üzümün kardeşliği

sonra tuhaf bir şey oldu … Sekiz-dokuzu arka taraftaki yeşil çuha örtülü masada toplanmıştı. Yukardan sarkıtılmış lamba iskambil oynayan beş kişiyi aydınlatıyordu. Diğerleri masanın çevresinde dikilmiş, birbirlerine lâf çakıyorlardı. Seyredenlerden biri de babamdı. Huysuz, mendebur, buruk bir sigorta emeklileri grubu; gergin, hırlayıp duran kötü niyetli ihtiyar hergeleler; buruktular ama acımasız zekalarının, bozuk ağızlarının ve paylaştıkları

evey

1 hafta kadar süreyle biraz kafa dinlemece, biraz okumaca, biraz çizmece. siz de bu arada izleyin bence; – ex drummer – charme discret de la bourgeoisie, le – el bola dinleye de bilirsiniz; – soundtrack . slowblow . noi albinoi – pussy galore . right now – barzin . my life in rooms – low

okumaya devam

john fante . los angeles yolu

Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir kitap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. Merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. Bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. Koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın. los angeles

okumaya devam