ACCATONE (DİLENCİ)

Herzamanki gibi geç kalktım, onbire doğru. Biliyorum ki bugün, nasıl denir, kararlı birgün. Heyecandan kendimi kötü hissediyorum, özellikle fiziksel olarak. Yüreğim çarpıyor, midem ağrıyor. Yüzümde, bazı noktaların, özellikle yaşlılığın izlerini taşıyan noktaların bana acı verdiğini hissediyorum. Çalışmaya koyuluyorum. 1944’de yazdığım bir dramı tekrar elime alıyorum. O an için özel anlam taşıyan bir olay. Teselli mi

Portrait of a Lady on Fire Üzerine.

Bazı filmler olur, bittikten sonra dahi hissettirdiklerini devam ettirmeyi başarır ama öyle sizi hüngür hüngür ağlatan türden değildir bu filmler, sinsi sinsi içinize işleyip, uzunca bir süre de sizi takip ederler. Bir şekilde sizi rahatsız edip durur, üzerine bir kaç söz söylemeden onları kağıda dökmeden rahat edemezsiniz, o yükü üzerinizden atamazsınız. Portrait of a Lady

solaris eleştirileri

Dün Sizov, Merkez Komite Kültür Bölümü, Demiçov’un bürosu, komite ve yönetim kurulu gibi değişik mercilerin Solaris’le ilgili yaptığı yorum ve eleştirileri dikte etti. Bu gözlemlerin otuz üç tanesi hakkında tuttuğum notlar var. İşte buradalar. Bunlardan çok var. Bunlardan etkilenmiş olsaydım (bu aslında pek mümkün değil) filmin tümü mahvolurdu. Bu, Rublev’de olduğundan daha absürd oldu. Yorumlar

Mülteci Yansımalar

Göçmen sorunu demografik olarak dünyayı değiştirmeye devam ettikçe bunun sinemada yansıması da en üst seviyeden cevap buluyor. Aki Kaurismäki’nin 2017 yapımı “The Other Side of Hope” ile başlayan süreç, yıl içinde Christian Petzold imzalı “Transit” ve Nadine Labaki imzalı “Capharnaüm” ile devam etti. Üç yönetmen de klişe sayılabilecek bu temayı özgün bir şekilde işleyerek müstesna

VIRIDIANA – 1961

küller pişmanlık ve ölümdür. viridiana, 1961 yılında çekildi. ispanya’da 17 yıl sonra gösterime girebildi. katolik dünyasından ciddi tepki aldı. luis bunuel’in bunu bilinçli olarak yaptığını tahmin edebilecek kapasitedeyiz. dünyanın ne kadar yozlaştığını ve dini bütün kişilerin bile yapabileceklerini alaycı bir şekilde ortaya koyuyor bunuel. yaklaşık 60 yıl sonra hala ders çıkarmadığımız gerçeceğini bir kenara koyuyoruz.