Metanın fetişleştirilmiş gösterisine karşı fanzinler: Dog Juice #2

Yarattığı şok etkisi gereği, alımladığı form, sanatın kendisinden önce gelir. – Walter Benjamin Baudrillard, tüm dünyayı insanlığın henüz hiçbir düşünce biçimi tarafından bozulmamış olduğu başlangıç noktasına geri dönmeye ve dünyayı yeni baştan kurmaya davet ediyor (Adanır, 2010: 34). Bu geri dönüş, “attualita” — “güncellik” düşüncesini, zamandan geri kopartma ile mümkün olabilir. “Zamana Aykırı Bakışlar” adlı

fanzinler ihtiyaçtır!

Birçok zine’ler sıkıcıdır. Bunu söylemek zordur ama birçoğu gerçek birer çöptür. Herkesin bildiği mevzuyu Theodore Sturgeon açıklar: “Herşeyin %90’ı saçmalıktır” Birçok insan Sturgeon’un söylediği bu cümleyi genelde yanlış anlar. O, esas anlamda %10’dan bahsetmektedir. Ona göre bu %10 için ölmeye bile değer. Ben ölüyorum işte! ve zine’ler (telafuzu “zinler,” “fanzinden gelmektedir) kesmek-biçmek-yapıştırmak, kendi kendine basılan

Bütünüyle Kuşkudayız

Kilisenin kör karanlığında cadı avı ile başlayan bir süreç, günümüzde klinik psikolojik uygulamalarla devam ediyor Szasz gibi anti-psikiyatrlara göre. Bu çokça tartışmalı konuyu deşmek değil niyetim ancak engizisyon ile karşılaştırılan uygulamaların çok geçmişte kaldığı günümüzde dahi akıl hastalıkları ile toplumların ilişkisi hala primal düzeyde. İşte bu ahval ve şerait içinde hayat bulmuş ve kült mertebesine

DANIEL CANTRELL

Çalışma sürecin ve yaptıklarına ilişkin bizleri biraz aydınlatabilir misin? Çizgi roman yapıyorum, çizimler ve foto-manipülasyonlar. Yaptığım işin niteliği, harcadığım zamana ve moduma göre değişiyor. Çoğu zaman çizimi ve tüm yüzeyi renklendiriyorum. Bazen de yüzeye farklı bir sayfadan kopardığım kağıt parçalarını yapıştırarak katmanlar yaratıyorum veya daha çok fotoğraf işlerimde olduğu gibi farklı bir çizimden kestiğim parçalarla

arabeskfanzin

bitirim bir tavırla girmeyi elbette isterdik, lakin serde kadınız. kadınlığın verdiği naifliğe defalarca yenilmiş duygusal balıklarız. her ne kadar müslüm dinliyor olsak da, otobüsteki kızınçantasını dakikalarca dikizleyecek kadar adam zıttıyız. bu işe kalkıştığımızdan beri, yaklaşık 2 senedir, günün 5-6 saati adamız. başının üstünde çatı değil, gökyüzü taşıyanlardanız. ganyan bayiinin önünde küfrettiğinin daha sabahında kuşlarını yemleyen

Tomas

Bunu sarılmak say, Tomas ne düşünür bilmiyorum gerçi kimki -ki Tomas? Tokat doğumludur belki tavanları alçak bir meyhanede, emekleyerek garsonluk yapıyordur 12000 mg tabakları on eliyle taşıyordur. kolları yanmıştır belki, beline kadar kütüphanedir. üçbeş gram kitapları tozunu alıyordur, on burnuyla kokluyordur. Tomas ispanya hayal eder, o sırada seni dinlemiyordur. saçları sana oksijen sağlıyordur. ne bileyim.