Etiket: huzur

Unburdened Light

unburdened light, yükünden kurtarılmış ışık da diyebiliriz aslında. günümüz toplumunda ve özellikle bu anlamsız büyük şehirlerde en büyük ihtiyaç. biraz huzur, biraz sessizlik ve pek tabii biraz hoşgörü. toplumun bütünün buraya ulaşması ise maalesef bizim neslimizde muhtemelen mümkün olmayacak ama siz yine de kendinizi ve çevrenizi mümkün mertebe güzelleştirmeye ve örnek olmaya çalışın. kendi yaşam alanınızı savunmaya devam edin lütfen.

konumuza gelirsek, muhakkak kulaklık ile dinlenmesi gereken güzelliklerden biri karşınızda. ivytree imzası taşıyor. sizi alıp istediğiniz yere götürebilen seslerin harika bir birleşimi.

huzur, her şeyin ötesinde.

handmade ocean

handmade ocean yani bildiğiniz gibi el yapımı okyanus.  sürekli tonların uzadığı, kısa bir an için sesle yükselip kaybolan. floresan yosunlarla dolu okyanusa sallanan bir el gibi. boşluk ve ardından boşluğun içine yol alan parlak bir yol gibi. müziğin yaratıcısı rhucle sesin küçük parçalarını bölüyor ve onları harika bir forma dönüştüyor. synthesizer suyun döngüsüyle birlikte, sakin ve huzurlu bir biçimde döngüye giriyor. notalar ise zihninizi gezintiye ve merak etmeye davet ediyor. mümkünse gece, mümkünse kulaklık ile ve lütfen kıymetini bilerek dinliyorsunuz.

norihito suda – light snowfall

sonbaharın gelişini yavaş yavaş hissediyoruz. kendi tecrübelerime istinaden, yazdan ziyade kışı tercih eden insanlar hep daha güzelleri oldu. biraz daha uyanık, biraz daha canlı ve biraz daha fazla hisseden. bir de bunların hissettirenler var. norihito suda gibi. light snowfall albümünün ismi, illa türkçe olsun desek “hafif kar yağışı” derdik. bir o kadar yavaş, bir o kadar basit, bir o kadar sade ve bir o kadar yumuşak. ama içinizi soğutacak bir albüm değil bu, aksine kışın üşüdüğünüzde imdadınıza yetişen kış güneşi gibi. dinleyin. ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız;

matthew barlow – sound meditations

bazı şeyleri paylaşmayı nicedir erteliyoruz ve bazı şeyleri ertelemeye devam edecek gibi görünüyoruz. neyse. geriden gelen paylaşımlardan bir tanesi sound meditations. adı üzerinde ses meditasyonları. matthew barlow 2016 sonunda hazırlamış. kayıtların tamamı canlı ve tek seferde oluşmuş ve paylaşıma sunulduktan sonra orijinal master versiyonu silinmiş. arkasında yatan düşünce sesin sadece anlık varolabileceği ya da meditasyon öğretisinin temelinde olduğu gibi sadece içinde bulunduğun ana odaklanmak. şimdiki zaman için üretilen bir çalışma ve dinledikten sonra erişmeniz garanti olan huzur. başka şeyler ile dikkatinizi dağıtmadan kendinizi ana ve müziğe bırakmanız dileğiyle;

.

İKİ ÖLÜ ADAM

İki adam öldüğünde güneş hala tepede sayılırdı. Sinekler henüz oralı değildi ama adamlar ölmüştü bir kere ve er ya da geç doğa bunu fark edecekti. Ev gerçekten dağılmıştı, berbat halde, yerler cam kırıkları içindeydi. İki ölüye rağmen evde hala komik olan bir şeyler mevcuttu; ev huzurluydu ve huzur iki ceset için alışıldık atmosfere pek uygun sayılmazdı. Aptal herifler mutlu ölmüştü ve bu onları kıskanılası kılıyordu. “Mutlu ölmek!” hangi tuğla kılıklı romandan fırlamıştı bu klişe! Ah şu romantikler, tanrının cezaları her seferinde kahrolacak bir şeyler bulur ve ardından sıradan olan ne bok varsa ona sevinerek “hayat ne kadar da güzel” zırvasını geveler dururlardı! Ne zaman gerçek bir romantiğe rastlasam onu Normandiya çıkarmasında hayal eder ve gülmeye başlardım, gerzek nasılda afallardı tüm o kurşun yağmurunda! Ve şu teknoloji denen bok var ya, işte ondan nefret etmek için haklı sebeplerim var benim! Hayır, şimdi teknolojiyi neden sevmediğimi açıklamak değil amacım, yalnızca bir muma bakın ve ardından bir ampule ve işte, beni anladınız bile. Bir kedinin pembe patileri canlanıyor zihnimde, reel olmak için fazla şirinler ya da bir köpeğin sağlıklı bedenine yapışık ıslak burnu. Tüm bunlar bir anafor oluşturuyor zihnimde, ufak çaplı bir kara delik olup yutuyorlar mantığımı ve tüm bu olup biten bok hoşuma gidiyor! Hayır dostum, uçmak için en ufak bir kimyasala ihtiyacım yok benim, zihnim hayal okyanusunda bir uçak gemisi ve inan bana buna benzer bir mürettebat daha görmedin ömründe. Mantık tanklarından ateşlenen her türlü topun menzilinden millerce ötede, derin maviliklerde marine ediyorum zihnimi. Ve o iki orospu çocuğuna gelince, konuyu onlara bağlayacak değilim. Yalnızca iki ölü adam daha işte…

huzur