sombrero

bir daha aşık olunca çok dikkatli olacağım, dedi kendi kendine. ayrıca, tutmaya gayret edeceği bir söz vermişti kendine. hiç bir zaman başka bir yazarla çıkmayacaktı: her ne kadar çok şeker, nazik, üretken veya eğlenceli olsa bile. uzan vadede değmezlerdi. duygusal olarak çok pahalı ve bakımları çok karışıktı. sadece einstein’ın tamir edebileceği sürekli bozulan bir elektrikli

jiu jitsu öğreniyoruz

Japonca dilinde “ince sanat” anlamına gelmektedir. Çok eski bir Uzakdoğu Dövüş Sanatıdır. İlk olarak Çin’de tatbik edilmiş, fakat Japonya’da geliştirilmiştir. Bazı araştırmacılar Jiu-Jitsu’nun bu ilkel metodları sayılabilecek hareketlerin, 1600-1645 yılları arasında, Ghen-Phin adlı bir Çinli tarafından tatbik edildiğini ileri sürerler. Bu iddiaya göre Ghen, Jiu-Jitsu’nun bu ilkel metotlarını hasımlarını öldürmek için kullanırdı. Ghen-Phin bir ara

japon bilim adamları bunu da yaptı

Japon bilim adamları laboratuvar ortamında kız kesmeyi başararak bilim tarihinde çığır açtı Japonya’da yapılan bir araştırma sonucunda mini etekli kızlar ile laboratuvar ortamında kız kesme mevzusu gerçekleştirildi. Bilim adamları yaklaşık 200 farklı mini etekli kızı kullanarak, ilk kez bu kadar gelişmiş bir kız kesme eylemi elde etmeyi başardı. Japonya’nın Kobe kentinde bulunan RIKEN Araştırma Merkezi’nde

vatan’dan moleküler çıkarımsal (!)

İslam’ın en mükemmel ve doğru din olduğu “moleküler” olarak saptandı!

Japon bilim adamı Masaru Emoto, su molekülleri üzerine yaptığı araştırmalarda Kuran okurken veya hoca ezan okurken, sudaki moleküller meydana gelen titreşimle mükemmel bir altıgen dizilime ulaştığını saptadı. Kuran okunurken suyun nasıl değiştiğini tartışan bilim adamları, insan vücudunun yüzde 70’inin sudan oluştuğundan yola çıkarak İslam’ın en doğru din olduğu sonucuna vardı.

bağlantıya gel, çıkarıma gel, bilimselliğe gel…