Duyguların Termodinamiği : 0.Yasa

Anlamını bilmediğim çok şey var, Bilinmeyenler ülkesinden yola çıkmış . Her kavram biraz “şey” değil midir? Mesela ayrılıklar neden hep kötü havalarda gerçekleşir? Açıklasın birileri. Peki var mı cevabı doktorların Hasret insanın hangi organında birikir ve ağırlaşır bedeni. İçip içip birbirimizi arayacağımız Yaşı geçmişiz gibi ayrılıklar Kapımıza dayanmış. Bir de alkol çok zamlanmış O günlerden

Aşk Hakkında Kısa Bir Yazı

Boş ve dolu süt şişeleri, dökülmüş süt, kanla boyanmış süt. Süt, kar, beyaz, ilk aşkın, saf aşkın masumiyetini, Tomek’in masumiyetini çağrıştırmak istiyor Kieslowski, Magda’ya gelince boşalan süt şişeleri Tomek tarafından dolduruluyor. Magda’dan boş süt şişesini Tomek saklayıp, ona dolu süt şişesini verirken, Magda bir başka boş süt şişesini veriyor Tomek’e. Tomek’in röntgenciliği klasik bir röntgencilik

antonin artaud – van gogh, toplumun intihar ettirdiği

download . antonin artaud – van gogh, toplumun intihar ettirdiği (.pdf) VAN GOGH (GİRİŞ)-ANTONİN ARTAUD Van Gogh’un akıl sağlığından söz edilebilir, o ki, hayatı boyunca sadece bir elini pişirmiş ve bundan başka da bir kez sol kulağını kesmekten öteye gitmemiştir,her gün, yeşil salçada pişirilmiş vajina ya da ana rahminden çıktığında toplanmış kırbaçlanıp azdırılan yeni doğmuş

albert camus – sisifos söyleni

Uyumsuzluk, anlaşıldığı andan sonra bir tutkudur, tutkuların en can alıcısıdır. Ama tutkularımızla yaşayabilecek miyiz, yaşayamayacak mıyız, yüreğimizi bir yandan coştururken, bir yandan da yakacak olan derin yasalarını benimseyecek miyiz, benimsemeyecek miyiz, işte tüm sorun bu. albert camus’u anlatmaya gerek yok, doğrudan “sisifos söyleni”ne girelim. kitap II. dünya savaşı sırasında yayımlanıyor. savaşın etkisi ile birlikte intihar,

İntihar

Hayatta kalabilmek için düşünceyi yitirmek zorundaydı. Elini, fazlaca dönebilen bileğini, kafatasının arkasına sallandırdı ve saç derisinin altına saklanmış küçük metal plakayı kaldırarak bilinmezin dünyasından bir kablo kesti. Zilyon çekirdekli beynini tek tuşla otomatik hale getirdi. Yarı otonom bir robot olan Octav insan olabilmenin gücüne en çok yaklaşabilmiş makineydi. Octav bir insan görüşünüşüyle 25’inde yakışıklı bir

evet evet

tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu tanrı maymunu yarattığında uyuyordu zürafayı yarattığında sarhoştu uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı ve intiharı yarattığında bunalımdaydı senin yatakta uzanmış halini yarattığında ne yaptığını biliyordu sarhoştu