Etiket: ingiltere

radyo #3 – joe strummer was born in ankara

joe strummer ankara’da doğmuştur. bu nedenle ankara’nın en güzel yanı istanbul’a dönmesi değil, bu evrensel müzik adamının bu şehirde doğmasıdır. kendisinden hareketle ingiliz panklarına selam ederek dinliyoruz.

8 tracks . etilen

dönemin ekonomik koşulları sebebiyle amerika’da punk sanat ve edebiyat çevresine öfkesini kusarken, ingilterenin işsiz gençleri pek tabii ki ekonomiye, kraliçeye ve sisteme sövmek zorundaydılar. ingilizlerin moda girişimcisi malcolm mclaren‘in sunduğu sex pistols, sid vicious ile meşhur olmaya devam ederken; television‘dan tom verlaine çengelli iğneden ziyade şiirleri ve müziği ile uğraşıyordu. cbgb‘nin tanınırlığının artması ve çalan grupların alt gruplarını kendileri seçmeleri güzelliği ile birlikte amerika’da müzik olarak olgunlaşan punk, ingiliz yavrusundan giyim kuşam tarzını alarak bir döneme damgasını vurdu.

threads . 1984

threads

threads yine çok bilinmeyen kenarda köşede kalmış ama izleyince tokat gibi çarpan filmlerimizden. yine bir distopya. 1984 yılında BBC’nin desteğiyle ortaya çıkıyor – yazan barry hines, yöneten mick jackson. belgeselimsi tarzı ile nükleer savaşın ingiltere’nin kuzeyindeki sheffield’a etkisini yanıstıyor. savaş pek tabii abd ile sovyetler arasında. tarif edilebilecek bir şey yok. izliyorsunuz.

kentsel bir toplumda her şey birbirine bağlıdır. kişilerin ihtiyaçları diğer kişilerin yetenekleri ile beslenir. hayatlarımız bir kumaş ipliği gibi birbirine bağlıdır. fakat toplumu güçlü kılan bu bağlar aynı zamanda toplumu kırılgan bir yapı haline getirir.

kowloon walled city

kowloon walled city çin ingiltere’nin yönetimi altındayken hong kong’un hemen yanında kurulmuş ve duvarlarla çevrilmiş – çeşitli yerlerde anarşi şehri diye anılsa da anarşi kelimesinin anlamı hassasiyetimizden biz kullanmıyoruz. ne çin ne de ingiltere sorumluluğu altına almayınca bağımsız ve kanunsuz bir kent haline gelmiş. nüfus yıllar geçtikçe artmaya devam etmiş (1980 yılında 50 bin kişi yaşıyormuş) ve bölgede oturanlar çöplerle tıkanan sokakların üstünde yükselen labirent koridorlar inşa etmiş. binalar abartı bir şekilde yükselince aşağıdaki katlar güneş ışığı alamaz olmuş ve 7/24 aydınlatma kullanılmaya başlanmış. genelev, kumarhane, uyuşturucu imalathaneleri ve dükkanları, köpek eti satan restoranlar ve kanun dışı üretim dışı üretim yapan tesisler ile dolmaya başlayınca 1993 yılında ingiliz ve çin hükümetlerinin kararıyla boşaltılmış, yıkılmış ve yerine park yapılmış. her ne kadar sefalet içerisinde, alt alta üst üste bir yaşam gibi gözükse de yaşayanlar halinden memnunmuş.

görüntüler anlamlı gelmiyorsa rakamlarla konuşalım nüfus yoğunluğu km2 başına 1.920.000 – bu rakam kalabalık kelimesinin gerçek anlamıyla kullanıldığı mong kok için 130.000 – hong kok için 6.700. popüler kültür verisi de sağlayıp, yine arkadaşlarınız arasında ön planda olmanızı sağlıyoruz – blade runner – filminin sokak sahneleri buradan ilham alınmış. aşağıdaki infografik ile olayın detayını inceleyip hey gidi dedikten sonra gezi direnişi üzerine paylaşımlarınıza devam edebilirsiniz.

mobstr

minimalist stencil türünün öncü abilerinden ingiliz mobstr yolda yürürken karşınıza çıkabilecek çalışmaları ile size ne ki bu şimdi dedirten on numara çalışmalara sahip. bir röportajında zaten amacını şöyle yorumlamış; “biraz acayip ve değişik bir şey istiyorum. sizi gülderecek, sizi soru sormaya yöneltecek, sizi düşünmeye zorlayacak… size “bu ne lan burda?” dedirtse bile.  bu tarz abiler hakkında kelime sarfiyatı yapmaya gerek olmadığını biliyorsunuz derhal sitesine yol alın ve bütün işlerini inceleyin. haydi beyin cimnastiğine;

endonezya 65′

dünyanın iktidarda olmayan en kalabalık komünist partisi güçlenmeye devam ederken, başta abd ve ingiltere olmak üzere anti-komünist batılı devletler olaya dur deme ihtiyacı hisseder. anti-komünist propaganda ile 500.000 ila 1.000.000 kişi arasında olduğu kabul edilen bir katliam başlar. bölgede bulunanlara göre küçük dere ve ırmakların cesetle dolu olduğu söylenir. sonra büyük kurtarıcılar imf ve dünya bankası olaya müdahale edip, global şirketlerin endonezya yönelmesini sağlar. biz de made in indoneisa etiketli ürünleri kullanmaya başlarız.

bu hikaye size neyi hatırlattı?

“insanlık” tarihi

avrupalılar, 10 ile 20 milyon arasındaki afrikalı’yı köle yapıp amerika’ya götürmek için afrika’da 100 ile 200 milyon arasında insan öldürdüler.

o dönemde ingiltere’nin nüfusu 3 milyon, ispanya’nın nüfusu ise 11 milyondur. kongo’nun 1985’te tahmin edilen nüfusu 20 milyonun üzerindeyken 1904 yılında bu rakam 8 milyona düşmüştür.