Etiket: gamsız

mevzu belli

Öfkemden, kızıl, çocuksu öfkemden kaçamadım:
Her zaman kendimi boş yere aldattım:
Tekrar ayaktayım ve neşesi kaçmış bir köpeğim,
Göğsünde ne kadar varsa sönmüş o tutkuyum.
Her şeye rağmen, lanetlendim ve arsızım
Senin için, yaktığım tüm geceler,
Ve senin bile unutmak için uğraştığın
Tüm anılara titrek bir ıslık çalarım.
Şimdi, burada ölmek istemek niye?
Sanki o gece sarhoş olan ben değilmiş gibi…
Ne zaman, nerede ve nasıl?
Unutmayacağım;
Şehre kin kusan bulutlar kadar
Kararmış tüm söylemlerine karşın yine buradayım;
Yatsılar eskiten bi’ mum gibi,
İhtiyarlığımın pişmanlıklarını, umuyorum ki sende saklıdır …
Yakamozlar ve mehtap bile gamsız artık.

2018, Bakire Tapınağı

can sıkıntısı

Bu hayata acele etmeden,
Dünyada hiçbir şey sevilmiyor ki zaten,
beyaz bi’ maskeden bakıyorum
solgun, benekli bu hayata.

İnsanın, “ötekinde” bir amaca ihtiyacı vardır. Hedef yoksa veya harekete geçmek imkansızsa, kişi can sıkıntısı, ıstırap, umutsuzluk, depresyon gibi acı verici birtakım durumlarla karşılaşır. İnsanın, can sıkıntısından ölmemek için figüratif ya da gerçek anlamda amaçlara sahip olması hayati derecede önemlidir. Sıkıntı B. Hubner tarafından ihtiyaçların metafizik ihtiyacı veya hareketin kendisi için harekete duyulan ihtiyaç olarak tanımlanır. Sıkıntı insanı hayvanlardan önemli ölçüde ayırır. B. Hubner’e göre, “insan canı sıkılabilen bir hayvandır”. “… Sıkıntı, insanları genel olarak anlamanın anahtarıdır.”