Her Şeyin Sonundayım

Ne istediğimi bilmiyorum artık, kimse bilmiyor. Herkes üstün olmak istiyor, kimden üstün olmak istediğini bilmiyor. Sadece  üstün olmak, birileri tarafından rütbe ile birlikte isminin söylenmesini istiyor insanlar. Artık biz kimiz, kendimiz neyiz bilmiyoruz. Artık sadece ismimizin önündeki sıfatların ne belirttiği önemli. Artık sıfatlarımızın bizi diğer insanlardan ne kadar ayırdığı önemli başka bir şey değil, çünkü

ilk defa her şeyin sonundayım

iki can dost. tezer özlü ile ismail ferit edgü’nün 60’larda başlayan ve tezer özlü’nün vefatından 40 gün öncesine kadar süren mektuplaşmalarından oluşan kitap ferit edgü’nün tezer özlü’nün kanser olduğu haberini alana kadar sürüyor. tezer özlü mektuplarında da ferit edgü’ye “en uzun ve en çok sana inandım.” der. her şeyin sonundayım sel yayınları tarafından yıllar önce yayınlandı. iyi ki

andre breton – nadja

güzellik ya sarsıcı olacak, ya da hiç olmayacak. download . andre breton – nadja (.pdf) Sürrealizmin yazın ve sanat alanında etkisinin görünmediği ender ülkelerden biridir Türkiye. Bir Türk gerçeküstücülüğü hiçbir zaman olmamıştır. Sürrealizmi, sanat alanında, biraz başkaldırı, biraz aykırılık, biraz değişiklik, biraz gerçeküstücülük olarak görenler (aslında onun felsefesinden hiç mi hiç haberi olmayanlar), örneğin Garip şiirini, Sait Faik’in son

Hakkari’de Bir Mevsim

dünya dönüyor, evet. ama belki de burada, bu dağ başında, dönmemesini bilmek daha doğrudur Yönetmeni Erden KIRAL olan filmin senaryosu Ferit EDGÜ’nün Hakkari’de Bir Mevsim adlı romanına dayanarak, Ferit EDGÜ ve Onat KUTLAR tarafından birlikte yazılmıştır. Filmde ilgimi çeken diyaloglar genelde Genco ERKAL ve Erdal DEMİRÖZ arasında geçiyor. Filmin oluştuğu tarihe bakarsak yani 1982 böyle bir

ferit edgü – giden bir kedinin ardından

burada zaman olmadığı için geçen bir şey yok. geçmeyen bir şey de yok. pazartesi yok. cuma yok. yok bile yok. gençliğinde varoluşçulukla ilgilenmiştin. buraya geldiğinde yokoluşçulukla ilgilenebilirsin. şimdiden hazırlan. bizler için öte dünya, orası, sizlerin yaşadıkları dünya. orada yiyip içip, okuyup yazıp, sevişip mevişip, yaşayıp gidiyorsunuz. bizlerse buradan sizleri seyrediyoruz, sessiz kahkahalar atarak. gene yaşadın:

gaye su akyol

antropolog. mai grubunun solisti idi dağıldılar ve toz ve toz içerisinde toplandılar. seni görmem imkansızın da yarısı zaten. kendisi aynı zamanda ressam muzaffer akyol‘un kızı oluyor; geçtiğimiz aylarda ailecek bir sergileri olmuştu. bir takım tabloları, ilüstrasyonları da mevcut. sergi hakkındaki röportajı okuyabilirsiniz ve/veya toz ve toz’un baya detaylı bir röportajını. ya da buyrun siz okumaya devam