“Şiir benim tanrımdır!”

Kurulmuş Bebek Bunlardan önce, ah, evet Bunlardan önce sessiz kalınabilirdi Saatler boyunca Ölülerin bakışı gibi sabit bir bakışla Dalınıp kalınabilirdi bir sigaranın dumanında Dalınıp kalınabilirdi bir fincanın şeklinde Halıdaki renksiz bir çiçekte Duvardaki belli belirsiz bir çizgide Kuru el ayalarıyla Perde bir tarafa çekilebilirdi ve görülebilirdi Sokaktaki yağmurun hızla yağdığı Renkli, küçük uçurtmasıyla bir çocuğun

Ev Karadır

kapılar açılmadı, bu dünyaya izinsiz girdik. belki bazılarımız düştü yara aldı. bazılarımız suya düştü, boğuldu. bazılarımız yuvarlandı ama ayağa kalkmasını bildi. kalktı ve erdemle doldu. bu film erdemlinin yaralılara uzattığı iyileştirici eli anlatmıyor. aksine erdemin nasıl soyutlandığını ve soyutlanışın yüzlere nasıl yansıdığını anlatıyor. aynalar asla güzeli yansıtmadı. aynalara kızmayalım, biz tüm kötülüğü, tüm çirkinliği aynanın

furuğ ferruhzad

iranlı bir şair furuğ. sanatın muhtelif dallarına konarak yaşamış bu kimsenin en mühim derdi kadın olmaktı belki de. ya da iran’da kadın olmak demeli. adını zikredince bile insanı hüzünlere gark eden bu kadından bir şiir paylaşalım dedik. “yeryüzü ayetleri” isimli şiir derlemesinin “yeniden doğuş” kısmında yer alan, en az ibrahim tatlıses’in, kadın topukları için olduğu