Ranterlar

Ranter kelime anlamı olarak palavracı, yüksek atan tip anlamına geliyor. Gruba neden bu şekilde bir isim verildiği bilgisine şahsen ulaşamadım ve bilen var ise umarım paylaşır, tahminim mevcut otorite tarafından böyle adlandırıldıkları fakat kendilerinin de hoşuna gittiği yönünde. İngiltere’de 1649-1660 arası bir döneme gidiyoruz, yani “Commonwealth” dönemine. Türkçe olarak “İngiliz Milletler Topluluğu” olarak ifade edilen

Korku Hakkında

İnsan ve düşünce, yazdıklarımız ve rüyalarımız, psikiyatrinin bizle ilgili tanımladığı şeyler ve evrenin içindekiler – tüm bunlar çeşitlilik gösteren, cevaplarını ilahi veyahut bilimsel olarak vereceğimiz sorulardır. Peki, rüyanın tanımı tamamen başka bir dünyaya aitse ve bedenimizde kabul ettiğimiz ruh, aslında sadece beyin ise; bu neyi değiştirecektir? Belki bir şizofrensiniz ya da manik depresif ne fark

pier paolo pasolini – gramsci’nin külleri

seçim yapmıyorum çünkü. Savaş ertesinin yıkımında, bir şey istemeden yaşıyorum: loş utancında bilincimin -tepeden bakan, umarsız bayağılığından tiksindiğim- bu dünyayı severek… Pier Paolo Pasolini’nin en önemli şiiri sayılan, dinle ideolojiyi, destansı bir lirizmle bağdaştırmayı başardığı ve Viareggo Ödülü’nü kazanmış, Gramsci’nin Külleri (1957); faşizmin yıllarca zindanlarda çürüttüğü, büyük düşünür Antonio Gramsci’ye adanmıştır. Bir başka marksist manifesto

kötü söz söyletilen kavanoz projesi

güzel söz söyletilen kavanoz, kötü söyletilen kavanoz, bilim, tübitak ve sözün bittiği yer. not: şaka değil. Ben sitenizde paylaşılan https://etilen.net/kotu-soz-soyletilen-kavanoz-projesi/ videosundaki kızım. Sözkonusu haber tamamiyle bir manipülasyon olup şahsımı, okulumu, proje arkadaşlarımı ve öğretneblerimi ve başta TÜBİTAK’ı hedef almaktadır. Sözkonusu video İKİ YIL ÖNCESİNE AİTTİR ve KENDİ OKULUMZDA yapılan bir BİLİM FUARIDIR. Bir YARIŞMA DEĞİLDİR

okumaya devam

Pazar Ayinleri – 6. Mektup

Apartman Boşluklarında Unutulmuş Tanrılar Üzerine Ustalıkla anlatılmış öyküleriyle efsunladılar sizi. Işıltılı kelimeleri, karizmatik kaybedenleri, düşerken bile façayı çizdirmemeyi başarabilen kahramanlarıyla. Karton kapakların arasına sıkıştırılmış yol hikayeleriyle. İç içe geçmiş renkleriyle. Melodileriyle. Fısıltılarıyla. Olur olmaz her köşe başında burun buruna geliverdiğiniz anıtlarıyla bağladılar ayaklarınızı. Yağmurlu Pazar sabahları kurguladılar sizin için. Kalın battaniyeler. Kadife sesli cılız şarkıcılar

andrey tarkovski – şiirsel sinema

Batı’da bir başyapıtı başyapıt kılan nedir? Bu konuda ne söyleyebiliriz? Daha Rönesans zamanında? Bu hep, insan ruhunun binlerce arzuyu dile getiren çığlığı olmuştur: bakın ne kadar mutluyum, bakın ne kadar mutsuzum, bakın nasıl acı çekiyorum, bakın nasıl seviyorum, bakın ne belalarla çevrelenmişim, bakın kötülüğe karşı nasıl mücadele ediyorum, bakın kötülüğün ağırlığı altında nasıl mahvoluyorum, bakın nasıl galip çıkıyorum. Başka bir deyişle, ben,