Maldoror’un Şarkıları

“Bu uslu coğrafyada işte böyle kasaba bandoları olmazsa bugünkü gibi uslu şiirler yazılır…” diyordum. Postadan Maldoror’un Şarkıları çıktı! Lautremont? Ama ben işe Sait Faik’le başlayacağım, ne haber?Evet, Maldoror’un Şarkıları’nı 1952 ya da 1953’te Türkçede ilk gündeme getiren, -nedense bu olgu, kitabm Önsöz’ünde belirtilmemiş-,Sait Faik’tir. (Seksoloji Yıllıkları) “Orada, çiçeklerle çevrili ağaçlıkta, çimenlerin üzerinde, kendinden geçmiş hünsa

kıyı bucak

Cemal Süreya – Biliyor musun, ilkokulda ben adımdan, soyadımdan, okulumdan, mahallemizin adından, sokağımızın adından utanırdım. Düşün: Adım Cemalettin, soyadım Seber (ki anlamı yok, herkes yanlış anlıyor); Pürtelaş Mahallesi’nde oturuyoruz, sokağımızın adı da: Tavukuçmaz … Okulum da ahşap bir yapı; A, B, C, diye şubeleri olmayan çok küçük bir okul. Pürtelaş’ın anlamını da bilmiyordum. Yıllar sonra

Ece Ayhan – Yalınayak Şiirdir

1. Biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük kardeşim Emrazı Zühreviye Hastanesi’ne kapatıldı anamız Adıyla çalışan ermiş Sirkeci kadınlarındandır Şeker atar hâlâ mazgallardan Cankurtaran’da Acı Bacı’nın acı bilmez uçurtma çocuklarına Yıl sonu müsamerelerine kimler çıkarılmaz? 2. Velhasıl onlar vurdu biz büyüdük kardeşim Babamız dövüldü güllabici odunlarla tımarhanede Acaba halk nedir diye düşünür arada işittiği Dudullu’dan tâ Salacak’a koşarak

ece ayhan – zambaklı padişah

IX Duyduk ki , bir daha Kuş getirmek sınıfa intihar olmuş cezası Hal ve gidiş tüzüğünde Biz kuşları tutmuyoruz ki Kapıda koyveriyoruz Dönüp onlar ceplerimize giriyorlar N’apalım? Ekim 1981’de Ankara’da Kağan Ofset Basımevinde basılmıştır. zambaklı padişah kitabı ece ayhan’ın yort savuldan sonraki şiirlerini kapsamaktadır. ilginizi çekeceğini sanıyoruz. download . ece ayhan – zambaklı padişah .pdf

Ece Ayhan – “İktidarı Sevmezdi”

Müslüm Batuk: Sayın Ece Ayhan, istiyorum ki bu konuşma bir röportajdan çok bir sohbet gibi olsun. Siz, ben ve okuyucular arasında. “Görmemek ve şiir”, “duymamak ve şiir”, “konuşmamak ve şi­ir”… Bu kavramlar bir arada size ne çağrıştırıyor, neyi ifade ediyor? Ece Ayhan: Bakın aklıma ne geldi. Uzun zaman önce, ben Sultantepe’de otururken Üsküdar’da gözleri görmeyen

Hadisebilim

Bir şeyi ise söyliyemeden geçemiceğim; sözgelimi Doğu’da bir adam tabancasını, tüfeğini göstermemek için çarşaf da giyebilir, peçe de takabilir. O zaman ona kadın mı diyeceğiz! Anadolu’da bir deyiş vardır, “dişi konuşacaksın”. Bu deyimi İstanbul kabadayıları da kullanırlar. Doğruyu söylemenin birçok yolu vardır; kimi zaman doğrudan doğruya söylersin ve bu zülfiyara dokunur, hemen kargınırsın; kimi zaman