Amsterdam Bildirgesi

SİTÜASYONİSTLER kültürde ve hayatın anlamı sorusunun ortaya çıktığı her yerde, gerici güçlere ve ideolojilere karşı çıkmak için her fırsatı değerlendirmelidir. Hiç kimse, Sitüasyonist Enternasyonel üyeliğini basit bir ilke anlaşması olarak görmemelidir; bütün katılımcıların asıl faaliyeti, pratikte ve kamusal alanda, disiplinli eylemin gerekliliğiyle, ortak olarak sunulan perspektiflerle ilgili olmalıdır. Tekil ve kolektif yaratıcılık olasılığı, bireysel sanatların

Guy Debord’un Sineması

Burada amacım Guy Debord’un sinema alanındaki poetikasının, ya da daha doğrusu kompozisyon tekniğinin bazı yönlerini tanımlamak. “Sinematografik eser” teriminden bilhassa kaçınıyorum, çünkü bizzat Debord bu sözcüğün kendi durumuna uygulanamayacağı konusunda bizi uyarıyor. In girum imus nocte et consumimur igni’de (1978) “hayat hikayeme bakılırsa, sinematografik bir eser yaratamayacağım apaçık belli olur” diye yazıyor. Zaten yalnızca sanat

Sınıf Savaşı Oyunu: The Game of War

Guy Debord 1972’de Sitüasyonist Enternasyonal’i dağıttıktan sonra kendisini tüketen takıntılardan biri icat ettiği masa oyunuydu. Almanca’da “Kriegspiel”, Fransızca’da “Le Jue de la Guerre”, İngilizce’de “War Game” bizde de hadi “Savaş Oyunu” diyebileceğimiz bu oyun Debord’un askeri teorisyen Carl von Clausewitz okumalarına dayanıyordu. İngiliz grup “Class Wargames” bu oyunun amacını şöyle tanımlıyor: Debord için The Game

doğru.

“Gerçek anlamda altüst edilmiş dünyada doğru, bir yanlışlık anıdır.” Guy Debord – Gösteri Toplumu (La Société du Spectacle, 1967)

Edouard Leve – Otoportre

…Okuduğum kitapları sayarken, hile yapıp bitmemiş kitapları da sayarım. Kaç kitap okuduğumu asla tam olarak bilmeyeceğim. Raymond Roussel, Charles Baudelaire, Marcel Proust, Alain Robbe-Grillet, Antonio Tabucchi, Andre Breton, Olivier Cadiot, Jorge Luis Borges, Andy Warhol, Gertrude Stein, Gherasim Luca, Georges Perec, Jacques Roubaud, Roberto Juarroz, Guy Debord, Fernardo Pessoa, Jack Kerouac, La Rochefoucauld, Baltasar Gracian,

Kaldırım Taşlarının Altında Kumsal Var

Bu gezegenden sıkıldık. Buralar daha iyi yüzyıllara tanık oldu ve gelecekteki daha iyi zamanlar vaadi avucumuzdan kaçıyor. Bu dünyanın sunduğu imkanlar şimdilerde iç karartıcı ve sönük görünüyor. En iyi haliyle sunduğu şey, parçalanma gösterilerinden ibaret. Seçenekler ya kapitalizm ya barbarlık. Şantajın yönettiği bir çağ bu. Ya aynı şeyleri tekrar edeceğiz ya ahir zamanları göreceğiz. Daha