Etiket: facebook

mike campau – kendisini dijital sanatçı olarak sınıflandırıyor. kendisini tanıtma biçimi hoşumuza gitmese de antisocial adını verdiği seriyi başarılı bulduk. gündelik hayatın bir parçası olmaktan öteye geçen “sosyal medya” servislerinin gerçekliğini ıssız ortamlarda yansıtmış. bakarken bu platformlarda geçirdiğiniz vakti sorgulamanız dileğiyle. bu yazıya sosyal medya servisleri aracılığıyla ulaşanlara da selam olsun.

antisocial

feys

geçtiğimiz aylarda washington post facebook’un 2 milyar kullanıcısının tamamından ve doksan-sekiz (98) ayrı veri noktasından bilgi topladığını duyurdu. bu 98 veri noktasında etnik kimliğiniz, geliriniz, net değeriniz, evinizin değeri, anne olup olmadığınız, çocuklarınızla ne kadar ilgilendiğiniz, evli olup olmadığınız, ne kadar krediniz olduğu, ramazan ayıyla ilgilenip ilgilenmediğiniz, arabanızı ne zaman aldığınız gibi şeyler var.

peki nereden ve nasıl facebook bu kişisel bilgileri topluyor diye düşünüyorsunuz? ya da bazı şeylere yok canım imkansız diyorsunuz fakat gayet de mümkün. öncelikle gönüllü olarak verdiğiniz bilgiler var – ilişki durumunuz, yaşınız, mezun olduğunuz okul vs. ayrıca gönderdiğiniz tatil fotoğrafları, bebeğinizin fotoğrafları ve mezuniyet fotoğrafları var. işin muhtemelen şaşıracağınız tarafı bu fotoğrafları sizin kendinizin yüklemesi gerekli değil: facebook’un yüz tanıma sistemi kalabalıklar içerisinden sizi seçebiliyor. facebook ayrıca sizi internet üzerinde “beni takip etme” seçeneğini seçmenize rağmen takip etmeye devam ediyor. mesela bir kullanıcı facebook “like” butonu olan bir websitesine girdiğinde facebook bunu biliyor – siz de birçok sitede bu butonun olduğunu biliyorsunuz. (merak etmeyin etilen’de yok)

facebook ayrıca dünya üzerindeki 5 bin veri komisyoncusundan kişisel bilgiler satın alıyor ve mağazaların sadakat kartlarından, garanti bilgilerinden, eczane kayıtlarından, ödeme bilgilerinizden ve sömürülmeye hazır 10 milyon kişisel veri setinden faydalanıyor. bazı belediyeler de kişisel veri satıyor – oy verenlerin kişisel bilgilerini, motorlu araç kayıtlarını, ölüm bildirimlerini, icra bildirimlerini ve şirket kayıtları gibi. teoride bu kadar bilgi facebook tarafından sadece özelleştirilmiş reklamlar aracılığıyla istediğimiz ürünleri satın almaya yardımcı olmak için kullanılıyor ama aslında hepsi facebook inanılmaz paralar kazansın diye reklam verenlere satılmak amacıyla toplanıyor.

bu veriler ile neler yapılabileceği konusunda hayal gücünüzü geniş tutmanızı tavsiye ederiz. mesela bugün çıkan bir haberde facebook intikam pornosu ile mücadele etmek için kurban olabileceği endişesi taşıyan kullanıcılardan şirkete çıplak fotoğraflarını göndermelerini istediği belirtildi. durumun trajikomikliğini arkadaşlarınızla facebook messenger üzerinden tartışabilirsiniz.

hepinize mutlu paylaşımlar. etilen’in facebook sayfasını takip etmeyi de unutmayın, zira algoritmalarını biraz sapıtabilir.

13 adımda internetten tam olarak kaybolma ve tekrar bulunamama rehberi

1. adım: facebook’a email atın ve hesabınızı silmelerini söyleyin. BÜYÜK HARFLERLE yazın ve onlarca !!!!!! kullanın ki tesadüfen sizin talebinizi göz ardı etmesinler.
2. adım: onlara tekrar email atın ve daha fazla !!!!!! kullanın çünkü kuvvetle muhtemel sizin ilk mesajınızı okuma zahmetine katlanmayacaklar.
3. adım: diğer bütün sosyal medya hesaplarınızı deaktif edin ve silin. deaktif edemediğiniz bütün hesaplarınız için profil isminizi “Luther Blissett” olarak değiştirin.
4. adım: kendi adınızı arama motorlarında bir arayın ve unuttuğunuz hesapları bulun, oralarda biryerlerde baidu, myspace ve friendster hesaplarınız olabilir. onları da silin.
5. adım: arama motorlarından sizinle ilgili çıkan bütün sonuçları silmelerini talep edin. büyük bir kısmının süreci kolaylaştırmak için araçları var. eğer silmezlerse avrupa birliğinin yeni “unutulma hakkı” yasası kapsamında şikayet mektubunuzu gönderin.
6. adım: sizin isminizi ve fotoğraflarınızı içeren sitelerin yöneticilerine ulaşın ve kibarca içeriği silmelerini rica edin. kendilerine rüşvet vermek ve/veya onları tehdit etmek için hazırlıklı olun.
7. adım: en ufak bir haberiniz olmadan sizin online davranışlarınızı takip eden ve bu bilgileri ilgili şirket/kurumlara satan yüzlerce şirket var. bunların büyük bir kısmı sizin database’lerinden çıkmanız için bir opsiyon sunmuyor ve sakladıkları bilgilerini öğrenebilmeniz için bir ücret talep ediyor.
8. adım: email hesaplarınızı hala silmediniz mi? onları da silseniz iyi olur.
9. adım: bir avukat tutun ve fax makinesi satın alın.
10. adım: telefonunuzdan SIM card’ınızı çıkartın ve bir çekiç ile parçalayın. şimdi hızlı hareket edin – telefonunuzu fırlatın ve gittiğiniz yönün aksi yönünde giden bir taksiye binin.
11. adım: gecenin bir yarısı evinize geri dönün ve sadece gerekli olan şeyleri yanınıza alın. herhangi bir kimseye neyle uğraştığınız söylemeyin ve bulunduğunuz şehri günbatımından önce terkedin.
12. adım: artık ne yaparsanız yapın her şey için çok geç olduğunun farkına varın, internet üzerindeki varlığınızdan tamamiyle kurtulmanız için artık çok geç, ve gerçekçi olursak, tamamen kurtulmanız için yapmanız gerekenler söylediklerimizden çok daha fazlası – banka hesaplarınızı kapatmak, isminizi değiştirmek, temsil ettiğiniz şeyin hayali bir izlenimini oluşturan bütün sensörlerin ve kayıt cihazlarının meraklı gözlerinden ve kulaklarından uzak ormanın derinliklerine taşınmak. ve o zaman bile drone’ları ne yapacağız? elbette gelecek yıllarda makineleşme karşıtı küçük kulübelerinizin üstünde paranoyakların algoritmasında çok fazla kutucuğu işaretlediğiniz için sadece sizi gözetleyen drone’lar uçmaya başlayacak. ayrıca farzedelim internet size ihtiyaç duydu? bu olasılığı hiç düşündünüz mü? evet biraz idealistik fakat günümüzdeki bütün bu iğreç ve saçma sanal gerçeklik ortamı tıkanıklığında, ön sıradakiler pek tabii bütün bu anlamsızlığa karşı çıkmaya yardımcı olması, öfkeyi kızgın bir tweet ya da yarısı doldurulmuş başka bir dilekçeden daha verimli bir tarafa yönlendirmesi için sizin kadar düşünceli başka birini kullanabilir.
13. adım: bu yazıyı bütün sosyal ağlarda paylaşın ve 1. adıma dönün.

kırık çizgi

kırık çizgi

kırık çizgi etilen’in topraklarından olan eskişehir’den çıkma bir grup ve pek tabii ki dostlarımızdan oluşmakta; ezgi gedik (klavye, piyano, vokal), atacan yücel (bas, vokal) murat tülek (davul, klavye, vokal). kendilerine selam olsun diyoruz. 2003 yılında kurulan grubun 2004 yılında ilk demosu olan sözümüz yok‘u elimize aldığımız an gözlerimiz önündeyken, grup üyeleri farklı şehirlerde farklı üniversiteleri kazanmalarına rağmen beraber müzik yapmaya ara vermediler. istanbul, ankara ve eskişehir’de konserler devam etti; biz de katılabildiğimiz kadarında vardık bu konserlerin. ardından 2008 yılında 13 şarkıdan oluşan cd formatında albümleri geldi. türkiye’de kendi çabalarıyla bastıkları bu güzel albüm, yine kendilerinin yaptıkları t-shirtler ile birlikte satıldı. bu albümün hırvatistan’da da basıldığını hatırlatmakta yarar var. albümle yetindiklerini sanıyorsanız yanıldınız; 2010 yılında 7″ plak formatındaki ep’leri mirimari ile yoluna devam eden kırık çizgi, son dönemde de aktifliklerini kaybetmeyip başta peyote olmak üzere konserlerini vermeye devam ederken bu yılki efes one love‘da da yer aldılar.

yaz döneminde biraz dinlenelim sonra bomba gibi dönelim diyen kırık çizgi sizin. buyrun dinleyin.

kırık çizgi – 2008

1. jonathan & güvercin
2. evvel zaman
3. nereye
4. yumak
5. koza
6. karmaşa
7. m.y.
8. esnek
9. bugün
10. soğuk
11. hissiz
12. çöpmüş meğer
13. sözümüz yok

download. kırık çizgi – kırık çizgi

mirimari – 2010

1. mirimari
2. pardon
3. eski

download . kırık çizgi – mirimari

teknoloji şirketleri nasıl para kazanıyor?

her gün pek sık ziyaret ettiğimiz teknoloji şirketleri değirmenin suyunu nasıl döndürüyoru öğrenmek için güzel bir site. kişisel veri güvenliğiniz açısından önemli bir kaynak.

how do they make money?

 

yine mi viraliz, yine mi feym

etilen’in yeni bir içeriği ile sosyal medyayı sallayıp “#iğrençespriler”, “#diyenleolur”, “#karşılıklıtakipedenlerburaya” topiklerinin ardından tivitırda tt olmadığı gün neredeyse yok. feysbukta ise aldığımız laykın, üst üste yapılan paylaşımların ardından içeriğimizin milyarlarca kişiye ulaştığını hergün görüyoruz. başarımızın sırrı için peşimizde koşan boyalı basına bir çok kez “ahaha” dememize (r)amen röportaj talepleri çığ gibi yağıyor. süpersonik sosyal medya uzmanı sayın serdar kuzululuoğlu bile programına davet etti (bu ciddi). yayınladığımız videolar ise viral olmanın ötesine geçti, an itibariyle tek rakibimiz asi stayla.

böyle bir ortamda baskılara daha fazla dayanamayıp – her daim mazlumdan yana olmamızın da etkisiyle – bu rakamlara nasıl ulaştığımızı açıkladığımız video’yu aşağıda izleyebilirsiniz. türkiye dışındaki hayranlarımızı da düşünerek ingilizce hazırlamak zorunda kaldık – sori. soru ve sorunlarınız için her daim iletişebilirsiniz.