Etiket: cevap yok gece var

CEVAP YOK GECE VAR

Yerinde durmayan örümceğim.
Ağ ördüğüm yok.
Ve takip edenler, karşımda dikilenler, sağımı solumu kör edenler, üstümü altımı gölgeleyenler dışında hiçbir yola engel değilim.
Gecenin dölleri değiliz ve gece cinsel uzvumuz değil.
Ağaç durmuyor, göğe uzanamıyor, dokunamıyorum, dokunamıyor.
Toprak mısın, ışık mısın, duvar mısın, kaos musun diye soruyor yirmi birinci ses.
Gece piyanistin avuçlarında inliyor.
Islık çalınıyor delice ve bu ağaçları güzelleştiriyor.
Katiller arınıyor ve yapraklar yeniden örgütleniyor.
Saat misin, insan mısın, su musun diye soruyor onikinci ses.
Sessizlik hepimizin ve kimseyle de kalmıyor.
Uyku musun, mey misin, cevap mısın diye soruyor otuzüçüncü ses.
Kaptanlar titriyor gülün rüzgarında.
Susuyorum, mutlaka bir it kişneyecek.
Dövme dolaplar, dövme dolap hışırtıları.
Elim kanayacak, sus aklım.
Kaplumbağa mısın, çiçek misin, balık mısın diye soruyor dokuzuncu ses.
Geç kalan bütün tiryakiler bülbülleri içer, yuvarlana yuvarlana erişilmez dillerine.
Ve tarihsiz şakalardan senelerdir ağlayan gözler.
İp misin, kan mısın diye soruyor altmış altıncı ses.
Bir ayyaş gibi içimize sinen tespihler, tüm taneleri fırlamalı güzellikteki lekelere, belki zoraki.
Yuvarlanmalı bir şeylerin çehresi.
Uçurtma mısın, ateş misin diye soruyor kırkbeşinci ses.
Rüyalar dolusu bir armağandır gece, içine susadığın; tüm hücreleriyle oyuna, şaşıramasın bile.
Ruhunu kat.
Ayaklarını, kanatlarını parele; içinde olan ve tanımadığın bir dil deşer gibi.
Siyah mısın, beyaz mısın, taş mısın diye soruyor yetmiş sekizinci ses.
Kanatmakla kandırmak, kanmakla kanamak aynı deride.
Deniz ölümsüz değil, ben ölümsüz değil.
Durmadan dönüşen bu devran seni büyülemiyor, yeterince canını yakmıyor ki kül kokuyorsun.
Anahtar mısın, küfür müsün, söz müsün diye soruyor doksandokuzuncu ses.
Öylece bakmak, öylece düşünmek, hiçbir işe yaramıyor.
Gülmek, tebessüm etmek hiçbir düşünceyi, hareketi ferahlatmıyor.
Hiç yararı yok.
Geceye çıksan da geceden girsen de hiçbir yararı yok.
Bir çift kedi, iki dal, bir çift ayakkabı, iki eldiven ya da iki el hiçbir şeyi değiştirmeyi hedeflemiyor.
Öylece gecenin içindesin ve böylece o senin içine varamıyor.