Etiket: israil

shadi alzaqzouq, gazze’den filistinli bir sanatçı. 2005 yılından beri paris’te yaşıyor. çalışmaları her daim sosyo-politik ortam içerisinde şekilleniyor. özellikle punk müslümanlar ve arap baharı çalışmaları görmeye değer. son dönemde dismaland içinde de işleri mevcut. ayrıca dismaland sanatçıları içinde sonradan israilli olanlar eklendi diye kendi çapında bir eylem gerçekleştirmiş ve tablosunun üzerine “r.i.p gaza” yazan bir çarşaf asmış. oluşan gerginlikten sonra işleri bir şekilde sergilenmeye devam ediyormuş gibi çok da gerekli olmayan bir bilgi sonrasında arkadaşın websitesine uzanabiliriz. incelemeye değer.

 Shadi Alzaqzouq

bu toprak benim

israil, filistin, kenan diyarı, levant diye adlandırılan toprakların kısa tarihi. ya da bugünkü israil-filistin savaşının nedeni.

kim kimi öldürüyorun detaylı açıklaması da burada.

this land is mine

berlin duvarı vs. filistin duvarı

bazı şeylerin farkına varılması için illa filminin çekilmesi mi gerekiyor?

hepimiz tekneyle geldik

bildiğiniz gibi medya maymunu okan bayülgen diskotava programında emenikenin fotoğrafını gördükten sonra şu cümleyi sarfetti; “ne bu ya, tekneyle gelen arkadaşlardan mı?”. üzerine de herhangi bir özür dilemeden saçmalamaya devam etti. tekrarlamaya gerek yok, ziyadesiyle kendi kalitesini ortaya koydu.

ardından ali atıf bir denilen şahıs ilkokul seviyesinde bir yazıyla RTÜK Pascal Nouma’yı engelle… diye yazdı. kimmiş bu adam diye baktığımda sıfatları “prof. dr., şovmen, reklam danışmanı ve köşe yazarı”. okuduğum en trajikomik yazılarından biri. şu tarz cümleler mevcut; “Adam gavurluğuna, zenciliğine bakmadan üç reklamda birden oynuyor, bir de yarışmada para üzerine para kazanıyor.”

basında bu tür örneklere alışığız, vakit zamanında “dingiltere” “bir baba hindi ingilizce bindi” “o. çocukları” manşeti atılabilen bir ülkedeyiz. cnn türk spor müdürü barış kuyucu twitter üzerinden niang ve dia için “beyaz atalarınızı da böyle paketlemiştik” yazabiliyor. ahmet çakar bey efendinin yine nouma üzerine “zenci” saçmalığı tekrarlansa şaşırmayacağımız hareketlerden.

tribünlerin de basından aşağı kalır yanları yok, detaylı araştırmadan ilk fırsatta aklıma gelen örnekler şöyle;
  • trabzonsporlu taraftarlarının, “ayağa kalkmayan ermeni olsun” tezahuratı, kendilerinin ayrıca ogün samast beresi yaklaşımları
  • elazığspor taraftarlarının, hrant dink’in malatyalı olması sebebiyle “ermeni malatya” diye bağırması
  • bursaspor taraftarlarının, diyarbakırspor maçında “pkk dışarı” söylemi
  • dönemin trabzonspor başkanı mehmet ali yılmaz’ın kendi oyuncusu kevin campbell’a “yamyam” demesi
  • galatasaray taraftarlarnın, sivasspor maçında “kahrolsun israil, orospu çocuğu balili” tezahuratı
  • yine bursaspor taraftarlarının alen’in ermeni olmasından dolayı inönü stadında dile getirdikleri “ermeni köpekler, beşiktaş’ı destekler” tezahuratı
    gibi…

işin daha da kötü tarafı bu olaylardan sonra yaşanan tartışmalara bakıldığında vatandaşın büyük çoğunluğunun “büyütülecek bir şey yok canım”, azımsanamayacak bir kısmının da “hakettiler” diyebiliyor olması (ermeni ve kürt meselelerinde). toplumun gözünde ırkçılık denildiğinde hala akla asmak, kesmek, öldürmek geliyor – “ee o kadar nazi filmi izledik”. asıl ırkçılığın gündelik hayatta farklı olana karşı tahammülsüzlük olduğunu ne zaman anlayabileceğiz merak ediyorum.

unutturmadan bu ülkede festus okey öldürüldü. arkadaşlarının topladığı parayla ülkesine gönderilen fotoğrafının üzerinde şöyle yazıyordu;

“festus okey: gidiyoruz. teşekkürler türkiye”

bazı şeyler ingilizce söylenince daha bir önem gösteriliyor ülkemizde artık, bize de o zaman “stay sharp” demek düşüyor.

İsrailli sözcüsü Tzipora Menache, İsrail’in Gazze’deki katliamın Obama yönetiminin İsrail’e bakış açısında olumsuz sonuçlarından endişelenmediğini açıkladı. Menache: “Siz de iyi biliyorsunuz ve aptal Amerikalılar da gayet iyi biliyorlar. Beyaz Saray’da oturan kim olursa olsun hükümetlerini biz yönetiyoruz. Bakın, ben de siz de biliyorsunuz ki hiçbir Amerikan başkanı düşünülemez olanı yaptığımızda dahi bize karşı çıkma konumunda değildir. Bize ne yapabilirler ki? Kongre’yi, medyayı, şov işini ve Amerika’da her şeyi biz kontrol ediyoruz. Amerika’da Tanrı’yı eleştirebilirsiniz fakat İsrail’i değil.

davos’da gider yapmak

erdoğan davos zirvesinde az süre aldığı gerekçesiyle hem peres’e hem de moderatore gider yapmış. emine erdoğan’da ağlayaraktan güzel konuştu ama konuşmasına izin vermediler demiş. bir devlet adamının sokaktaki adamdan ne farkı kaldı şimdi?

ayrıyetten seçim öncesi yine baya bir oyu garantiye aldı kendisi. madem bu kadar tepkilisin kessene israil ile tüm ilişkileri sayın başbakan demezler mi bu ülkede. demezler.