Etiket: dahke

dog juice #1

uzun zamandır fanzin tanıtımı yapmıyorduk. pek tabii etrafta fanzin diye nitelendirebileceğimiz çok fazla yeni ürün görmememizden. dog juice fanzin dünyasının sarı lacivertli temsilcisi dahkenin içinden çıkmış bir hamle. tasarımı zaten ilk bakışta bunu yansıtıyor (bilenler bilir). içerik olarak fanzin okuyucuları için tahrik edici içerik kullanmışlar. bence itiraf etsinler, boyalı basının daha çok satmak için meme kullanması gibi olmuş. iyi de olmuş. neler var içerik diye baktığında abel ferrara, lars von trier, thomas vinterberg, david lynch, lou reed, andy warhol, the kominas, gary snyder, irvine welsh, bad religion, alien kulture, emil michel cioran, romain gray, hakan günday, bryan roy turcotte, jim jarmusch, bertolt brect ve yeter lan daha ne olsun görüyorsun.

arasan bir çok yerde buluyorsun, hatta aramasan karşına bile çıkabiliyor. bence fırsatı kaçırma, al oku. nereden baksan gerçek fanzinlerin soyu tükenmek üzere. ileride satarsın.

nerelerde;

  • Kadıköy: Mephisto, 6:45 Dükkan, İkinci Yeni Cafe, Akademi Kitabevi, Fanzinlik, 26A Cafe
  • Taksim: Mephisto, 26A Cafe, Robinson Crusoe 389, DeForm Müzik, Kontra Plak, İnsan Kitap, Kırmızı Kedi, Gon, Aziz Kedi

immo guitti . dahke

dahke

marx and engels, god and angels” dönemi içerisinde olduklarından dinledikleri müzik “azınlık” müziğiydi ve her azınlık müziği gibi felsefesini öne atarak en doğru düşüncelerin kendine ait olduğunu iddia ederdi. liseye giden arkadaş grupları içerisinde olduklarından sık sık gezerler, kendilerini her daim atlas pasajı’nda bulurlardı. dead kennedys, minor threat, bad religion, sex pistols, kranch, rashit gibi grupları ilk dinlediklerinde birbirlerinin nefeslerinin tutulduklarına tanıklık ettiler. her ne kadar süreci geriden de takip etseler mondo trasho, eroll, disguast, dış mihrak, gorgor, eblek hardcore, hayta, pisscore gibi “fanzin”lerle duygusal bağ kurmuşlardı. 98 yılı geldiğinde o arkadaş grubundan oluşan baş harfleri yan yana getirip önceden edindikleri fanzinlerde yazan “kendi fanzinini yap” sözünden etkilenerek ilk yayıncılık hamlesine başladılar. uzun süre devam eden süreç kendini üretim kabızlığına sürükleyince kimi zaman internete kimi zaman da fotokopilere teslim oldular. aralarından çoğu yaptıklarının gençlik hezeyanı olduğu sanarak yaptıkları şeyden vazgeçtiler. o günden sonra immo guitti’nin çalışmaları kişisel hamleye dönse de kolektif çabalarla bir şekilde yürüyen dahke fanzinin ekseriyetle yılda bir sayısı fanzin şeklinde çıkarak can sıkmaya devam ediyor…

serinin bir sonraki ismi en harbici fanzinler listesinde baştan gelen pat kültür pank fanzini dahkenin çocuğu. dahke ne diyenlere yukarıda adam özetlemiş olayını. bir önceki cümledeki çok da gizli olmayan özne bizden çok tasarım/altyapı değiştiren tek site olma özelliğini kaybetmeyen dahke’nin hala ne olduğunu anlamadığımız has adamı immo guitti. bir dönem eskişehirde, senede bir şeref stadı‘nın deplasman tribününde gördüğümüz immo yaklaşık 5 yıldır bize dahke’nin eski sayılarını gönderecek. biz dahke’nin en çok “italyanların la gazetta dello sport’u varsa dahke teşkilatının da la gazetta dello dahke’si var!” girişini sevdik derken; pazar günü kendisine eski açıktan el-kol yapmadan önce cevap hakkı tanıyalım istedik;

kimdir?
insanın hep olmak istediği ya da hep olmaktan korktuğu her şeyim.
neden?
şimdilik yapacak daha iyi bir şey olmadığından.
düşlerlerde ne var?
ne var ya da ne yoktan ziyade elimde kalan son şeylerin ve hissederek yaptığım son şeyin düşler olması dahası beni hayatta tutan tek şeyin de yine aynı hisler olması o kadar korkunç ki…
ne yapmalı?
mutlu taklidi yapmak gerekiyor, mutlu olmadan önce.
ilham verenler?
76 yılının Mayıs ayında Rodos adasında doğan bir adam, birkaç yıl her gece bitmesin diye ağırdan aldığım romanın yazarı Louis Ferdinand Céline, lise yıllarındaki İngilizce hocam, Mondo Başako, kantinci Kemal abi, bir zamanlar nefesimi kesen Dead Kennedys…
ne okuyalım?
okunacak şey sonsuzdur.
ne dinleyelim?
ruhsal yorgunluğumuzu kulaklarımıza fısıldayacak şeyleri…
ne izleyelim?
the end yazısından sonra başlayan asıl filmleri…
bize ne sorarsın?
geçen gece taksim bostancı dolmuşunda omzumda uyuyakalan hatunun herhangi bir sosyal paylaşım sitesindeki profil adresini bana bulur musun? bu soru zor olduysa biraz hafifletelim istersen. alttan dersin var mı?
<etilen>alttan kalan yıllarımız var</etilen>
<etilen>bu soruyu kendin sorup, kendin cevaplar mısın?</etilen>
yalnızlık?
moda olsun, renklerini ben seçeyim. başucumda değil ayakucumda yalnızlık, üzerinde durduğum.

immo guitti

dahke
the ultimate fanzine

noizine fest kritikimsisi

efem burada bahsettiğimiz gibi konser vardı dün, biz de gittik. dahke‘cilerle buluştuktan sonra sıcaktan erimeyen parçalarımızla mekana geçtik. katılım beklediğimin oldukça altındaydı ve kitle oldukça sakindi sıcaktandır der olumsuzlukları kapatabiliriz: kapatalım. gruplar oldukça gürültülüydü. mevzu bahis türlerin takip eden bir dinleyicisi olmadığımdan şöyle çaldılar böyle çaldılar türü şeylere giremem ama her grup yeterince iyiydi diyebilirim. sakatat semih’in çıkardığı sesleri canlı görmek şaşırtmadı değil (nasıl oldu olm o?) standback de olmuş bir hardcore grup. poster iti ise her zamanki gibi.

bunlar dışında stand demo bolluğu ama herzamanki gibi ilgi azlığı vardı. alabildiğimiz parçaları aldık attack to society distro‘dan. lost in bazaar ve burn her letters‘ın baskı olayları oldukça başarılı olmuş tebrikler, tasarımlar on numara. noizine de destek amaçlı rozet basmış, pek de güzel olmuş. fotoğraflar içerisinde görebilirsiniz. bin kunduz distro patch’ler hazırlamış. official konser takipçileri olarak malazları görünce almadan edemedim. onlar da gayet başarılı.

etilen sosyete magazin ekibi olarak deneysel fotoğraf çekimleri de yaptım bol bol. modaya uyup sosyal ağlarda takılalım diye flickr’a attık. dahke’nin de sıkça kameralara oynadığı gözden kaçmadı değil

– deneysel konser fotoğrafları ve etilen flickr’da için;
noizine fest
hazır sosyalleşmeye başlamışken twitter’da etilen için
etilen @ twitter

bekleriz

immo bey’de sıkıntılar devam ediyor anlaşılan. dünyanın en sık tasarım ve sistem değiştiren sitesi dahke, şimdi de blogspot olmuş. bencil oyun anlayışları da devam etmekte, halbuki boşta duruyoruz sol kanatta, ara pas bekliyoruz kaç pozisyondur. kulislerde bir sonraki hamlelerinin twitter olacağı konuşulmakta.

dahke uber alles

ben bunları haber yapmaktan bıktım, bunlar yenilenmekten bıkmadılar. eskisine göre iyi olmuş, yenisini hazırlama çalışmalarına başladınız mı diyelim? zaten bize link vermemişler diye de bok atalım.

dahke zine

29.11.08 – 19:00

vurduğumuz gol, dahke‘ye de selam olsun. ge-li-yor-uz.