İyinin ve Kötünün Ötesinde

Kötünün altında yatan asıl soru şu: İyi nedir? Benim felsefem tamamen bu soruya cevap verme çabasının sonucu. Ben iyiyi, (çoğul halde) “hakikatler” olarak adlandırıyorum; bunun karmaşık sebepleri var. Bir hakikat, somut bir süreçtir: bir karşılaşma sonucunda, genel bir isyan veya şaşırtıcı bir buluş sonucunda yaşanan büyük bir altüst oluşla başlayıp, bu şekilde tecrübe edilen değişime

iyi uyanın

Spinoza’nın altını çizdiği gibi “olumsuz tarafından kemirilen bir dünyada, insanın öldürücü iştahını, iyilik ve kötülüğün, adalet ve adaletsizliğin kurallarını” sorgulayan, “olumsuz bütün hortlakları” ifşa etmekten, hayata ve hayatın gücüne inanmaktan vazgeçmeyenler olduğu sürece iyi uyanacaktık.

İyinin ve Kötünün Ötesinde

İyinin ve kötünün ardında olma durumu, iyinin ve kötünün yokluğuna işaret etmez. İyinin ve kötünün ötesinde olma durumu, bir şeyin iyi ve kötü kavramları ile değerlendirilemeyeceğine işaret eder, kısaca iyinin ve kötünün ötesinde olan ne varsa onu “iyi” veya “kötü” sıfatlarıyla değerlendirmek mümkün olmayacaktır. Bu durum, iyinin ve kötünün ötesinde olan şeyin iyi veya kötü

pazar ayinleri – 1. mektup

KAPLANA DÖNÜŞMEK ÜZERİNE Çirkinleşebilirim. Öyle keskin, öyle renkli, öyle götünüzün yemeyeceği biçimde çirkinleşebilirim ki hem de bugüne kadar başarıyla altından kalktığınız tüm muhasebe eşitlikleri uçup gidiverir bir anda aklınızdan. Bir çırpıda. Olanca anlamsızlığımla çökebilirim kokuşmuş hayatlarınızın üzerine. Şaşkın şaşkın çıkış kapısını aramayı becerebilirsiniz en fazla. Buradayım lan ben diye fısıldayabilirim kulaklarınıza, saçlarım da burada, parmaklarım