çöl düşleri – III

ÇARPANLARINA AYIRMA Zaman zaman matematik problemi çözüyorum. Perspektifi kaybetmemek için. Ucuz şeyler. Kitapçılardan bir önceki yıla ait hazırlık kitapları satın alıyorum. Eski müfredat. KPSS. YGS. ALES. DGS. Büyülü kısaltmalar. Haramilerin mağarasına açılan kapıların anahtarları. Geriden takip ediyorum. Yoldayım ama. Nihayetinde sorular halen yanıtsız öyle değil mi? Bir sigara yakıp kanepeye uzanırım genelde. Çay. Kitaplar kucağımda.

yeni fikirler

İnsan kendini hep farklı, anlaşılmaz, kabul görülmez hisseder yeni bir yola girince. Belki destek görememe korkusundandır belki de kişi henüz kendi kabul edememiştir. Belki de haklıdır; anlamayanlar, karşı çıkanlar, dalga geçenler olur. Ama herkesin bir frekansının tuttuğu belki aynı mesele için koşan belki de yürekten yüreğe bağ kurduğu biri mutlaka vardır. O insanlara güvenmek gerekir.

yaşasın modern yaşam

Aşıkların elinden sazlarını alıp, gitarlar tutuştururlar. Türküleri unutturur, tatsız tuzsuz Halukleventler, Cemkaracalar, Barışmançolar yaratırlar. Malraux bir kitabının bir yerinde diyordu ki, “eşitlik olamaz peşinde olduğumuz, üstte olanın alttakiyle eşit olmayı kabul etmesi değil. şu fransızların bulduğu gibi birşey olması lazım… kardeşlik!” Misyonerlerden arta kalan yangın yerine antropologlar gittiler. Saygı duyduklarından değil, enteresan bulduklarından. Belki de

okumaya devam