sokakbaşı delisi

Farkına varacaksın en sonunda Koca yaşamlar boyu harcadıklarımızın Sormaya mecali kalmayan akıllar boyunca Hep günahkarı olduğun inançlarımızın Küfredeceksin tüm dinlere Hem de hiç ağzını bozmadan Ağızlar dolusu yalan Terbiyenin duvarını örecek Herkesin sözü bittiğinde Duvarlar sessiz kalmayacak Şarkılar eskisi kadar acıtmayacak duygularını Öyle alakasız anlar birleşecek ki içinde Tek bir çığlığın bile duyulmadan Delireceksin gecenin

varoluş çabasından sıyrılma planları – inilti

varoluş içinde her insana dikte edilmiş, esnekliksiz ve düşünsel hareketleri sınırlayan genel bir yapı var etrafımızda sanki. hızla akan zaman içinde anlık da olsa bunu fark edip, bunun için bir şeyler yapma çabası içine giren kişilerin gezegenimizdeki sanatın her türünü oluşturan kişiler olduğu kanısındayım ben. programlanmış bir mekanizma gibi hareket eden insan yığınları içinde kimi

arno gruen – normalliğin deliliği

Arno Gruen bu kitabında adından da anlaşılacağı üzere normal adına yaptığımız çılgınlıklardan deliliklerden bahsediyor bazı sorunların kaynağını nefret ettğimiz otoriteyle ilişkilendirip bizi haklı çıkarıyor gerçeklikten kopuşun insana neler yaptırdığını da anlattığı bu kitapta bir nazi subayının onca katliam videolarının ona gösterilmesine karşın hitlerin fotoğrafını gördüğünde hala içinde bi şeyler hissettiği itirafını bize sunuyor. bu kitaptan

bir delinin haykırışı – tarkovsky

İNSANOĞLU DİNLE Domenico burada, Bagno Vignoni’nin delisi. Hayır, onun deli olmadığını biliyorum. Öyleydi, bunu anlayacaksın. O burada Roma’da, bir gösteri için. Üç gündür konuşmalar yapıyor. … Nasıl gidiyor? Kalbin nasıl? Bilmiyorum, sınıra dayandım. İçimde hangi atam konuşuyor? Hem aklımda hem de bedenimde… Aynı anda ayrılamam. Bu yüzden tek kişi olamıyorum. Kendimi aynı anda sayısız şey

sileni . 2005

bayanlar baylar, izlemek üzere olduğunuz, bir korku filmidir. türe özgü tüm bozulumları barındırmaktadır. bir sanat eseri değildir. günümüzde sanat zaten ölmüştür. onun yerine narkissos’un yüzünün yansıması için bir tür fragmandır. filmimize, edgar allen poe’ya çocukça övgü gözüyle bakılabilir. kendisinin bazı motiflerini ödünç aldım. ve marquis de sade’a… ki film, saygısızlık ve yıkıcılığını kendisine borçludur. bu