Menü Kapat

Etiket: download (sayfa 1 / 30)

mütecaviz

“hiçbir şeyi” anlatmanız gereken bir sabaha uyandığınızda yanı başınızda bekleyen çalar saatin ısrarından bahsetsek, soğuk ve gayet resmi bir yuvarlak masa toplantısında ütü kokan kravatınızı düzeltmek için bir bahane bulmaya başlayabilirsiniz. fakat hayatımıza bunun kadar karışık bir şekilde girmeyen gerçeklerimiz var. aşk, sevgi, para,ihtiras,gözyaşı, entrika veya komedi içermeyen ama sinirlerimizi asıl yıpratan ve bağırarak konuştuğumuz, inandırmak istediğimiz, doğru olduğunu bildiğimiz halde uzun cümleler kurarak kafamızı karıştırdığımız erişebildiğimiz bilincimizin bize bahsetmediği en yakın arkadaşı, psişe.

inanması güç. bizden beslenen, açıklarımızı bilen, uyumlu kolektif ve tamamen saydam. jung’a göre, ki daha profesyonel bir yaklaşımla bilinç dışının, bilince asla çıkmayacak bir yanı. asıl soru onun varlığı değil, hastalıkta sağlıkta iyi günde kötü günde yanımızda olan psişemizin varlığından bugüne kadar neden haberdar olmadık? ya da nefesimizi paylaştığımız bu şey gerçekten bizim gangster tarafımız mı? birkaç kelimenin altını çizerek bu rüyadan uyanmanın, çocukluğumuzda hep inandığımız perili eve girmenin aslında kötü bir fikir olmadığını görebiliriz. dillerimize pelesenk olmuş, kişiliğini kaybetmiş, aslında asil fakat düşmanlar tarafından işgal edilmiş ilk sözcük ‘ego’. bu kelime ince detaylar içeren bir da Vinci tablosu değil, aksine Leonardo di ser Piero da Vinci’nin ta kendisidir. vücudumuzun bilgi birikim ve duygu deposu, kendi İsviçre bankamız, hazinemizdir. dış sesin verdiği uyarıları, iç sesimizi dinleyerek filtre eden bir karar mekanizmasından, fazla üstüne gitmek istemiyorum fakat gerçek ile düş olanı ayırt eden psişenin bize en yakın yüzü ve küçük kısmıdır. aslında sözde tatmin edilmek dışında bizi biz yapan, birden çok işi ayıklayıp kararı bize bırakan yol arkadaşımızı biraz tanımak insanda sorgulama hissi uyandırıyor.

gerçekte insan kişiliğinin farklı yönleriyle bütünleşmek için çaba göstermez. zaten bir bütün olarak doğmuştur ve hayatı boyunca yeni boyutlar katmaya çalışır. onu bölmek isteyenlerle de bir savaş içindedir. ortak bir bilinçten beslenen bilincimizin, sakin ve kendinden emin bir şekilde egomuzda filtre ettiği ve bir isim vermekte zorlandığımız bu anda bize duygu, düşünce ve imgeleri seslerle anlatan sanata, müziğe kulak vermekten kendini alıkoymamalı sosyete insanı.

algılar anılar düşünce ve duygulardan oluşan prototipimize yakıştırdığımız maskelerimize farkında olduğumuz aşikar fakat bunu kendimize itiraf etmekte zorlandığımız ya da aksine, yüzleşip karşılaştığımız zamanlarda çıktığına inandığım bir hiç ve bir kimseyle sizi baş başa bırakıyorum.

Library Genesis

bu yazıyı paylaşın – halka açık yerde okuyun – yazıcının etrafında bırakın. yazdıklarınızı paylaşın – bir kitabı dijitalleştirin – dosyalarınızı yükleyin. bilgilerimizin yok olmasına izin vermeyin. kütüphanelere önem gösterin – metada’ya önem gösterin – yedeklemeye önem gösterin. çiçekleri sulayın – volkanları temizleyin.

library genesis. sanal alemdeki en güzellerden. 2 milyondan fazla kaynak içeriyor. pek tabii ücretsiz, pek tabii kolaylıkla indirebiliyorsunuz. türkçe içerikler de mevcut. kütüphaneyi geliştirmek için siz de katkıda bulunursanız seviniriz zira boş vakitlerimizde biz upload yapıyoruz.

library genesis

ece ayhan – zambaklı padişah

IX
Duyduk ki , bir daha
Kuş getirmek sınıfa
intihar olmuş cezası
Hal ve gidiş tüzüğünde

Biz kuşları tutmuyoruz ki
Kapıda koyveriyoruz
Dönüp onlar ceplerimize giriyorlar
N’apalım?

Ekim 1981’de Ankara’da Kağan Ofset Basımevinde basılmıştır.
zambaklı padişah kitabı ece ayhan’ın yort savuldan sonraki şiirlerini kapsamaktadır. ilginizi çekeceğini sanıyoruz.

download . ece ayhan – zambaklı padişah .pdf

todd may – şiddetsiz direniş

insanlar tökezledikleri vakit devlet yardımından yararlanamayacaklarının bilincindeyse, muhtemelen baskıdan ziyade korkuyla hareket ederler. bu durumda kişi, elindekileri muhafaza etmek ve böylelikle de toplumda diğerlerine katkıda bulunmaktansa kendi kaynaklarını kendi güvenliği için kullanmak zorunda kalır. dolayısıyla bu korku, toplumsal dayanışmayı aşındırır; bireyciliğin artmasına katkıda bulunur. insanlar başkalarını ortaklaşa toplum yoldaşları olarak değil, kendi imkanları için rekabet eden kimseler olarak görerek imkanlarını buna göre idareli kullanır.

çevremizi saran ve hayatlarımıza nüfuz eden çok sayıda baskıcı kurum ve faaliyetleri nasıl alaşağı edeceğimizi sormak yerine, altlarını nasıl oymamız gerektiğini sormalıyız diye bitiyor kitabımız. yine ismini vermek isteyen bir takipçimiz tarafından iletildi. siz de isminizi vermeden paylaşmaya devam edebilirsiniz zira muhakkak okunması gerekenler listesinde.

todd may – şiddetsiz direniş (.pdf)

e-kitap arşivi – 2

ismini vermeden arşivini paylaşmak isteyen bir güzeli insanı daha önce size aktarmıştık. cesaret bulaşıcı olduğu gibi paylaşmakta pek tabii bulaşıcıdır. başka bir güzel arkadaş oldukça düzenli ve başarılı bir biçimde bu sefer karşımızda. çok seveceğinizi biliyoruz. afiyet olsun.

arşiv – yandex.disk

Güzel sanatların bir dalı olarak cinayet

İtiraf etmem gerekir ki Quincey ve kitabı ile ilk karşılaştığım ve hatta ilk okumamda beni fazla heyecanlandırmadı. Ancak ikinci ve üçüncü okumalarım sonrası kitabın beni savurduğu iklimler inanılmazdı.

Ayrıca şu altta ki kısım Quincey’nin daha kimleri etkilendiğine örnektir

“Biraz de Quincey karıştırdım ve bunca zaman onu okumamış olmakla neler kaçırdığımı fark ettim. Sen de hemen herhangi bir yazısını ya da kitabını bulup başlamalısın…”
– Vladimir Nabokov, Edmund Wilson’a bir mektubundan

“De Quincey’e o kadar çok şey borçluyum ki, bu borçların sadece birkaçını anarsam sanki başka borcum yokmuş gibi zannedilir diye korkuyorum.” – Jorge Luis Borges

Fazla uzatmayarak kitabın indirme linkini bırakıyorum şuraya. Afiyet olsun.

download . Thomas de Quincey – Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet (.pdf)

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.