YUVARLAK

etrafında eller, hisler, ayaklar, zihinler; hangisi katil, hangisi ressam, yasadışı?bedeni toprağa çok yakın, çimin kokusunu duyuyor, donakalmış bir pişmanlığı eritiyor, başına taş düşmesini bekliyor, ağaçların arasında dönüşüyor. sık sık, kısa kısa, kafasını sallayarak, beynini kaynatarak, canındaki yangında kaybolarak; uzanıyor parkta. herkese olması gerektiği kadar uzakta. çimler ellerini kelepçeledi.çok eski bir korsan torunu belki, belki küsmüş

CEVAP YOK GECE VAR

Yerinde durmayan örümceğim.Ağ ördüğüm yok.Ve takip edenler, karşımda dikilenler, sağımı solumu kör edenler, üstümü altımı gölgeleyenler dışında hiçbir yola engel değilim.Gecenin dölleri değiliz ve gece cinsel uzvumuz değil.Ağaç durmuyor, göğe uzanamıyor, dokunamıyorum, dokunamıyor.Toprak mısın, ışık mısın, duvar mısın, kaos musun diye soruyor yirmi birinci ses.Gece piyanistin avuçlarında inliyor. Islık çalınıyor delice ve bu ağaçları güzelleştiriyor.Katiller

Z E L

Nefesin içinde sarhoş. Köpek olmak isteyenler. Kuş olmak isteyenler. Nefesin içinde sarhoş. Güvercin ayaklarının özel bir adı olmalı. Martıların ani geri dönüşlerinin. Karınca sayıklamasının. Ağlamaya ramak kalınan halin. Avlanmış balık çırpışının özel bir adı olmalı. Beklenen ve gelmeyen terenlerin. Avuçta taş gizlemenin. Avuçta tohum gizlemenin. Avuçta aşk gizlemenin özel bir adı olmalı. Kuşların göç etmediği

Kanarak Ormanın Gözleri Kapanıyor

… .. . k a n a ra kbu hep eksik bir sürgün. paçasız ve yakasız. ağaçların arasından dalgaların kalbine ; bir suskuyu oluşturamıyorsun. bir suskuyu konuşturamıyorsun. güneşin dediğinden yoksun. güneşin deliliğinden yeksin. bayrakların yoksul şarkısı içinde varlık kemiren gölge kahraman gece açıyor. gördün. direklerini boyamayacaktın ve mahalleleri boğmayacaktın. denizle konuşmayacaktın ve saçların hiç uçuşmayacaktı.

FOS

Emir veremiyor, emir alamıyor. Kekemeler ilgisini çekiyor, topallar, körler, dilsizler. En ağır işlerde işçiler, seyyar satıcılar, kusanlar, açlığı ve uykusuzluğu göğüsleyenler. Gece vakti mesaiden dönenler, sabahın köründe işe gidenler ilgisini çekiyor. Kuşlar mutlu ediyor, sokak çiçekleri, ağaçlardan sarkan türlü böcekler. Simsiyah boş lekeler, sürekli renk yer değiştiren bulutlar, ağır ağır ilerleyen trenler ilgisini çekiyor. Silik

SOYOS

Kafataslarında bir kuş sesini duyuramıyor. Koyu bir dervişin beyninin içinde, saatler, günler, belki yıllar geçirebilirim. Hiçbir kapıyı açamıyorum. Sarhoş değilim. Hiç ayık olmadım. Bir seyyahın ayakları altında ezilmek isterdim. Bir insanın kasıkları arasında sıkışıp boğulmak. Soluğum yok ne yaşamaya ne ölmeye. Unutmak isterdim, hatırladığım bir şey yok. Uzak ya da yakın yok. Ayaklarım var, adım

okumaya devam