Menü Kapat

Etiket: çin (sayfa 1 / 2)

öcü gibi korkuyorlar mao zedong yoldaşımdan

Balıkesir Ülkü Ocakları ve Kamu -Sen’e bağlı memur sendikaları üyeleri, Uygur Türklerine yapılan uygulamaları, Ali Hikmet Paşa Meydanı’nda gerçekleştirdikleri eylemle protesto etti. Grup, Mao Zedong’un maketini astı, vatandaşları Çin mallarını boykota çağırdı. Gençler, ellerinde Türk ve Doğu Türkistan bayraklarıyla, tekbir getirerek Ali Hikmet Paşa Meydanı’na yürüdü. Burada toplanan gurup, ‘Kahrolsun Kızıl Çin’, ‘Türkistan’a özgürlük’, ‘Ya Turan ya ölüm, başka yolu yok’, ‘Kanımız aksa da zafer İslamın’ sloganları attı. Gençler, Çin Komünist Partisi ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong’un maketini meydanda kurulan sehpada astı. Balıkesir Ülkü Ocakları Başkanı Kürşat Can Ateş, Doğu Türkistan’ın kan ağladığını belirterek, “Kızıl komünist Çin’in insanlık dışı muamelelerine maruz kalan soydaşlarımız acı çekerken, hür dünya her zamanki gibi üç maymunu oynamaktadır” dedi.

ozan rençber’in şarkısını bugünleri düşünerek hazırladığını bilseydik belki tepkimiz bu çok olmaz. kendisi öcü gibi korkuyorlar mao zedong yoldaşımdan derken haklıymış. hatta balıkesir halkı üşenmemiş kendisi için mao zedong’u öcü gibi yapmış.

en son taksimde çin restoranı basıp türkistanlı çocuğu çinli zannedip döven kitle, koreli turistlere saldırdıktan sonra yaptığı bu hamlesi ile en yaratıcı modern sanatçıları bile geride bırakan gerçekliğe sahip olmaya devam ediyor. ülkemizde sırada ne olabiliri sizin tahminlerinize bırakıyoruz.

ayrıca muhtemelen eylemlerini yaparken kullandıkları ürünlerin %70-80’inin çinden geldiği gerçeğinin yanında çin mallarını boykota çağırmalarına da ayrı kalp yapıyor, üstüne layk diyoruz.

şaibeli yurdum, cinnet vatanım.

huang qingjun

huang qingjun, kendisi çin memleketinden bir fotoğrafcımız. “jiadan” ya da “family stuff” ya da “ev eşyaları” adlı fotoğraf serisi ile kendisini tanıyoruz. arkadaş son 10 yılda çin’in kırsal bölgelerini gezi ailelerin sahip olduklarını kapılarının önüne serip fotoğraflamış. insan ihtiyaçlarının aslında oldukça basit olduğunu ve temel ihtiyaçların bütün ailelerde benzer olduğunu gözler önüne sererken, çin’de yaşanan ekonomik büyüme ve modernizasyonu da gözler önüne sermeyi başarmış. göz atmanızda ve göz atarken kendi eşyalarınızı sorgulamanızda fayda var.

 huang qingjun

jiu jitsu öğreniyoruz

jiu-jitsu

Japonca dilinde “ince sanat” anlamına gelmektedir. Çok eski bir Uzakdoğu Dövüş Sanatıdır. İlk olarak Çin’de tatbik edilmiş, fakat Japonya’da geliştirilmiştir. Bazı araştırmacılar Jiu-Jitsu’nun bu ilkel metodları sayılabilecek hareketlerin, 1600-1645 yılları arasında, Ghen-Phin adlı bir Çinli tarafından tatbik edildiğini ileri sürerler. Bu iddiaya göre Ghen, Jiu-Jitsu’nun bu ilkel metotlarını hasımlarını öldürmek için kullanırdı. Ghen-Phin bir ara Tokyo’ya gider ve orada bazı savaşçılarla tanışır. Bu savaşçılar, silah kullanmayı yasaklayan bir tarikata mensuptur. Ghen-Phin; öldürücü Jiu-Jitsu hünerlerini savaşçılara, para karşılığında öğretir ve bu sayede tarikat mensupları, tekniklere vakıf olurlar. Bununla yetinmeyip, geliştirirler de. Bu Dövüş sanatı, böylece gelişme ve yayılma imkanı bulur.

bazen bir polisi tutuklamak gerekebilir ve bu durumda tek yapmanız gereken dikkatli bir biçimde adımları uygulamak.

hafif arkadan biraz soluna geçin (1) çünkü sol tarafında belinde asılı duran jopunu tutup en altından biraz sola ve yukarı doğru kaldırıyoruz ki dirseğinin hemen üstüne çıkartalım; sağ elinizle bu işi yaparken sol eliniz boş durmasın ve kendisinin sol bileğini kavrayın, arkadan jop ile sıkıştırın ve elini düz tutun, resimde görebileceğiniz gibi pelvis kemiğinin azıcık önünden. bu iki noktada çok pis acıtır, evvela elinin ortası sonrada jopun dürttüğü yan. ikinci noktaya dikkat edin. jiu-jitsu’nun knock-out’larından biridir ve yere çökertmeye birebirdir.

yazar bunu denemek için New York’ta bir polis ile deneme yapmıştır. yere yığılan polise bunu yapsalar sana ne yaparsın diye sorduğunda ya kolumu kırarım, ya kendimi öldürürüm demiştir.

japon kardeşlerimiz aynısının tıpkısını belinde kılıç taşıyanlara yapıyordu. ders alın. jiu jitsu öğrenin. sokaklar palalı insanlar ile dolu.

kowloon walled city

kowloon walled city çin ingiltere’nin yönetimi altındayken hong kong’un hemen yanında kurulmuş ve duvarlarla çevrilmiş – çeşitli yerlerde anarşi şehri diye anılsa da anarşi kelimesinin anlamı hassasiyetimizden biz kullanmıyoruz. ne çin ne de ingiltere sorumluluğu altına almayınca bağımsız ve kanunsuz bir kent haline gelmiş. nüfus yıllar geçtikçe artmaya devam etmiş (1980 yılında 50 bin kişi yaşıyormuş) ve bölgede oturanlar çöplerle tıkanan sokakların üstünde yükselen labirent koridorlar inşa etmiş. binalar abartı bir şekilde yükselince aşağıdaki katlar güneş ışığı alamaz olmuş ve 7/24 aydınlatma kullanılmaya başlanmış. genelev, kumarhane, uyuşturucu imalathaneleri ve dükkanları, köpek eti satan restoranlar ve kanun dışı üretim dışı üretim yapan tesisler ile dolmaya başlayınca 1993 yılında ingiliz ve çin hükümetlerinin kararıyla boşaltılmış, yıkılmış ve yerine park yapılmış. her ne kadar sefalet içerisinde, alt alta üst üste bir yaşam gibi gözükse de yaşayanlar halinden memnunmuş.

görüntüler anlamlı gelmiyorsa rakamlarla konuşalım nüfus yoğunluğu km2 başına 1.920.000 – bu rakam kalabalık kelimesinin gerçek anlamıyla kullanıldığı mong kok için 130.000 – hong kok için 6.700. popüler kültür verisi de sağlayıp, yine arkadaşlarınız arasında ön planda olmanızı sağlıyoruz – blade runner – filminin sokak sahneleri buradan ilham alınmış. aşağıdaki infografik ile olayın detayını inceleyip hey gidi dedikten sonra gezi direnişi üzerine paylaşımlarınıza devam edebilirsiniz.

ilerlemenin kısa tarihi

Ronald Wright yirmiden fazla dile çevrilen çoksatar kitabı İlerlemenin Kısa Tarihinde bizi Sümerler, Mezopotamya, Roma, Mısır, Çin gibi kadim uygarlıklarda kapsayıcı bir geziye çıkarıyor. Bu kısa ama görkemli gezide uygarlık dediğimiz dikkat çekici deneyin aslında ne kadar kırılgan olduğu konusunda bizi uyarıyor. Antropoloji ve arkeolojinin bulgularını düşünceyle örerek geçmiş uygarlıkların yükselişi ve çöküşünün bizim medeniyetimiz hakkında neler öngördüğünü söylüyor. İlerlemenin Kısa Tarihi en son olarak Martin Scorsesenin yapımcılığında Stephen Hawking gibi bilim adamlarını ve Margaret Atwood gibi yazarları biraraya getiren “Surviving Progress” isimli belgesele esin kaynağı oldu ve birçok ödül aldı.

Kapitalizm, ekonominin sonsuz olduğunu ve bu yüzden paylaşmanın gereksiz olduğunu iddia ederek bizi, mekanik yaban tavşanlarının ardından koşan birer tazı gibi daima ileriye doğru önlendirmektedir. Yalnızca belli sayıda tazı gerçek bir tavşan yakalayabilir, geri kalanlarsa düşene kadar koşmaya devam eder. Geçmişte oyunu kaybedenler sadece yoksul olanlardı, ama bugün kaybeden gezegenin kendisidir.

insanlık tarihini küçük dipnotlar ile 130 sayfada öğrenip nereye doğru gittiğimizin farkına varmanız için okumadan geçmeyin kitabı. yabanıl sağolsun .pdf olarak okumanız mümkün. buyrun;

ilerlemenin kısa tarihi

kapitalizm için kızılyıldızı takip et!

Efendiler, bilenler bilir ben bir süredir Asya-Pasifik ülkelerinde fink atmaktayım! (Atılanın ne olduğunu bilmesem de şık geliyor kulağa “fink” atmak)

Ne mutlu ki bana dünyanın en kapitalist ülkesini an itibariyle görmüş bulunmaktayım: Çin!

Neden olduğunu açıklamadan size Çin’le ilgili birkaç rakam vereyim – yorumlarıyla birlikte.

Nüfus: 1,338,299,500 kişi (Nüfusu 1.3 milyar kişi civarlarında zapt etmek için uygulanan katı her-aileye-en-fazla-bir-çocuk politikası an itibariyle nüfusun yaşlanmasından ve yaşlı nüfusu idame ettirecek kaynak yaratılamayacağı korkusundan yavşatılmış durumda. Yakın zamanda yeniden çoğalmaya başlayacaklar yani. Haberiniz olsun)

Kişi başına düşen milli gelir: 4,393 dolar (Komunist Parti teşkılatındaysanız bu rakam 6 hane ve üstünü kolaylıkla bulmakta)

İşsizlik oranı: %6.1 (siktirin lan herkesi günlüğü 0.7 dolardan tarlada/fabrikada çalıştırırsanız tabi bu kadar düşük gözükür)

Efendiler Çin’in 2015 itibariyle dünyadaki lüks marketin %46’sını tüketmesi bekleniyor. Bizim çılgın Arapları çıkardığımızda dünyanın geri kalanı lüks marketin sadece %37’sini tüketmekte. Yani anlayacağınız Çin dediğiniz yer, fakir ülke, gelişen ülke, dünyanın en zenginlerinden daha fazla zengin-tüketimi yapacak.

Şimdi neden kapitalist diyorum ben bu cancağızım ülkeye?

Efendiler, ülke nüfusunun yaklaşık  %0.8’ini oluşturan zengin kısım ( ki bunların tamamı komünist parti üyeleri/akrabaları çünkü Mao tahta çıktığında mevcut zenginleri doğrayıp, ülkeyi partinin hesabına geçirmiş) ülke gelirlerinin tam % 47’sini elinde bulundurmakta. Bu insanlar aynı zamanda ülkedeki seçimlerde oy-kullanma hakkına sahip elit azınlığı da oluşturmakta.  Bu kesimin dışındaysanız sadece komünist partinin sizin için belirlediği 3 muhtar adayından birini seçmek için oy kullanabiliyorsunuz!

Hong Kong, Shanghai (Şangay), Beijing (Pekin) dediğiniz memleketler tahayyül edemeyeceğiniz sayıda çok lüks alışveriş marketi barındırmakta.  Bizim Ankara’da Panora ; Istanbul’da Kanyon/Istinye Park falan inanılmaz mütevazi kalır diyeyim siz düşünün gerisini. Ben 300 metrelik bir sokakta (ki bu Hong Kong için herhangi bir sokak) 14 tane Rolex, 4 Chanel, 6 Burberry, 6 tane Louis Vitton, 5 tane Prada ve çok daha fazlasını gördüm.

Ve ülkenin bir kısmı bunları tüketirken, geri kalanı aylık 21 dolara çalışıyor! 21 dolar aq!

Umarım bir Pazar günü Hong Kong şehir merkezine gitmek nasip olur hepinize. Neden mi Pazar? Pazarları şehirde oturma/çalışma izni ve birçok hakkı olmadan evlerde hizmetçi olarak yaşayan yaklaşık 400 bin Filipinli merkez sokaklarını işgal etmekte. Amaçları mı? Eylem falan değil oğlum, Asya’da öyle aykırılık yok hiçbir yerde. Amaç arkadaşları/akrabaları görmek, güzel vakit geçirmek. Peki bunu nasıl yaparsın? E para yok, ev yok – sokakta oturursun! 400 bin Filipinli kaldırımlarda otururken, lüks mağazaların kuyruklarında bekleyip az sonra ortalama olarak 6700 dolar harcama yapacak Çinliler dünyada görebileceğiniz en büyük kontrastı oluşturmakta.

Komunist/sosyalist Çin’miş! Siktirin gidin lan!

Not: Bu yazıdaki fotoğraf benim otelimin tuvaleti.Tabi en lüks otelde kalıyorum lan, fakir miyim ben aq! Tuvaletin kıçınızı yıkamak için sunduğu seçeneklerden lükslüğün boku ne kadar çıkabiliyor bir memlekette görebilirsiniz!!!!!)

etilen sosyete . 2003 - 2018 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.