Menü Kapat

Etiket: demo (sayfa 1 / 5)

Blank Zero – Blue Days

Blank Zero Aseton, Ali Güleç ve Ali Demirci’den oluşuyor. İsimlerini duyduysanız tekrar duymanız muhtemel, duymadıysanız şimdi duydunuz ve duymayanlar ise duyacak ya da duymayacak. Bu durum kaliteli müziğin hayatınızdaki yerine göre belirlenecek.

Eskişehir’de bir cumartesi akşamı, güneş çirkinlik abidesi bina ve rezidanslar arasından son pozlarını verip zarifçe ayrılıyor, hava İç Anadolu Mart’ı için güzel sayılabilecek derecede; öldürücü değil, kaldırımdan eve doğru yürürken araba farları, sokak lambaları ve mekanların parıltılı vitrinleri ile gözlerime tecavüz ediliyor, ölen, sohbetin kesildiği ya da parıltısının söndüğü arkadaşlıklar, yıllarca aynı yatağı paylaşıp sokakta karşılaşıldığında yüz çevrilen eski sevgililer ve önce doğumuna sebep olup ardından istek ve beklentileri ile yıldıran aile bireyleri yokmuşçasına neşeli olmaya çalışmak işe yaramıyor, başka şeyler düşünüyor olmak için üzerime doğru gelen insanlara baktığımda kararlılık ve heyecan ile konuşan ve kararlılık ve heyecan ile konuşma sırasının kendisine gelmesini bekleyen yüzler görüyorum, Blank Zero’nun ilk albümü bu kısımda devreye giriyor, günün beşinci sigarasını yakarken albümün introsu Heaven ile eskilerin olduğu koliden çıkan favori çocukluk oyuncağımı bulmuş ya da sevgili ile geçirilen ilk gecenin sabahına uyanmış gibi naif duygular hissediyorum, ardından gelen Suicide Taste ile ise uzun süredir mırıldandığım ama nereden duyup aklımda yer ettiğini hatırlayamadığım melodinin bu şarkıya ait olduğuna şaşırarak şaşkınlık ve mutluluk ile albüme devam ederken, insanlar, hayat ve zamanın yarattığı yorgunluktan kısa bir süreliğine de olsa albüm ile sıyrılıyorum, şu an evde bunu yazarken de albümü baştan sona üçüncü kez dinleme şerefine nail oluyorum.

Blank Zero ülkemizde popülist ve boktan işlerden geçilmediği bir dönem ve alanda özgün bir albüm ile karşımıza çıkıyor, eğer siz de albümü beğendiyseniz onlara destek olmak için altta vereceğim alandan hesaplarını takip edebilir, konserlerine gidebilir, albümlerini paylaşabilir ya da IBAN numaralarını isteyip yüklü meblağlar yollayabilirsiniz, size kalmış.

Blank Zero albümü linkte olmakla beraber, grup hakkındaki gelişmeleri de ilgili hesaptan takip edebilirsiniz

mütecaviz

“hiçbir şeyi” anlatmanız gereken bir sabaha uyandığınızda yanı başınızda bekleyen çalar saatin ısrarından bahsetsek, soğuk ve gayet resmi bir yuvarlak masa toplantısında ütü kokan kravatınızı düzeltmek için bir bahane bulmaya başlayabilirsiniz. fakat hayatımıza bunun kadar karışık bir şekilde girmeyen gerçeklerimiz var. aşk, sevgi, para,ihtiras,gözyaşı, entrika veya komedi içermeyen ama sinirlerimizi asıl yıpratan ve bağırarak konuştuğumuz, inandırmak istediğimiz, doğru olduğunu bildiğimiz halde uzun cümleler kurarak kafamızı karıştırdığımız erişebildiğimiz bilincimizin bize bahsetmediği en yakın arkadaşı, psişe.

inanması güç. bizden beslenen, açıklarımızı bilen, uyumlu kolektif ve tamamen saydam. jung’a göre, ki daha profesyonel bir yaklaşımla bilinç dışının, bilince asla çıkmayacak bir yanı. asıl soru onun varlığı değil, hastalıkta sağlıkta iyi günde kötü günde yanımızda olan psişemizin varlığından bugüne kadar neden haberdar olmadık? ya da nefesimizi paylaştığımız bu şey gerçekten bizim gangster tarafımız mı? birkaç kelimenin altını çizerek bu rüyadan uyanmanın, çocukluğumuzda hep inandığımız perili eve girmenin aslında kötü bir fikir olmadığını görebiliriz. dillerimize pelesenk olmuş, kişiliğini kaybetmiş, aslında asil fakat düşmanlar tarafından işgal edilmiş ilk sözcük ‘ego’. bu kelime ince detaylar içeren bir da Vinci tablosu değil, aksine Leonardo di ser Piero da Vinci’nin ta kendisidir. vücudumuzun bilgi birikim ve duygu deposu, kendi İsviçre bankamız, hazinemizdir. dış sesin verdiği uyarıları, iç sesimizi dinleyerek filtre eden bir karar mekanizmasından, fazla üstüne gitmek istemiyorum fakat gerçek ile düş olanı ayırt eden psişenin bize en yakın yüzü ve küçük kısmıdır. aslında sözde tatmin edilmek dışında bizi biz yapan, birden çok işi ayıklayıp kararı bize bırakan yol arkadaşımızı biraz tanımak insanda sorgulama hissi uyandırıyor.

gerçekte insan kişiliğinin farklı yönleriyle bütünleşmek için çaba göstermez. zaten bir bütün olarak doğmuştur ve hayatı boyunca yeni boyutlar katmaya çalışır. onu bölmek isteyenlerle de bir savaş içindedir. ortak bir bilinçten beslenen bilincimizin, sakin ve kendinden emin bir şekilde egomuzda filtre ettiği ve bir isim vermekte zorlandığımız bu anda bize duygu, düşünce ve imgeleri seslerle anlatan sanata, müziğe kulak vermekten kendini alıkoymamalı sosyete insanı.

algılar anılar düşünce ve duygulardan oluşan prototipimize yakıştırdığımız maskelerimize farkında olduğumuz aşikar fakat bunu kendimize itiraf etmekte zorlandığımız ya da aksine, yüzleşip karşılaştığımız zamanlarda çıktığına inandığım bir hiç ve bir kimseyle sizi baş başa bırakıyorum.

kompile karga – 6

pek sevdiğimiz ve her daim desteklediğimiz “en bi güzel” oluşum karga ekim ayı içerisinde her sene düzenli çıkarttıkları toplamaları kompile karga’nın altıncısını dolaşıma soktu. her yıl olduğu gibi pek beğendiğimizi uzun uzun anlatmaya gerek yok, siz de mahrum kalmayınız.

kompile karga 6


Yeni albüm de geçen yıl olduğu gibi kargART canlıkarga sahnesinde gerçekleşmiş seçme performansların canlı kayıtlarından oluşuyor. Konser kayıtlarının türü ne olursa olsun şarkıların yapım aşamasındaki emeği, müzisyenlerin enerjisini ve şarkıların ruhunu daha iyi yansıttığını düşünüyoruz. Aynı zamanda da dinleyicilerin konser takip ve izleme alışkanlıkları için bir doping olmasını ümit ediyoruz. Sonuçta sesi taze tutmanın, sesin organikliği ve değişkenliğinin devamlılığı için canlı performansların gerekliliği yadsıyamayacağımız bir gerçek. Biz de elimizdeki 18 #canlıkarga kaydı ile bağımsız müzik sahnemizden bir kesit sunmaya gayret ettik.

Yönetici Yapımcı: Tayfun Polat
Yapımcı: Rammy Roo
Kayıt Ve Mastering: Rammy Roo
(B1.06 Kaydı Umut Çetin Tarafından Alınmıştır.)
Kayıt Asistanı: Ceylan Akçar

Mix:
Rammy Roo
Feryin Kaya (B1.2 / B2.1)
Güneş Alpman (B1.4)
Korhan Futacı (B1.7)
Can Güngör (B2.4)
Ahmet Ali Arslan (B2.8)

Görsel Tasarım: Murat Mrt Seçkin
Koordinasyon: Murat Mrt Seçkin, Tayfun Polat, Rammy Roo

Teşekkürler: Açık Radyo, Alican İpek, Ali Yüce, Baran Göksu, Berk Öğüt, Berk Sivrikaya, Ceylan Akçar, Dunia, Emre Malikler, Engin Demir, Eray Düzgünsoy, Feryin Kaya, Güneş Alpman, Holıdays Records, İlksen Mavituna, Korhan Futacı, Mehmet Onur Uzun, Mustafa Deniz Erk, Mustafa “Mıstık” Adaoğlu, Özer Bal, Stüdyo Kare, Tunahan Emre Bilgin, Umut Çetin, Üzeyir Yasa.

ve tabii ki kompile karga serilerine eserlerini veren ve canlıkarga sahnesinden seslerini yayan müzisyenler, konserlere gelip neşesini ve ruhunu veren, desteğini esirgemeyen tüm takipçiler, organizasyonlarda yardımcı olmaktan keyif alan tüm karga personeli.

kargart canlıkarga konser serisi 2015 yılında yapılan performanslardan seçilmiştir.

karga kolonisi imece üretimidir. para ile satılmaz. 2016 ©

tesir – bacak bacak üstüne atan şarkılar

robonima oluşumunu daha önce duyurduğumuz robotape 1.0  ile yapmıştık. kolektif oluşumlara her daim saygı duyduğumuzu ve ülke içerisinde bunun ne kadar az olduğunu bildiğimizden de ekstra saygı duyduğumuzu tekrar hatırlatarak kendilerinin bir diğer güzel hareketi ile devam edelim. zira oldukça güzel insanlar.

bu sefer karşımızda bir toplama albüm yok fakat ekipten tesir’in albümü var. bacak bacak üstüne atan şarkılar demişler. dinlerken pek bacak bacak üstüne atıp durabileceğinizi düşünmüyorum. şahsın adına elektronik müziğe mesafeli duran bir insan olarak oldukça başarılı bulduğum bir albüm olduğunu söyleyebilirim. bir şekilde kendini sonuna kadar dinletiyor. uzun uzun yazmak yerine siz de dinleyip hem fikir olabilirsiniz. bandcamp üzerinden el uzatmanız da mümkün.

Gayri Resmi Musiki

Geçtiğimiz aylarda albümlerini internetten ilk dinlediğimde beni oldukça etkilemişti Kifayetsiz Muhterisler. Ankara 100. Yıl’da bir gece oturup kolektif ve keyfi bi’ çalışmaya soyunmuşlar ve 4 parçalık “Anlatacaklarımız Vardı” adlı mini albüm çıkmış ortaya. Albümdeki parçalarda gitarlar, doğu-batı-kuzey-güney demeden dolaşıyor  her yeri. Albüme hakim genel bir hava söz konusu diyebilir miyiz emin değilim ancak albümdeki gitarlar ve dijital sesler arasında son derece büyük bir zıtlık var. Gitarlar gayet yeryüzüne ait- kimi zaman Erkan Oğur’u da çağrıştırmadı değil bana- ancak dijital seslerin(monotron), gitarlara zıt bi yol izlemesi benim gözümde albümün en güzel ve en deneysel yanı. Biri dünyada dolaştırırken diğeri dünya dışında gezintiye çıkarıyor, bu şekilde ikisinin arasında bir konumda dinlettiriyor kendini albüm.Şarkılar genelde pek birbirinden ayırt edilebilir değil, tek oturuşta kayıt tuşuna basılıp çalınmış. Albümdeki şarkı sıralaması şu şekilde:

  • Kuzey Kore’de Hayat
  • Rosetta
  • Istırap
  • Final

attack to society – taylan alp mühür

taylan alp mühür, ya da attack to society distronun arkasındaki çok güzel insan. hemen hemen her konserde gördüğümüz standını iki-üç kişi uğrasa bile vazgeçmeden devam ettirdiğinden  bana göre distro konusunda yıkılmayan kale ve bu işi en güzel şekilde hakkıyla, yapan insanlardan. ayrıca ülke sınırları içerisinde yapmaya çalıştığım takaslarda en hızlı ve en güzel sonucu aldığımı da belirtmek isterim. bundan sonra yine aynı çizgide 5-10 övgü cümlesi daha hayal edebilirsiniz. iyi ki var, hep olsun. radyo programlarını da özledik, etilen radyo’da yayın yapması için menajerlerimiz aracılığıyla teklif götüreceğiz.

attack to society distro

kimdir?
Kötümser, çekimser, distrocu, hardcore punk, mühendis, ortalama

neden?
Ortamı boş buldum. Yeni müzikler, gruplar, insanlar ve düşüncelerle tanıştım.

düşlerlerde ne var?
Attack To Society’i bir mail order yapmak.

ne yapmalı?
Okumak ve dinlemek lazım.

ilham verenler?
Minor Threat, Straight Edge, Yüksek Lisans Tezim, Crass, İsveçli Anarcho Punk gruplar

ne okuyalım?
Distopya ve sci-fi

ne dinleyelim?
Balkan Hardcore Punk ve İskandinav Crust – Neo Crust.

ne izleyelim?
Ben sci-fi aksiyon ve fantastik seviyorum. Siz de izleyin.

bize ne sorarsın?
Etilen Fanzin’i Attack To Society’de görecek miyiz?
<etilen>biz görüyoruz biliyorduk?</etilen>

<etilen>bu soruyu kendin sorup, kendin cevaplar mısın?</etilen>
Neden insanlar DIY Distroları unuttu?
Daha araştırmacı olurlarsa çok güzel kapılar açarlar kendilerine. Bir de güven şart.

etilen sosyete . 2003 - 2019 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.