İran Sineması ve Kadın

İran sinemasında yalnızca kadının varlığı konusunda değil, İslam’da aslında yasak olan “imajın” varlığını tartışmanız gerekir önce. Yoksa hiçbir kültür kadınlara “dayanamaz” –muhakkak çekicilikleri ve birtakım güzellikleri, işveleri vesaire vardır onların. İşte Mahmalbaf’ın Kandahar filmine bakın –ne diyordu? İmajları olmayan ülke. Niçin? Çünkü kadınlarını burkalara kapatmış. Bu sosyo-politik gerçeklik yine de filme bir paradoks olarak yansımış

sheepo

koyun kırpıcılar, ellerinde sadece tek bir koyun kaldığında “sheepo!” diye bağırırlarmış. bu kendisinin oldukça iyi gittiğini ve diğer kırpıcılardan önde olduğunu ifade edermiş. adını bu durumdan alan filmin yönetmeni ian robertson koyun kırpmayı seksi hale getirmek istedim diyor. normal şartlar altında hiç çekiciliği olmayan bu işlemin bu şekilde yansıtılması bana sorarsanız kesinlikle başarılı olunduğunu gösteriyor. algının

gösteri

bu yüzyılın iğrenç dilini kullanmak zorunda mıyız? gösteri öncelikle kendi hiçliğinin girdabında dönen imajların karmaşası olarak ortaya çıkar. işte bir siyasi lider. işte daha iyi saçlı bir lider. işte çin’de bir deprem. işte yeni bir akıllı telefon. işte yeni film için bekleyen kalabalık. işte yemek için ayaklanan kalabalık. işte şirin bir kedi. işte bir cheeseburger. hepsi

ses üzerine notlar

Şu ya da bu sesin (ya da imajın) orada ne işi olduğunu bilmek için. Göz için olan kulak için olanı tekrarlamamalıdır Eğer göz tümüyle fethedilmişse, kulağa –neredeyse– hiçbir şey vermeyin. İnsan aynı anda hem göz hem de kulak olamaz. Eğer bir ses bir imajın yerini tutabiliyorsa, imajı kesin ya da nötrleştirin. Kulak içe daha çok