Varoluşa Kırgınlık

Olmasını istediğim için öyle: Büyük bir yük hissediyorum, Zayıfım eğer söylersem tek nefeste. Nereye düştüğümü bilmiyorum. “Yeter, bırak, buna ihtiyacım yok.” Tüm çiçekler ve tüm ağaçlar, Topraklarına bir ihtilal için imkân ararlar. “Müzik yapmıyorsun! Bu sesten nefret ediyorum.”* Salt anlamıyla: Ne yapmalıyım bilmiyorum. Ne etmeliyim bilmiyorum. Gerçekten, avazım çıktığı kadar, bilmiyorum.   spotify (türkiye’de açılıyor)

Halk ve İktidar

Kafedeyim, oturuyorum. Kimsenin beni yargılamayacağını düşünerek. Oturup izliyorum düşüncelerin birbirlerini takip etmesini, insanların düşüncelerinin. Biri diyor ki: -Ben eşimin istediğini yapacağım, eşim diyor ki, işine fazla zaman ayırma. Ötekisi diyor ki: -Ben ailemin dediklerini yapacağım, ailem diyor ki seni bu düzende ne kurtaracak ise onu yap. Oysa ben kendime diyorum ki ben ne istiyorsam onu

kralın adamları

Dil sorunu, varolan yabancılaşmayı ortadan kaldırmaya çalışan güçlerle, onu sürdürmeye çalışanlar arasındaki mücadelenin odağında bulunur ve bu mücadelenin yer aldığı alanların hiçbirinden ayrılamaz. Kirlenmiş havanın içinde yaşadığımız gibi, dilin de içinde yaşıyoruz. Mizahçılar ne derse desin, sözcükler oyun oynamıyor. Ne de, düşleri saymazsak eğer, Breton’un sandığı gibi sevişiyorlar. Sözcükler iş yapar: yaşamın egemen örgütlenme biçimi

ekolojinin kızıl hattı

bazı yeşiller (onlara dindarlar diyeceğim), insanın doğal süreçlere müdahalesinin sebebi sanki insanların kötülüğüymüş, sanki “iyi yürekli doğa ana”ya sevgiyle muamele etmek gerekiyormuş gibi bir mantık yürütüyorlar. bu budalalıktır. bütün canlı varlıklar doğaları gereği doğayla mücadele halindedir. hepsi yer, yutulur ve birbirlerini yenilgiye uğratırlar. hepsi de çevreleri üzerinde etkide bulunur, bu çevreden beslenerek onu değişikliğe uğratır.

porque amar y cantar eso cuesta*

Becho, kemanını, ölmek üzere olan küçük bir çocuğu yanaklarından öper gibi çalar. Çünkü bundan ibarettir yaşamı; ezgilerin içinde uçuşup giden zaman ve ağaçlar. Becho, aşklarını da kemanını çalarken olduğu gibi, tutkuyla yaşar ve sadıktır hep.  Budur onun için başlangıç çizgisi iki kişilik bir yaşamın; tutku ve sadakat. Tıpkı kemanıyla arasında olduğu gibi. Becho, ölüme hazırlıklıdır her an.

Solidarity! Revolutionary Center and Radical Library

ülkemizde fanilanın fan’ı ebenizin zin’i günlerinden gelip zine gibi zine görmekte zorlandığımız gerçeğini kabul ederek ve üzgün olduğumuzu belirterek yazıya başlayalım. fakat moralinizi bozmaya da niyetimiz yok “solidarity! revolutionary center and radical library” ya da türkçe seslenecek olursak “dayanışma! devrimci merkezi ve radikal kütüphanesi” archive.org üzerinde açık erişime sunulan güzelliklerden bir tanesi. tek amaçları bilgi paylaşımı