MOD 075 – 20180508

Epikurosçu metafizikten türetebileceğimiz siyasal sonuçlar bizi Durkheim’a karşı Tarde’a, Leninizme karşı Rosa Luxemburg’a, Hegelciliğe karşı Spinozizme yaklaştıracaktır. Durkheim için bir siyaset sosyolojisi mümkün değildi; çünkü kuralların öncelikli olduğu bir alanın tanımlanması zorunluluğu bir postüla olarak kabul ediliyordu. Bütünselliğin planında yer almayan bir siyaset alanı ya kurumların işlerlikten yoksunluğu, ya da tanımlanamaz bir olaylar akıntısı olarak

MOD 073 – 20180424

Hölderlin sorunu Yunan tragedyası düzeyinde ortaya atmaktadır; ve tam olarak Aiskilos’da görüldüğü haliyle Yunan tragedyasıyla Sophocles’de ve her şeyden önce Oedipus ve Antigone’de belirdiği haliyle Yunan tragedyasını karşılaştırmaktadır. Hölderlin’in geliştirdiği, ardından da Sophocles yorumcularının yeniden ele aldıkları şemanın tartıştığımız sorunun kalbinde bulunduğunu hemen görebileceksiniz. Bu belli bir Yunan trajiğinin çevrimsel zaman tragedyası olduğu anlamına geliyor.

Köpek Ağıdı

Herkes beni seviyor, okşuyor, gitmememi söylüyor, kokuyorlar, elleri başımın üstünde geziyor, onların ellerini yalıyorum, onlar beni götürmek isteyenlere, bacaklarımı sürükleyip, patilerimi kanatanlara karşı çıkıyorlar. Patilerim kanıyor, benimle birlikte birçoğu bekliyor burada, onlar ile konuşuyorum, onlar da korkuyorlar, ne yapacaklarını bilemiyorlar, havlıyorlar, ama ötekilerin verdikleri cevaplar acı verici haykırışlardan başka bir şey olmuyor. Bizi denizin olduğu