fazla demokrasisi olan var mı?

evet bir demokrasi serüveninin daha sonuna geldik, hesap vermesi gerekenler sandıktan hesap verdi, milli iradeye saygı duyduk. bunu yaparken oy veren kesimin ne kadarı demokrasi konusunda bilinçliydi kanımca ciddi bir soru işareti. okullarda test sınavlarında sorulması amacıyla bize öğretildiği kadarıyla tanımı gereği demokrasi halkın kendi kendini yönettiği sistem. yani bu ne demek, bütün vatandaşlar birbiriyle

çoğunluğa karşı azınlık

Eğer yaşadığımız zamanın eğilimlerine dair bir özet yapacak olsaydım, Nicelik derdim. Çoğunluk, kitle ruhu her yerde baskın ve niteliği yok ediyor. Bütün hayatımız olan üretim, siyaset ve eğitim niceliğe dayanıyor, sayılara. Bir zamanlar yaptığı işin niteliği ve zorluğundan gurur duyan işçi beyinsiz, yetersiz ve isteksiz bir kişiyle değiştirildi; şeylerin niceliklerine bakan, kendisine değer vermeyen ve

emma goldman . dans edemeyeceksem bu benim devrimim değildir

emma goldman, ya da herkesin bildiği adıyla “kızıl” emma; evlilik insan doğasına aykırıdır, esas olarak kadınları baskı altında tutmaya yarar ve bir kurum olarak kadınların cinselliklerini özgürce yaşamlarını engeller… kadın ile erkek arasında aşkla kutsanmamış, doğal olmayan her türlü birlik fuhuştur. kıskançlık ise, aşkın meyvesi olmaktan ziyade, erkeklere seks tekeli kurmayı sağlayan bir bahanedir… teizm

ateizmin felsefesi

Ateizm Felsefesi’nin yeterli bir açıklamasını yapmak için, İlahi Varlık [ing. Deity] inancındaki, ilk günlerinden bugüne gelinceye kadar yaşanan, tarihsel değişimleri ele almak gerekli olacaktır. Ancak bu, bu makalenin kapsamı dahilinde değildir. Ancak Tanrı, Doğaüstü Güç, Ruh, İlahi Varlık veya Teizm’in [Tanrı’ya inanma] özünün ifadesini bulduğu diğer terimlerin zamanla ve ilerlemeyle birlikte giderek daha fazla belirsizleştiği

emma goldman: fevkalade tehlikeli bir kadın

İş isteyin, iş vermezlerse ekmek isteyin. Ekmek vermezlerse, ekmeğinizi alın. emma goldman. kendisini anarşik kızlarımızın feysbuk pırofil pikçırlarından ve ara ara muhakkak paylaşılan “dans edemeyeceksem bu benim devrimim değildir.” lafından tanıyorsunuz. fakat bu iki başlıkla sınırlı değil elbet. 1869-1940 yılları arasında yaşayan goldman anarko-feminzim’in kurucusu olarak kabul edilir. evlilik sözleşmesine yönelik eleştirileri ve doğum kontrolünün