bir keresinde dediği gibi “fahişeler, pezevenkler, kumarbazlar ve orospu çocukları”; bununla kastettiği şey, herkes. adam bir başka gözetleme deliğinden baksaydı, “azizler, melekler, şehitler ve mübarek adamlar” diyebilirdi ve aynı şeyi kastetmiş olurdu.

john steinbeck’i anlatmaya ya da tanıtmaya gerek olmayan ve sizin gibi pek güzel insanlardan oluşan bir okuyucu kitlesine sahip olduğumuzun bilincindeyiz. daha önceden okumuş olma ihtimaliniz yüksek olan sardalye sokağı da okuyanlara ufak bir hatırlatma, henüz okumayanlara ise okuyup bitiriniz önerisi bu yazı. steinbeck bize gerçek hayattan esinlenerek 1930’ları amerikasında konserveceliğin zirve yaptığı bir dönemde sardalye sokağındaki serselerin, bilim insanlarının, sanatçıların ve fahişelerin gündelik yaşantısını aktarıyor. dilediği gibi yaşayan, hayaller kuran, hatalar yapan, kimi zaman hayata küsen, kimi zaman isen her ortamın tadını çıkaran aradan yaklaşık 90 yıl geçmesine rağmen hala içerisinde hissedeceğiniz tek nefeslik bir okuma – “küçük bilge sözcükler ve küçük zekice sözcükler, su kadar şehvetli ve arzuya ballanmış.”

sardalye sokağı
john steinbeck
türkçesi: püren özgören
Sel Yayıncılık
2017, 191 sayfa
ISBN: 978-975-570-877-5

bir savaş vardı – john steinbeck

belki kazaları unutmak doğru ve hatta gereklidir. savaşların da türümüzün teşne olduğu bir kaza çeşidi olduğu kesin. eğer kazalarımızdan ders alabildiysek anıları canlı tutmak iyi bir fikir olabilirdi. ama ders almıyoruz. antik yunan’da en azından yirmi yılda bir savaş olması, çünkü her neslin savaşın nasıl bir şey olduğunu bilmesi gerektiği söylenirdi. bize gelince, bizler savaşı unutmak zorundayız, yoksa bu kanlı saçmalığa bir daha hiç bulaşamayız.

sosyal medya üzerinden savaş çığırtkanlığının zirve yaptığı dönemlerdeyiz. insanlık diye bir tanım varsa artık geçerli değil bu coğrafyada. ölü sayısını istatiksel olarak saymaktan ziyade nefret söylemleri, en “gore” film senaryolarını bile geride bırakacak düzlemde. bunu yapanların bir kısmı da 5 metre önlerinde savaş görseler arkalarına bakmadan kaçacaklar bunu hepimiz biliyoruz. savaşın ne olduğunu tam olarak bilmeyen bir nesiliz, savaşın içinde yeralmadan da toplum olarak empati kurmamız imkansız gözüküyor. bu durumu aşmada yardımcı olabilecek eserlerin başında ise steinbeck’in bir savaş vardı kitabı geliyor. nobel ödülü almış bir yazar, II. dünya savaşı’nın bilinmeyen yanlarını, aslında önemsiz gözüken ama savaş içerisinde yaşanan insani acıları çarpıcı bir dille anlatıyor. dünya üzerinde savaşlar devam ettiği sürece bu kitap değerini hiç yitirmeyecek.

bir savaş vardı
john steinbeck
Çeviren: elif ersavcı
Sel Yayıncılık
2015, 238 sayfa
ISBN: 978-975-570-722-8