Etiket: fenerbahçe

Çocuktuk, top oynardık. Yırtık, patlak, içine paçavra basılmış toplarla koşup dururduk tarlalarda. Çamurda, tozlu arazilerde, yaban otlu çimenliklerde… Günün birinde bir top gelirdi mahalleye. Siboblu, sarı güzel lastikten içliği olan. Dışı boyasız parçalı meşin. Makinayla dikilmiş, dikişleri güven veren bir top gelirdi mahallemize… Lastikçi el pompasıyla özenle sişirirdi topumuzu. Hem överdi hem havasını basardı. Basıldıkça pompa, büyürdü top, yusyuvarlak olurdu. Denerdi şöyle eliyle yerde zıplatarak. Dimdik sekerdi top yukarıya doğru, sağa sola kaymam şut atanı aldatmam der gibi. Sibob bağlanır, ülük meşinin altına gömülürken heyacan, umut ve sevinç son noktaya gelirdi. Biraz sonra Rıfkı’nın arazisine gidilecek, biraz sonra takımlar kurulacak, biraz sonra mahallede maç yapılacak… Ama o son anda hep biri çıkardı öne. Şöyle şişmanca, gözlüklü, kırmızı yanak, büzük dudaklı. Hep bir memnuniyetsizlik yüzünde. Bu çocuk hiç mutlu olmazdı. Züccaciyeci Vehbi’nin oğlu, Aziz mi, Adnan mı bişeydi adı… Bu çocuk bizi hep aşağılardı. Yukarıdan bakardı, bıdı bıdı hep bişeyler mırıldanırdı. Bu irice, güzel kazaklı, mahalledeki tek spor ayakkabılı çocuk topun sahibiydi ve Fener’liydi…

Benim adım Zeki’ydi, öbür kavruk arkadaşımın adı Ahmet. Ama o bize hep kara derdi. Ahmet’i arada bir affeder kaleye geçirirdi ama beni hiç sevmezdi, hiç affetmezdi. Kara derdi, sen dışarıya… Ne Ahmet, ne öbür arkadaşlarım Vehbi’nin oğluna hiç itiraz etmezdi. Takımlar yapılır, kaleler kurulur, oyun başlardı. O sarı içlikli, dışı boyasız makina dikişli top bir öbür kaleye uçardı bir Ahmet’in kalesine. Yağmur da yağardı bazen, çocuklar yağmurda top oynardı. Çocuklar yağmurda mutlu, çocuklar yağmura hiç aldırış etmeden ıslanırken ben uzaktan onlara bakar hayaller kurardım. Niko’yu düşünürdüm, Sanlı’yı, Vedat’ı düşünürdüm. Ama en çok da kör Tuğrul’u. Kör Tuğrul’a hayrandım, hastaydım…Cikletlerden çıkan fotoğraflarını kimse beğenmediğinden ben yerlerden toplardım…

Sonunda bir gün dayanamadım, gözlüğü okulda yakaladım. Bak gözlük dedim o topla ben de oynayacağım, senin takımını istemiyorum zaten, zaten iyi oyuncuları seçiyorsun, gol yiyince değil diyorsun, atmadığın golleri yazıyorsun, bari karşı takımda oynayayım, oynatmazsan topunu keserim dedim. Nah kesersin dedi bana, iyi o zaman dedim. O gün bir bıçak aldım evden. Kale arkasındaki yokuşa gidip bekledim. Top auta ilk gittiğinde de yakalayıp kestim. Hem de ülüğünden, hem de bir daha tamir olmamacasına…

O günden sonra böyle çok top kestim. İçim yana yana çok top patlattım. Kırmızı yanaklı, büzük dudaklı çocukları çok ağlattım. Çok da dayak yedim ama, çok şikayetçi geldi kapımıza.. Ben böyle böyle büyüdüm, oyuna böyle dahil oldum. Böyle böyle karardım, böyle Beşiktaş’lı oldum…

zeki demirkubuz

bedava lig tv izle

merhaba sevgili o veya bu şekilde digiturk çalışanı ya da ücretsiz maç izlemeye çalışan arkadaş. öncelikle maç izlemeye gelen vatandaşı fazla üzmeyelim, linkin burada mevcut değil. fakat maç saatinde google üzerinden arama yapmak yerine maçların yoğun olarak tartışıldığı forumlara ve sözlüklere göz attığın takdirde özel mesajdan çeşitli linklerin paylaşıldığını göreceksin. boşuna google ile uğraşma.

gelelim sevgili çalışana. biliyoruz sen de emir kulusun, yıl sonunda alacağın terfi ve maaş zammına bakıyorsun. yazacağın raporda şunları da içermeni tavsiye ediyoruz ve bir takım sorularımız var;

  • 321 milyon dolar ödeyerek süper toto süper ligi maç yayın haklarını satın aldığınızı belirtiyorsunuz. bu yüzden illegal yayın yapan vatandaşlara karşı savaştığınızı ekliyorsunuz. mevcut sistemin serbest piyasa olduğunu sanırım hatırlatmamız gerekiyor. siz ihaleye girdiğinizde arkanızda siz alın abi biz sizden satın alacağız diyen bir kitle yoktu. halkınızdan destek almadınız. danışmanlarınızın gazına bu kadar gelmeseydiniz. bu agresifliğinizin sebebi işlerin iyi gitmemesi olduğu biraz kampanyalarınızı erken başlatmanızdan belli.
  • dertleri o değil ki olayın yasallığı diyecekseniz, biz de farkındayız. fakat saçma sapan sansürleme yoluna gitmek yerine acaba biz nerede yanlış yapıyoruz diye düşündünüz mü? donan görüntü ve binbir zahmete rağmen vatandaş hala izlemeye çalışıyorsa ve sizden satın almıyorsa acaba fiyatlarımız mı sıkıntılı diye düşündünüz mü? digiturk web tv servisinin ücretlerinde düzenleme yaptığı takdirde emin olun kimse kalitesiz ve sıkıntılı ve kesilmeme garantisi bulunmayan sitelerden o maçı izlemeye çalışmaz. kendim ve etrafımdan genelliyorum.
  • o kadar para dökülmesine rağmen maç yayını içerisinde ekran görüntüsünü bozarak, oraya buraya sıkıştırdığınız reklamlar ile tüketicinizi hiç düşündünüz mü? tüketicinizin sizi neden beğenmediğinin farkında mısınız? sizin isteğiniz ile düzenlenen fikstür sizi yeterince tatmin etmiyor mu?
  • lafı fazla uzatmadan sadede gelelim. düşünülmesi gereken onlarca şey varken blogspot’u engelleyerek her şeyin çözüleceğini gerçekten düşünüyor musunuz? düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, hala düşünüyorsanız interneti türkiye’de yasaklatın çünkü link paylaşımını durduramayacaksınız.
  • yasaklama başvurusunu diyarbakır’da yaparak büyükşehirlerde gelebilecek itiraz başvurularını engellemeye çalışmanız acizlik değil mi?
  • bu başvuruyu yapmadan önce google ile muhtemel çözümler için görüştünüz mü? adamlar biz illegal içeriği destekliyoruz mu dedi?
  • bu karar için şikayet başvurusu yaparkan sadece illegal dağıtım yapan siteleri mi listelediniz yoksa bütün blogspot mu dediniz? yasal olmayan içeriği kapattırmak ne derece saygılı, hangi kamuoyuna saygıyla duyuruyorsun?
  • zaten sevilmiyorsunuz, iyicene nefret edilir konuma geldiniz. isterseniz yeni bir araştırma yaptırın internet kullanıcılarını baz alarak.
  • ayrıca kusura bakmayın ama malsınız, olayın kamuoyuna yayılmasını sağlayarak dreambox ve web üzerinden maçların izlenebildiğini bilmeyen büyük bir kitleye bunu tanıtmış oldunuz.
  • ve siz tüketiciler; olayın çözümü basit. #blogumadokunma yazmanın yanında digiturk aboneliklerinizi iptal etmeniz yeterli bir cevap olacaktır.

online maç izle, spor toto süper lig maçları, izle, ücretsiz, canlı, lig tv, digiturk, beşiktaş, yayın, maç, galatasaray, fenerbahçe, derbi, bedava, beleş, izle, seyret, gör, öğren, digiturk naber?, niye hala okuyorsunuz? peki, trabzonspor, gol, izle, bursaspor, bedava, lig tv, hala mümkün.

en büyük taraftar

Fenerbahçe mi?
Galatasaray mı?
Beşiktaş mı?
Yoksa Trabzonspor mu?

Haydi futbolseverler… Turkcell Süper Ligi’de yer alan tüm takımların taraftarları…
Yıllardır sorulan sorunun cevabı bu sayfalarda yine sizin oylarınızla belli olacak.
Yapmanız gereken tek şey, tuttuğunuz takımı yazıp 2829’a mesaj atmak.
Bu anket sonucunda taraftarı en büyük olan kulüp ortaya çıkacak.
Anket 13 Şubat tarihinde sona erecek.
Sonuçlar her hafta salı günü Hürriyet Spor’da olacak.

süpersonik gazeteler sıfatı içinde her daim yer alan hürriyet, yıllardır arzuladığımız şeyi gerçekleştirmiş. en büyük taraftarı buluyormuş. metinde önce ilgi sıralarına göre dört büyükleri sıralayan gazete ulan diğer takımlarda atsın para kazanırız ekiki diye düşünerek işi futbolsevere çevirmiş ama hala turkcell süper lig’de kalmış. taraftarın büyük olması için takımın süper lig’de yer alması gerekiyormuş bunu öğrendik. yöntem yine mesaj yöntemi, iyi para geliyor sanırım bu işten vazgeçen çıkmadı henüz. tribüne takılıp şu olaya mesaj atacak bir tane adam tanımıyorum ama kullandıkları görsel de mesajı da vermişler; “ölesiye haykırdık, bir mesaj mı atmayacağız!”

hayat ne tuhaf gazeteler filan.

türk edebiyatında futbol

turgut çeviker hazırlamış. can yücel, nazım hikmet, rıfat ılgaz, aziz nesin, cemal süreya, islam çupi, enis batur … içerikli 50 kadar şair ve yazarın eseri mevcut. abidin dino’nun çizimleri ise ayrı bir güzel. okuması çok keyifli. her kütüphaneye lazım.

türk edebiyatında futbol

ayrıca, cemal süreya’dan babı hakkı yazısı, isteyenler;

Şükrü’nün köşe vuruşu. Top döne döne, hiçbir oyuncuya değmeden kaleye giriyor. Fenerbahçe kalecisi Cihat Umarsız. Gol! Dönem, Beşiktaş’ın ve “emsalsiz” Hakkı’nın dönemi. Ama o golden sonra Baba Hakkı’nın sahanın bir yerinde Şükrü’yü kıstırdığı görülür: “Atacaksan doğru dürüst gol at!” Kornerden doğrudan atılan golde bir raslantı rüzgarı da sezmiş olacak… Ya da niçin kızmışsa işte,

İkinci bir olay Hakkı Yeten’i daha iyi açıklar. Suat Mamak’ın tanıklığı: Suat Galatasaray’dan Beşiktaş’a transfer olmuş. Ama son bir şampiyona maçı var iki takım arasında. Suat’lı Galatasaray çok etkili bir oyunla Beşiktaş’ı yenip şampiyon oluyor. Maç sonunda Beşiktaş soyunma odasına giren Suat’a şöyle diyor Hakkı Yeten: “Çok iyi oynamasaydın buraya giremezdin.”

Vodina’lı Hakkı. Son tulumbacı.

Tehlikeli melek. Altın yürekli ve çıkarsız haydut. “Yenilmez Armada”nın azıcık boydan kısa kaptanı. Lise yıllarında birçok kez seyretme olanağı bulmuştum Baba Hakkı”yı. Fenerli olduğum için çok ürkerdim ondan. Gittiğim Hakkı”lı maçların hemen hepsini kaybettik. Taş gibi adam kalmış belleğimde. Kendisi de anlatır anılarında, futbolun yanı sıra barfiks, güreş, boks da yapmış. Ama asıl heybeti hızından, inanılmazı gerçekleştirebilmesinden geliyordu.

Granit amatör. Elini beline koydu mu karşısındakilerin işi bitik.

1910 doğumlu. Halıcıoğlu Askeri Lisesi”nin kart öğrencisi. 9. sınıfta profesyonel de oldu. Diyelim ki profesyonel. Transfer ücreti de şu: Sivil lise giderleri (tramvay bileti, vb) kulüpçe karşılanacaktı.

Baba… Doğan Koloğlu”nun “baba” kavramı için getirdiği yorum çok ilginç. Ona göre Hakkı Yeten”in “baba”lığı “şambabalığı ve parababalığının uzlaşmaz karşıtıdır.” Gerçekten Hakkı”nın “baba” sanında bir yiğitlik, bir özveri de saklı ki hemen hiçbir futbolcuya nasip olmamış. Beşiktaş takımının tarihsel görüntüsünü de açıklar. Daha neler var bu adda: Hocalık, şövalyelik, tok söz, kurumlaşmış ağabeylik… Daha, daha: Sıkı denetim, içinde ürkü bulunmayan saygı, son ânı hiçbir zaman gündemden düşürmeyen gizilgüç, uyluğuyla top alan bıçkınlık, şıklığı dışlamayan sert oyun.

Ve kahraman şımarıklığı… Tribünlerdeki aykırı gösterilere, hatta belki kimi zaman hakeme karşı donunu indirip orasını da gösterebilmiştir. Sarışın bayan gazeteciyi Şükrü Enişte”ye havale ettiğini sezdirmiştir. Ama “Baba” imgesindeki büyük karizma her zaman çirkin görünmesini önledi onun.

Baba Hakkı hem başkan, hem kaptan, hem oyuncuydu. Aynı zamanda da seyirci. Hakemin ürküttüğü tek futbolcu da o oldu sanırım.

Beşiktaş”ın Mao Zedung”u.

Beşiktaş”a ne kaldı ondan? Tek kişiden kalabilen en çok şey… Bugün, Fenerbahçe”yi zaman içinde var olmuş birçok oyuncuyu yan yana koyarak tanımlayabiliriz. Galatasaray”ı da. Beşiktaş”ı ise yalnız onu düşünerek de açıklayabiliriz. Bu bir olay. Mutlaka bir adı olmalı.

Bulaşıcı güç.

İkinci devrede 6 gol atarak ve attırarak bir maçı 6-3 alabilen kaptan.

Beşiktaş, sermayesi insan olan bir kulüp. O yarattı bunu.

Bir Recep, bir Mehmet Ali, bir Lefter, bir Can, bir Metin… Bunları tek tek sanatçılar olarak anımsıyor kişi.

Baba Hakkı ise bir kurum gibi, bir ordu gibi, bir okul gibi… Tuhaf şey, çok büyük buluyorum, ama tek başına düşünemiyorum onu. Maksim”den, Kristal”den, Novotni”den, başka eğlence yerlerinden çıkmazmış. O yanını ise hiç düşünemiyorum.

Şükrü”sünü bulmuş bir Hakkı benim için çok büyük şey.

Beşiktaş bugün gerçek bir spor kulübü. Galatasaray daha da sağlam bir spor kulübü. Fenerbahçe ise bir türlü kulüpleşemedi. Beşiktaş”ınkini burada biraz da Baba Hakkı geleneğine bağlayamaz mıyız? Beşiktaş”la özdeşleşen ad. Yöneticilik, genel kaptanlık, başkanlık ve onursal başkanlık da yaptı kulüpte. Kulübüne böylesine damga vurmuş başka sporcu var mı ülkemizde?

Kurtuluş Savaşı tadı var Baba Hakkı adında. O da var.

Şemsiyesi koskoca bir palto. Çok da uzun geliyor ona.

23 Nisan 1989

 

29.11.08 – 19:00

vurduğumuz gol, dahke‘ye de selam olsun. ge-li-yor-uz.

günah çıkartma

genç fenerbahçeliler (gfb) günah çıkarmış;

itiraf ediyoruz kullanıldık, ancak değiştik, değişmeye devam edeceğiz.

yazının tam metnini gencfb.org‘da bulabilirsiniz. tribünle az çok ilgilenen bir çok insanın bildiği bu durumun resmileştirilmesidir bu yazı. benzer yazının tarihlerini ve isimlerini değiştirerek diğer tribün gruplarına gönderseniz altına direk imza atabilirler kanımca. dönen bu rantın üzerine karşılıksız seviyoruz demek ne kadar inandırıcı?

futboldan zaten soğuduk, birkaç yıl içinde tribünden de tamamen soyutlanacağız gibi gözüküyor.