Etiket: Gustav Metzger

Kendi Kendini Yıkan Sanat Manifestosu

Öncelikle kendi-kendini yıkan sanat, endüstriyel toplumlar için kamusal bir sanat biçimidir.
Kendi-kendini yıkan resim, heykel ve yapılar; fikrin, mekanın, biçimin, rengin, metodun ve dezintegratif süreç zamanlamasının toplam bileşkesidir.
Kendi-kendini yıkan, doğal etmenlerle, geleneksel sanat teknikleriyle ve teknolojik tekniklerle yaratılabilir.
Kendi-kendini yıkma sürecinin arttırılmış sesi, toplu kavrayışın bir faktörü olabilir.
Sanatçı, bilim adamları ve mühendislerle ortaklıklar kurabilir.
Kendi-kendini yıkan sanat, mekanik bir üretim ya da fabrikasyon bir montaj olabilir.
Kendi-kendini yıkan resim, heykel ve yapılar birkaç dakikadan yirmi yıla kadar değişen bir ömre sahip olmalıdırlar. Dezintegraif bozulma süreci tamamlandığında eser mekandan kaldırılmalı ve hurdaya atılmalıdır.

Gustav Metzger
1959

altı çizili manifestolara peşin hükümlü yergiler-l

FLUXUS’U ANLAYAMAMAK

Batı Berlin’deki Karl Marx Meydanı’nda bir adam, elindeki kızıl renkli süpürgeye dayanmış, 1 Mayıs eylemlerini izliyor saatlerce. Sloganlar atılıyor, pankartlar açılıyor, sözde devirler açılıp kapanıyor, eylemler bitiyor. Kızıl süpürgeli adam meydanı süpürüp, süprüntüleri sarı derili torbalara doldurup bir sergi alanının yolunu tutuyor. (Joseph Beuys, Süprüntüler)

60’ların başında bir adam, nükleer silahları protesto etmek amacıyla koca bir naylonu baştan aşağı boyuyor; pardon, yakıyor. “Kendini Yok Eden Sanat” ın kurucusu oluyor. (Gustav Metzger, Acid Action Painting)

Yine aynı dönemde New York’ta bir kadın, dünya barışı için, bir seyirci kitlesine sahne performansı sırasında kıyafetlerini parça parça kestiriyor. ( Yoko Ono, Cut Piece)

Ve niceleri.

Sanatı toplumsallaştırmak gayesiyle eylemliliği ve değişimin sürekliliği savunan, her fırsatta akademizme ve ticarileştirilmiş sanata karşı duran bakışlarıyla bilinir Fluxus insanları.

Dönemin haylaz çocuklarıdır en bilindik tabirle. Ürünleri, etkileri günümüzde de süregelen sanatsal bir devrimin parçalarıdır. Her biri birer manifesto niteliği taşıyan fikirlere sahiptirler. Eserleriyle, -daha doğru bir ifadeyle ‘eylemleriyle’-, kendilerinden sonra ortaya çıkacak birçok sanat akımına öncülük ederler.

Bu aşırı toplumcu fikir/sanat meselesinin kendi benliğini bir noktada aşabilen muhteşem bireyciliğin bir sonucu olduğunu varsayabiliriz. Bu noktada fikir, birey ve toplum arasında özünde pek de kısır olmayan, aksine birbirini besleme ve sömürme üzerine kurulmuş bir döngünün içerisinde buluruz kendimizi. Toplumsal norm diye bir kavramın aslında bireysel normların manipüle edilmiş hali olduğunun ayırdına varırız. Döneminde “uçarı” veya “anormal” diye nitelendirilmiş bu insanların, sanatın bir yaşam biçimi olduğunun ete-kemiğe bürünmüş örnekleri olduğunu yahut anormallik kavramının farklı düşünen iki insanın aynı anda aynı ortamda bulunabilmesinden kaynaklandığını inkar edebilir miyiz?

Daha fazla kafa karışıklığı için burayı ziyaret etmekte fayda var.

oto-yıkıcı sanat manifestosu

 

Regent Street’teki insanlar oto-yıkıcıdır.

Roketler, nükleer silahlar oto-yıkıcıdır.

Oto-yıkıcı sanat.

HH bombalarının damla damla düşüşü.

Kalıntılar ile ilgilenmiyor, (resmedilmeye değer)

Oto-yıkıcı sanat yıkım ile saplantıyı yeniden emreder, bireylerin ve kitlelerin tabi tutulduğu yumruklamaya.

Oto-yıkıcı sanat silah üretiminin mecburi mükemmeliyetçiliğini yansıtır – yıkım noktasının parlatılması.

Oto-yıkıcı sanat teknolojinin kamusal sanata dönüşümüdür. Engin üretim kapasitesi, kapitalizmin ve sovyet komünizminin kaosu, sermaye fazlasının ve kıtlığın bir arada bulunması; nükleer silahların depolanmasındaki artış – teknolojik toplumları yok etmeye yetecek miktardan fazla; makinaların ve yaşamın kişinin akıl yürütmesindeki muazzam dezintegratif etkisi.

Oto-yıkıcı sanat yirmi yılı aşmayacak bir sure içerisinde kendi yıkımına otomatik olarak ulaşacak bir aracı içeren bir sanat. Oto-yıkıcı formların diğer formları manuel manipülasyon içerir. Oto-yıkıcı sanatın, sanatçının dezintegratif sürecin doğası ve zamanlaması üzerinde sıkı bir kontrolü olduğu formları ve sanatçının kontrolünün çok hafif olduğu formları da var.

Oto-yıkıcı sanat üretiminde kullanılan malzemeler ve teknikler: Ahşap. Alçı, Asit, Balistik, Basınç, Beton, Boya, Buhar, Buz, Cam, Çömlek, Damlatma, Doğal Kuvvetler, Elektrik, Elektroliz, Esneklik, Fotoğraf, Geri Besleme, Güneş Enerjisi, Hareketli Resim, Isı, Işık, İnsan Enerjisi, Jet, Kağıt, Kaynak, Kil, Korozyon, Kum, Metal, Nükleer Enerji, Plastik, Radyasyon, Seri Üretim, Ses, Sıkıştırma, Sibernetik, Stres, Su, Tel, Titreşim, Tuval, Yanma, Yapıştırıcılar, Yük.

siber gnosis #2 için çevrilmiştir.

Gustav Metzger ~ 1960