Etiket: ırkçılık

13th – 2016

istatistiklere bakalım. amerika birleşik devletleri dünya nüfusunun %5’ine ev sahipliği yapıyor. ama dünyadaki tutukların %25’i onlarda.

başakşehir maçında yaşananlar ile birlikte, ırkçılığın ve tahammüzlüğün zirvede olduğu topraklardan ve enteresan bir şekilde bunu körükleyen ve ateşleyen gruplardan gelen destek mesajlarını okuduk. yapılanların mantıksızlığı bir yana, bunu yapan kişilerin ne yaptığının dahi farkında olmaması ayrıca incelenmesi gereken bir konu.

fakat biz bir hatırlatma ile farklı bir noktaya değinelim. 13th. 2016 yapımı netflix belgeseli. ava duvernay’ın abd anayasası’ndaki 13. maddenin kölelik ve ülkedeki suç tanımı konusunda geçmişten bugüne olan etkisini anlatıyor.

dünyaya demokrasi ve barış getirmeye hevesli bir ülkenin iki yüzlülüğünden başka bir şey değil diyebilirsiniz. sistematik olarak yapılan mühendisliğe ses çıkarılmamasını tartışabilirsiniz ya da belirli gün ve haftalarda ırkçılığa karşı olduğunuzu belirten sosyal medya paylaşımlarını yapıp alkışları toplayabilirsiniz. ne yaparsanız yapın, farklı olana olan bakışın değişmesi ve insanları belirli normlar altında yaşatmaya zorlayan bu saçma düzenin karşısında çıkan seslerin artması için çaba göstermeyi ihmal etmeyin. tek yapılması gereken süreci hızlandırmak.

13th (2016) – mubi

bitmeyen yürüyüş

Irkçılık en büyük zararını zencilere, özellikle zenci kölelere vermiştir. John Hawkins adında bir İngiliz’in sahip olduğu ilk köle gemisi. 1562’de Amerika sularına girmiştir. Ancak, köle ticaretinin, şeker kamışı plantasyonlarının yaygınlaştığı 1630’lardan sonra yoğunlaştığını görüyoruz. Köle ticaretinin yoğunlaşması, yoğun bir kokuyu da birliğinde getirmiştir. Gerçekten, o tarihlerde bir köle gemisinin okyanusu geçmekte olduğu, rüzgârın getirdiği kokuyla, daha gemi ufukta görünmeden, yüzlerce millik uzaklıktan anlaşılabiliyordu. Çünkü gemiye, olabildiğince çok “mal” yüklemek için, ellerinden ve ayaklarından birbirlerine zincirlenerek balık istifi gibi dizilen zenciler, bir ay kadar süren bu yolculuk boyunca, ağızlarına akıtılan çorba ile orada besleniyor ve yediklerini içtiklerini üstten ve alttan, orada çıkarıyorlardı. Kimbilir, zencilerin kötü koktukları önyargısı belki bu “gerçeğe” dayanarak doğmuştu. Zencilerden böylesine tiksinen Beyazların, durmadan gemiler dolusu zenciyi Amerika’ya getirmeleri anlaşılır şey değil doğrusu. 1562’den köleliğin kaldırıldığı tarih olan 1863’e dek, zenci kölelerin çektiklerini. Tanrı dışında hemen herkes bildiği için geçiyorum. Zenci köleliği, 1863’te, artık zencilerin de insan, üstelik öteki insanlara eşit değerde insan oldukları düşünülmeye başlandığı için kaldırılmadı. Böyle bir nedenle kaldırılmadığını, köleliğin kaldırılması yolunda, siyasal düzeyde verilen savaşı yürüten Lincoln’un, 1858 tarihinde yazdığı bir mektubundaki şu satırlardan biliyoruz: ‘Beyazlarla zenciler arasında fizik farkların, toplumsal, siyasal eşitlik içinde birlikte yaşamalarına olanak vermeyeceğine inanıyorum.” Gerçekten, köleliğin kaldırılmasının asıl nedeni, sanayileşen Kuzey’in “özgür emek” gereksinimiydi.

Alaeddin Şenel – Irk ve Irkçılık Düşüncesi

Atalarının maruz kaldığı tüm bu muamelelere rağmen, farklı olanın ötekileştirildiği bir toplumda “farklı” olduğu için başarı elde etmiş, “normallerin” takdirini kazanmış ve insanlar arası ilişkilerin biyolojik temellerle yapılandırılabileceği yanıltmacasına dayanan antisosyal davranış kalıbını yıkıp geçmiş bir insan; 29 Ağustos 1958 tarihinde Indiana’da dokuz çocuklu bir ailenin yedinci çocuğu olarak dünyaya gelen Michael Joseph Jackson.

(daha&helliip;)

şaibeli yurdum, cinnet vatanım (güncel)

Akdağmadeni Askerlik Şubesi önünde dün saat 23.00 sıralarında iki kişi kavga etti. Kavgayı ayırmak isteyen asker ve polislere hakaret eden ve alkollü oldukları öne sürülen iki kişi, ifadeleri alınmak üzere Akdağmadeni İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Ancak olay, sosyal medyada ‘PKK terör örgütü sempatizanları askere küfrederek PKK bayrağı açtı’ diye yayıldı. Bunun üzerine vatandaşlar İlçe Emniyet Müdürlüğü önüne toplanıp, bir süre bekledi. Kalabalığın artması üzerine Çevik Kuvvet’ten takviye istendi. Kalabalık, PKK’lı olduklarını düşündükleri 2 kişinin kendilerine verilmesini istedi.

Daha sonra İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına girmek isteyen yaklaşık 100 kişilik kalabalığı polis, biber gazı sıkarak durdurdu.. Dağılan grup, bir süre sonra tekrar bir araya gelip emniyet binasına girmek istedi. Çevik Kuvvet ve jandarma ekipleri kalabalığı dağıtmak için tekrar biber gazı kullandı. Kalabalıktan Emniyet Müdürlüğü binasına pet şişe ve taş atılmaya başladı. Binanın bir camı kırılırken, ilçeye Yozgat Valisi Abdulkadir Yazıcı, İl Garnizon Komutanı Albay Selçuk Yıldırım ve İl Emniyet Müdürü Saim Akpınar geldi. Kalabalık saat 01.00 sıralarında dağıldı.

üzerine sayfalarca analiz yapılabiliriz fakat kanımca ülkenin çoğunluğunun özeti zaytung haberi olmayan bu haber ve üzerinden herhangi bir oynama olmayan görsel.

bizim şaibeli yurdumuz, cinnet vatanımız.

concepts for all

Concepts For All insan hakları, çevre, mülteci ve göçmenlerin sorunları, ırkçılık, hastalıkları önleme, savaş, şiddet, kadın ve çocukların suistimali, cehalet, sosyal izolasyon gibi sosyal problemlerle ilgileniyor. Bu temalar üzerinden afiş konseptleri üretiyor ve kendilerini “acil” bir imaj bankası olarak tanımlıyor.

İşler kâr amacı gütmeyen herkesin kullnımına açık. Tüm sosyal iletişim üretimini poster, broşür, kitapçık gibi istediğiniz mecrada kullanabiliyorsuz. Afişlerin üzerinde herhangi bir yazı yok, kullanmak istediğiniz işin üzerine istediğiniz her şeyi – her dilde yazma önermesinde bulunuyorlar.

concepts for all

hepimiz tekneyle geldik

bildiğiniz gibi medya maymunu okan bayülgen diskotava programında emenikenin fotoğrafını gördükten sonra şu cümleyi sarfetti; “ne bu ya, tekneyle gelen arkadaşlardan mı?”. üzerine de herhangi bir özür dilemeden saçmalamaya devam etti. tekrarlamaya gerek yok, ziyadesiyle kendi kalitesini ortaya koydu.

ardından ali atıf bir denilen şahıs ilkokul seviyesinde bir yazıyla RTÜK Pascal Nouma’yı engelle… diye yazdı. kimmiş bu adam diye baktığımda sıfatları “prof. dr., şovmen, reklam danışmanı ve köşe yazarı”. okuduğum en trajikomik yazılarından biri. şu tarz cümleler mevcut; “Adam gavurluğuna, zenciliğine bakmadan üç reklamda birden oynuyor, bir de yarışmada para üzerine para kazanıyor.”

basında bu tür örneklere alışığız, vakit zamanında “dingiltere” “bir baba hindi ingilizce bindi” “o. çocukları” manşeti atılabilen bir ülkedeyiz. cnn türk spor müdürü barış kuyucu twitter üzerinden niang ve dia için “beyaz atalarınızı da böyle paketlemiştik” yazabiliyor. ahmet çakar bey efendinin yine nouma üzerine “zenci” saçmalığı tekrarlansa şaşırmayacağımız hareketlerden.

tribünlerin de basından aşağı kalır yanları yok, detaylı araştırmadan ilk fırsatta aklıma gelen örnekler şöyle;
  • trabzonsporlu taraftarlarının, “ayağa kalkmayan ermeni olsun” tezahuratı, kendilerinin ayrıca ogün samast beresi yaklaşımları
  • elazığspor taraftarlarının, hrant dink’in malatyalı olması sebebiyle “ermeni malatya” diye bağırması
  • bursaspor taraftarlarının, diyarbakırspor maçında “pkk dışarı” söylemi
  • dönemin trabzonspor başkanı mehmet ali yılmaz’ın kendi oyuncusu kevin campbell’a “yamyam” demesi
  • galatasaray taraftarlarnın, sivasspor maçında “kahrolsun israil, orospu çocuğu balili” tezahuratı
  • yine bursaspor taraftarlarının alen’in ermeni olmasından dolayı inönü stadında dile getirdikleri “ermeni köpekler, beşiktaş’ı destekler” tezahuratı
    gibi…

işin daha da kötü tarafı bu olaylardan sonra yaşanan tartışmalara bakıldığında vatandaşın büyük çoğunluğunun “büyütülecek bir şey yok canım”, azımsanamayacak bir kısmının da “hakettiler” diyebiliyor olması (ermeni ve kürt meselelerinde). toplumun gözünde ırkçılık denildiğinde hala akla asmak, kesmek, öldürmek geliyor – “ee o kadar nazi filmi izledik”. asıl ırkçılığın gündelik hayatta farklı olana karşı tahammülsüzlük olduğunu ne zaman anlayabileceğiz merak ediyorum.

unutturmadan bu ülkede festus okey öldürüldü. arkadaşlarının topladığı parayla ülkesine gönderilen fotoğrafının üzerinde şöyle yazıyordu;

“festus okey: gidiyoruz. teşekkürler türkiye”

bazı şeyler ingilizce söylenince daha bir önem gösteriliyor ülkemizde artık, bize de o zaman “stay sharp” demek düşüyor.

ırkçılığa karşı dünya kupası 12 yıldır bologna’da yapılıyor. bu yılın tek farkı adana demirspor’un ankara tayfasının da katılıyor olması. demir gibi gidip gelsinler.

demir gibiyiz
mondiali antirazzisti