okyanusta 10 saat

tatile giden var gidemeyen. gidenler tatilin tadını çıkartmaktan ziyade instagram’a nasıl koyarım mücadelesi verirken, gidemeyip bu mücadelenin sonuçlarını görenler kendilerini fomo aromalı bir moral bozukluğu içerisinde bulmaya devam ediyorlar. neyse konumuz bu değil. hem gidenlere, hem gidemeyenlere, kalabalıkta kaybolanlara, sıcaktan nefret edenlere ve sinirlerine hakim olamayanlara bbc earth güzelliği harika bir rahatlama fırsatı. 10 saat

deniz

Deniz çoğul niteliklidir, hareket eder, yoğundur ve iç tutunumu vardır. Çoğulluğu sonsuz sayıdaki dalgalara dayanır. Dalgalar denizdeki insa­nı her yönden kuşatır. Dalgalann hareketlerinin aynılığı boyutlarının farklılığına mani değildir. Dalgalar hiçbir zaman büsbütün kıpırtısız değildir. Hareketlerini dışandan esen rüzgâr belirler; dalgalar rüzgârı emriyle şu ya da bu yöne çarparlar. Dalgaların yoğun iç tutunumu kit­le içindeki insanın

evet evet

tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu tanrı maymunu yarattığında uyuyordu zürafayı yarattığında sarhoştu uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı ve intiharı yarattığında bunalımdaydı senin yatakta uzanmış halini yarattığında ne yaptığını biliyordu sarhoştu

hayatın anlamı

Hayatla ilgili ilk algılamam, onun devinim içinde olduğu, yükseldiği ve annemin kalbinde çarptığı olmuştu. Daha sonra babamın aklının ışığına bıraktım kendimi. Gözlerimi kapadığımda dünyanın döndüğünü hissedebiliyordum. Elimi uzattığımda kaygının nefesini duyumsayabiliyordum. Kanımın içindeki sınır onların sevgisi, parıldayışları ve uyumsuz dualarıydı.

Zaman hepimizin aç kurtlarını hızla yaratıyormuş gibi onların anlayışından kaçtım. Deniz bir camdı. Gökyüzü ölçülemez bir yol.

Onların bilgilerinin gösterdiğine göre ben, zincirlenmiş olarak özgürce seyahat ediyordum. Ve soru sorabilme yetkisine minnettar kalarak, benden önceki herkes gibi sorguladım: Benim işim ne? Neden varız? Bütün cevaplar farkındalığın acısını, boşluğu ve eğlenceyi üretiyordu.

Durgunlukta avlanmak, acı çekmek şafakta
Tanrının huzurunda eğilmek, zarafeti yönetmek
Boşluğu ortaya çıkartmak, ruhları kaçırtmak
Bir çocuğu kaldırmak

Asılı duran,
Cennetin sesinin
Bir kuş gibi cıvıldadığı
Gökyüzüne.

Patti Smith / 1992

bulut mu olsam

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

nazım hikmet