Etiket: google

google arts & culture

google firmasının sahip olduğu veri ile neler yapabileceği ve neler yaptığı tartışmaları bir yana, bu veriyi kullanarak ürettikleri faideli eserleri takdir etmeden de geçmemek gerekiyor. google’ın hakkı google’a ne de olsa. bunlardan bir tanesi de google arts & culture oluşumu. henüz beta sürümünde olsa da dünyanın her yerinden hikayelere ve koleksiyonlara ulaşmanızı sağlıyor ve oldukça kapsamlı gözüküyor. sanatçılar, malzemeler, sanat akımları, tarihi olaylar, tarihi kişiler ve yerler olarak sınıflandırmış. misal 68 olaylarının görsellerine oldukça temiz ve kolay bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. ya da 360 derece virtual reality tecrübesi ile müzeleri gezebiliyorsunuz. buyrun kendinizi kaybedebilirsiniz.

google arts & culture

13 adımda internetten tam olarak kaybolma ve tekrar bulunamama rehberi

1. adım: facebook’a email atın ve hesabınızı silmelerini söyleyin. BÜYÜK HARFLERLE yazın ve onlarca !!!!!! kullanın ki tesadüfen sizin talebinizi göz ardı etmesinler.
2. adım: onlara tekrar email atın ve daha fazla !!!!!! kullanın çünkü kuvvetle muhtemel sizin ilk mesajınızı okuma zahmetine katlanmayacaklar.
3. adım: diğer bütün sosyal medya hesaplarınızı deaktif edin ve silin. deaktif edemediğiniz bütün hesaplarınız için profil isminizi “Luther Blissett” olarak değiştirin.
4. adım: kendi adınızı arama motorlarında bir arayın ve unuttuğunuz hesapları bulun, oralarda biryerlerde baidu, myspace ve friendster hesaplarınız olabilir. onları da silin.
5. adım: arama motorlarından sizinle ilgili çıkan bütün sonuçları silmelerini talep edin. büyük bir kısmının süreci kolaylaştırmak için araçları var. eğer silmezlerse avrupa birliğinin yeni “unutulma hakkı” yasası kapsamında şikayet mektubunuzu gönderin.
6. adım: sizin isminizi ve fotoğraflarınızı içeren sitelerin yöneticilerine ulaşın ve kibarca içeriği silmelerini rica edin. kendilerine rüşvet vermek ve/veya onları tehdit etmek için hazırlıklı olun.
7. adım: en ufak bir haberiniz olmadan sizin online davranışlarınızı takip eden ve bu bilgileri ilgili şirket/kurumlara satan yüzlerce şirket var. bunların büyük bir kısmı sizin database’lerinden çıkmanız için bir opsiyon sunmuyor ve sakladıkları bilgilerini öğrenebilmeniz için bir ücret talep ediyor.
8. adım: email hesaplarınızı hala silmediniz mi? onları da silseniz iyi olur.
9. adım: bir avukat tutun ve fax makinesi satın alın.
10. adım: telefonunuzdan SIM card’ınızı çıkartın ve bir çekiç ile parçalayın. şimdi hızlı hareket edin – telefonunuzu fırlatın ve gittiğiniz yönün aksi yönünde giden bir taksiye binin.
11. adım: gecenin bir yarısı evinize geri dönün ve sadece gerekli olan şeyleri yanınıza alın. herhangi bir kimseye neyle uğraştığınız söylemeyin ve bulunduğunuz şehri günbatımından önce terkedin.
12. adım: artık ne yaparsanız yapın her şey için çok geç olduğunun farkına varın, internet üzerindeki varlığınızdan tamamiyle kurtulmanız için artık çok geç, ve gerçekçi olursak, tamamen kurtulmanız için yapmanız gerekenler söylediklerimizden çok daha fazlası – banka hesaplarınızı kapatmak, isminizi değiştirmek, temsil ettiğiniz şeyin hayali bir izlenimini oluşturan bütün sensörlerin ve kayıt cihazlarının meraklı gözlerinden ve kulaklarından uzak ormanın derinliklerine taşınmak. ve o zaman bile drone’ları ne yapacağız? elbette gelecek yıllarda makineleşme karşıtı küçük kulübelerinizin üstünde paranoyakların algoritmasında çok fazla kutucuğu işaretlediğiniz için sadece sizi gözetleyen drone’lar uçmaya başlayacak. ayrıca farzedelim internet size ihtiyaç duydu? bu olasılığı hiç düşündünüz mü? evet biraz idealistik fakat günümüzdeki bütün bu iğreç ve saçma sanal gerçeklik ortamı tıkanıklığında, ön sıradakiler pek tabii bütün bu anlamsızlığa karşı çıkmaya yardımcı olması, öfkeyi kızgın bir tweet ya da yarısı doldurulmuş başka bir dilekçeden daha verimli bir tarafa yönlendirmesi için sizin kadar düşünceli başka birini kullanabilir.
13. adım: bu yazıyı bütün sosyal ağlarda paylaşın ve 1. adıma dönün.

internet ve sansür – II

evet sevgili sosyete insanları. bir önceki yazımızda sansür nedir ne değildir üzerinden geçmiştik. bu yazımızda da çözüm odaklı olalım kurtuluş yollarından bahsedelim istedik.

DNS nedir, ne değildir artık biliyorsunuz. Google DNS’in engellendiğini de biliyorsunuz. DNS tarafında dikkat etmeniz gereken hususlardan başında DNS’in basit sansüre çözüm olduğu fakat sizin IP adresinizi kabak gibi gösterdiği gerçeği gelir. yani herhangi bir gizliliğiniz yoktur. google gibi şirketlerinde yaptığınız her hareketi kayıt altına aldığı gerçeği vardır. yani aradığınız biraz gizlilik ise aşağıdaki DNS adreslerini kullanmak bir çözüm olmayacaktır. DNS nasıl değişir ki sorusunu bana değil google’a sormanız gerçeğini unutmadığınızı düşünüyorum. buyrun size alternatif DNS sunucusu adresleri;

  • Google DNS: 8.8.8.8. – 8.8.4.4
  • Open DNS: 208.67.220.220 – 208.67.222.222
  • Comodo: 8.26.56.26 – 8.20.247.20
  • Yandex: 77.88.8.8 – 77.88.8.1
  • Norton ConnectSafe: 199.85.126.10 – 199.85.127.10
  • OpenNIC: 216.87.84.211 – 23.90.4.6
  • CensurfriDNS: 89.233.43.71 – 89.104.194.142
  • Public Root: 199.5.157.131 – 208.71.35.137
  • SafeDNS: 195.46.39.39 – 195.46.39.40

son dönemde DNS dışında en çok duyduğunuz şeylerden biri de VPN. VPN’i tüzel bir kişilik ya da bir program olarak gören kişiler ile karşılaştık, hayırlısı olsun. VPN (Virtual Private Network) demek yani sanal özel ağ. VPN ne yapar – VPN iletişimini tümüyle şifreler. devletin ve diğer gözetim aygıtlarının attığı dikizlere karşı sağlam durur, sır vermez. yani internet bağlantınızı en güvenli hale getirme yollarından biridir. pek tabii VPN kullanarak sansürden de uzak durmuş olursunuz – kafanız rahat olsun. fakat burada dikkat etmeniz gereken husus VPN’i nerede aldığınızdır. ücretsiz gördüğünüz ve özellikle özgür olmayan yazılımlar tehlikelidir. kullandığınız VPN üzerinde de her şeyin kayıt altına alınabileceğini unutmayın. kem gözlere şiş‘in önerdiği kaynaklar üzerinden gitmenizi tavsiye ederiz.

unutmamanız gereken noktalardan bir tanesi de DNS olsun VPN olsun bunlar bağlantı hızınızı yavaşlatan şeylerdir. çünkü ulaşmak için kapı kapı dolaşırsınız ekstra yol katedersiniz. dolayısıyla bağlantınız yavaşlar ise ne oluyor demeyin. bu sebeple proxy gibi ekstra yavaş ve riski azaltmayan çözümlerden bahsetmiyorum. iş bu sebeple derdiniz sadece twitter’a bağlanmak zaten sansürlenen diğer siteler ile de işim olmaz, milliyet.com.tr’den çıkmayan insanım diyorsanız. bilgisayarınızın hosts dosyasına aşağıdaki adresleri ekleyin ve en basit yoldan twitter sansüründen kurtulun. hosts dosyası nasıl değişir ki sorusunu da google’a soruyorsunuz.

  • 199.59.150.7 twitter.com www.twitter.com
  • 199.59.148.12 t.co www.t.co
  • 199.16.156.107 mobile.twitter.com
  • 199.59.148.84 pic.twitter.com s.twitter.com
  • 199.16.156.231 api.twitter.com

özetle düz internet kullanıcısı iseniz uygulanan sansürü basit yöntemler ile aşmanız mümkün. dikkat etmeniz gereken en önemli husus ise her gördüğünüz çözüme atlamayın. az biraz araştırın, bir bilene danışın çünkü sansürden kaçmaya çalışırken bütün güvenlik ve gizliliğinizden olabilirsiniz. yıllardır bağırdığımız fakat sesini duyaramadığımız tor browser gibi çözümlerden niye bahsetmiyorsunuz ki diyeniniz olacaktır. bunun için gizlilik temalı üçüncü yazımızı beklemeniz gerekiyor.

duck duck go

duck duck go

duck duck go tamamı ile açık kaynaklı araçlarla yaratılmış arama motoru. en büyük özelliği ise kişisel güvenlik hususunda gösterdiği önem. hiçbir şekilde google’ın yaptığı gibi tıklamaları izlemiyor ve de izlenmesine izin vermiyor. en büyük eksikliği henüz görsel arayamıyor oluşu – fakat burada da geliştirmelerin yapıldığını bildirdiler. bir süredir kullanıyorum ve oldukça da verim alıyorum. siz de kullanın.

duck duck go

 

teknoloji şirketleri nasıl para kazanıyor?

her gün pek sık ziyaret ettiğimiz teknoloji şirketleri değirmenin suyunu nasıl döndürüyoru öğrenmek için güzel bir site. kişisel veri güvenliğiniz açısından önemli bir kaynak.

how do they make money?

 

google’a ulaşım sorununu çözmek için aşağıdaki siteyi kullanabilirsiniz;

milli motor