Menü Kapat

Etiket: eylem (sayfa 1 / 3)

Global Uprisings


Taksim Commune: Gezi Park And The Uprising In… by globaluprisings

ülkenin görmüş olduğu ve muhtemelen görebileceği en güzel isyanlardan olan “gezi” her toplumsal hafızayı ilgilendiren olayda olduğu gibi her geçen yıl daha da az hatırlanıyor ve unutulmaya devam ediyor. olayının öneminin yanında nasıl susturulduğu ve etkinsizleştirildiğinin de tartışılması gerekiyor diye düşünüyorum. üstte görmüş olduğunuz video’da aynı dönemde çekilmiş ve çok bilinmeyen görüntülerden oluşuyor ki görünürlüğünün artması gerektiğine inanıyoruz. ardından bu nadide kanaldan dünyadaki diğer önemli isyanlara göz atmayı da ihmal etmeyin.

global uprisings

sevin, sevilin, sevindirin, sevişin

etilen sosyete “eylem” seanslarında bugün sevmek fiili üzerinden neler yapabileceğinizi öğreniyorsunuz. olumsuz olanlarından uzak durmanız ve neyzen tevfik’e kulak vermeniz dileğiyle;

zevkine payidar-ı yoktur bu işin
sevişin gençler sevişin

#BillionPeopleMarch

tarihin akışını biz değiştireceğiz.

kanadalı pek sevdiğimiz ve desteklediğimiz dergi “adbusters” dünyanın çeşitli bölgelerinden doğrudan eylem gruplarıyla işbirliği içerisinde 19 Aralık 2015’te #BillionPeopleMarch adında yeni bir sivil itaatsizlik günü çağrısında bulundu. an itibariyle paris’te toplanmış bulunan COP21 zirvesi’nde (birleşmiş milletler iklim değişikliği sözleşmesi taraftar toplantısı) yaşanan iklim krizine bir çözüm bulunamayacağını ve birkez daha dünya liderlerinin ve korudukları sistemin bizi felakete sürükleyeceğini biliyoruz. dolayısıyla online olarak bir araya gelecek aktivistler mevcut küresel ekonomik düzeni sona erdirmek için sokaklara çıkıp çeşitli global eylemlerde bulunacaklar; 19 aralık günü başlayacak hamle ile birlikte statükoyu mümkün mertebe bozup global dünya düzenini yeniden şekillendirme gayretiyle.

basit bir eylem çağrısı olarak yorumlayabilirsiniz, fakat “occupy wall street” hareketi arkasında da aynı grubun olduğunu belirtmekte fayda var. ayrıca aşağıda izleyeceğiniz video’da gezi parkından görüntüleri sevindirici iken diktatörler arasında pek tabii tanıdık yüzler göreceksiniz. ülkemiz sınırları içerisinden de destek bulması dileğiyle.

billion people march – world revolution?

düşünce?

Düşüncenin teorik bir spekülasyondan başka bir şey olarak düşünülmesi koşuluyla, düşünmenin eyleme geçmek olduğunu her zaman düşünmüşümdür. Düşünce dille bağlantılıdır, bildirimlerle bağlantılıdır ve bildirimler eylemlerdir, bunlar öncelikle performatiftir; düşünme daima istençle ilgilidir, bir “radikal pasiflik” deneyimini yasalaştırsa bile. Aynı zamanda, “Ne yapmalıyım?” sorusunu taahhüt altına almayan hiçbir gelecek düşüncesi yoktur. Düşünmek yapmaktır. Bu, konuşma olmaksızın düşünme olmadığını; performatif ifadeler, olaylar, vaatler olmaksızın konuşma olmadığını; bu tür vaatlerin gerçek olan koşullarda kaydedilmezlerse vaat olmadıklarını hatırlatarak farklı biçimde söylenebilir. Bugün tamamen açık olduğu üzere, en uylaşımsal teorik söz edimleri mantığı bize, performatifin yalnızca özgül bir bağlama kaydedildiğinde, yalnızca belirli uylaşımları dikkate aldığında, vb. çalıştığını anlatır. Doğru düşünce olayları üreten, bu yüzden sıradan dilin şeylerin pratik ya da tarihsel gerçekliği olarak adlandırdığı şeye kaydedilen performatif bir dil olmakta başarısız olamaz.

Düşünce, dünyada bir etkiye sahip olan şeydir. Düşünceyi kuran şeye ilişkin bu kavrayış, bugün aşırı hırslı. Çağdaş düşünce, sorun ister teknik sorunu, ister ulus-devlet, demokrasi, medya vb. sorunu olsun, sürekli göndermede bulunduğumuz mevcut küreselleşme sürecinden başka bir şey düşünemez. Bu düşünme türü abartılı biçimde hırslıdır, aşırı yalın olması gerekse de. Dünyadaki  fiili gidişata ilişkin tartışmamız, bir büroda teybe kaydedilen bir söyleşinin sınırları içinde gerçekleşiyor bahanesiyle, az sayıda insan tarafından okunacak bir akademik dergide yayımlanacağı bahanesiyle, bu durumda bütün bunların fazlasıyla yalın olduğu bahanesiyle, bu abartılı biçimde hırslı düşüncelere çok yalın bir biçim vermekten vazgeçilmemeli. Aksini yapmak, düşünce sorumluluğundan vazgeçmek olur. Dahası abartmanın, incir çekirdeğini doldurmayabileceği de kabul edilmelidir. Elbette bu, bütün eylemlerin kaderidir. Aynı zamanda bir eylem olmasından, eyleme karşı olmamasından dolayı düşünce, aynı kaderi paylaşmalıdır.

Bu sorumluluğun yalın olduğu bahanesiyle, bunun etkilerinin hesaplanamaz olduğu bahanesiyle sorumluluğumu terketme hakkına sahip değilim; insan kendi sorumluluğunu hesaplayamaz, bu yüzden sorumluluğunun pekala hiçbir etkisi olmayabilir, neredeyse hiçbir etkisi. Acil bir duruma tepki olarak, yapabileceğimi yaparım. Çok şey de yapabilirim, çok az şey de, hatta hiçbir şey yapamayabilirim -ne olursa olsun, boşuna yapılacaktır bahanesiyle bir şey yapmaktan vazgeçme hakkına sahip değilim. Bu, bizzat sorumsuzluktur.

Değerlendirmelerde bulunmak için, düşünceye nüfuz edilmelidir -burada düşünce ve eylem arasında hiçbir ayrım yoktur; değerlendirmeler, düşüncenin eylemleridir. Her kim politik seçimini haklılaştırmaya ya da -bilimi, felsefeyi ve tekniği aşan bir düşünme anlamında- düşünce olmaksızın, bu makinada düşünmeyi gerektiren şeyi düşünmeksizin politik bir hattı izlemeye çalışırsa, bu kişi gözümde politik açıdan sorumlu değildir. Bu yüzden düşünceye gereksinim duyulur, eskisinden daha çok düşünmeye gereksinim duyulur. Hiçbir kaçış yolu yoktur. Sorumluluklara hazırlanmak için, her şeyden önce aşırı tutkulu olan şeyi yalın olarak düşünmeye devam ederek, yanlış anlaşılma riskinin gerçekten göze alınması gerekir.

Jacques Derrida

Etilen Sunar: “Joy Division” // kargART gösterim

Etilen kargART salonunu işgale devam ediyor. Şubat ayında Grant Gee’nin 2007 yapımı Joy Dision belgeseli ile perdemizi aydınlatacaklar.

Yetmişli yılların sonunda Manchester’ın kurşuni havasından yükselen Joy Division’ın hikayesini tv görüntüleri, fotoğraflar, haber bültenleri ve Genesisi P-Orridge, Pete Shelley ve Anton Corbjin gibi tanıkların anlatımları ile belgeleyen yapım görselliği ile de Joy Divison’ın yarattığı sese sadık kalmayı başarıyor.

Joy Division / Grant Gee / 2007 / 93’ / İngiltere

Gösterim ücretsizdir, Etilen’in gösterim sırasında, öncesinde, sonrasında çeşitli materyaller dağıtma hakkı saklıdır ve evet 18 yaş sınırı vardır…

facebook . Etilen Sunar: “Joy Division” // kargART gösterim

buy nothing day

buy nothing day, yani hiçbir şey satınalmama günü. adbusters tarafından başlatılan bir hareket. black friday döneminde gerçekleştiriliyor. kendilerini uzun uzun anlatmıştık, okusanız iyi edebilirsiniz. ülkemizde böyle bir günümüz henüz olmasa da yakında olacağı aşikar. bu haftasonu siz de yapabilirsiniz, hiçbir şey satınalmayın ve yaşamın farkına varın.


“bugün, insanlık net bir seçim ile karşı karşıya: dünyayı kurtar ve kapitalizmi yok et, ya da kapitalizmi kurtar ve dünyayı yok et.” – fawzi ibrahim

kapitalizmin yerleşik değerlerine – ekonomi sürekli büyümeli, tüketici ihtiyaçları her zaman tatmin edilmeli, anlık hazlar bir zorunluluk – meyadan okunmadan günümüzün devasa sayko-finansal-eko krizini onarmamız mümkün olmayacak.

bu meydana okuma son derece kişisel. kapitalist sistemin her parçasının sizi boyun eğmeye zorladığı bir dünyada direnebilir misiniz? reklamcılar sizi gece ve gündüz avlarken kaçabilir misiniz? bu black friday, bu kocaman, absürd ve yıkıcı kapitalist makine size karşı tek bir hedefle gelecek – bozulmuş sistemin batmasını engellemek için ihtiyacınız olmayan boku kredi kartınızın limitine kadar harcayarak satın almanızı sağlamak. bu yüzden onlar “buy” dediğinde sen “nothing!” diyebilecek misin?

buy nothing day ise kişisel dönüşümüzünü kışkırtmak için bir efsane… gerçek yaşamın ne olduğunu birden hatırlamaya başladıkça… radikal güçlenmenin yükselişini ve hayatınıza gelen garip bir sihri hissedeceksiniz.

28/29 kasım günü 60 ülkeden milyonlarca insana katılın ve nasıl hissedeceğinizi görün.

ardından, buy nothing day sornası, bir sonraki adıma geçin… nesiller boyu, yılbaşı ticari güçler tarafından gaspedildi…. bu yıl, hep birlikte geri alalım.

ve bunu yaparken neden oyun oynamıyorsunuz!? posterler asın, kredi kartı kesme partileri organze edin ya da mahallenizdeki alışveriş merkezine yılbaşı zombisi olarak yürüyün.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.