aciz demokrasi

demokrasi “şölenleri” yaşadığımız günümüzde, temel sav demokrasilerin bütün toplumu temsil ettiği, dolayısıyla bütün toplumun uygun bir şekilde temsil edileceği ve günümüzün en mükemmel siyasal sistemi olduğunu ifade eden cümleleri yüzlerce kez okudunuz. 2013 yılında seçimler sonrasında basit bir analiz yapmış ve malum %50 tartışmalarını yorumlamıştık. şimdi benzer bir analizi newyork times yapmış (görüyorsunuz aynı çizgideyiz) ve

baruch spinoza – politik inceleme

Devlet işlerini gizli saklı biçimde çekip çevirebilenler devleti bütünüyle ellerine geçirirler; savaşta düşmana tuzak kurar gibi, barışta yurttaşlara tuzak kurarlar. Sessiz kalmanın çoğu zaman devlete yararlı olduğunu kimse inkâr edemez; ama gizlilik olmazsa devletin varolmayacağını da kimse kanıtlayamayacaktır. Birisine kayıtsız şartsız kamusal işleri teslim etmek, sonra da özgürlüğü koruyabilmek imkânsızdır ve önemsiz bir kötülüğü çok

fazla demokrasisi olan var mı?

evet bir demokrasi serüveninin daha sonuna geldik, hesap vermesi gerekenler sandıktan hesap verdi, milli iradeye saygı duyduk. bunu yaparken oy veren kesimin ne kadarı demokrasi konusunda bilinçliydi kanımca ciddi bir soru işareti. okullarda test sınavlarında sorulması amacıyla bize öğretildiği kadarıyla tanımı gereği demokrasi halkın kendi kendini yönettiği sistem. yani bu ne demek, bütün vatandaşlar birbiriyle

diktatörlük. reçete.

işte, günümüzde her türden otokratın başarısını sağlayan reçete. içindekiler: – çok yoksul milyonlarca yurttaş. – derin eşitsizlikler. – müstehcen bir zenginlikle birlikte görülen hayal edilemez bir yoksulluk. – adaletsizlik, dışlama ve ırk ayrımcılığı. – her yerde mevcut bir çürüme ve yozlaşma. – “biz durumu kontrol ediyoruz, burada hiçbir şey olamaz” diyen, ikna olmuş, küstah bir

radyo #5 – kuralsız devrim

seçim sonuçları her ne kadar bizleri şaşırtmasa da çevreden görebildiğimiz kadarıyla ciddi bir hayalkırıklığı ve bir öfke söz konusu. seçmeninin her daim yanında olan etilen sosyete bugün de yanınızda. düşüncelerinize tercüman olacak, şaibeli yurdum cinnet vatanımdan, gönül telimiz yöresel şarkılarımız. muhteviyat; ha siktir lan – empty cage düşün sorgula – l.e.s.s. bitecek – 2/5 bz you

medyaya nasıl direnilir?

Enformasyon, pazarlama, haber, reklamcılık, iletişim, kampanya, kamuoyu… Her şeyden önce bu sözcükleri bizzat medyanın günlük hayatımıza, ekonomik-siyasî ve toplumsal retoriğimize dahil etmiş olduğunu hatırlatmakta yarar var. Genel yönelim, bu sözcüklerin herbirine yüklenen “olumlu” anlamın mutlaklığına duyulan hayranlıktır. Etik ve düşünce açısından son derece yoksul olan medyamızın kendi gücüne duyduğu bu hayranlığın, “iletişim sarhoşluğu” adını verebileceğimiz