bukowski, yürüyen merdivendeki kız

bukowski’nin en çok dikkat eden şiirlerinden yürüyen merdivendeki kız’ın (girl on the escalator) yönetmen kayhan lannes Öözmen tarafından kısa filme uyarlanmış hali. gayet başarılı bir yorum olmuş. aşka bir de bu açıdan bakın… Yürüyen merdivene biniyorum, Genç bir adamla çok hoş bir kız Var önümde. Kızın pantolonu ve bluzu tenine yapışmış. Yukarı çıkarken Kız bir ayağını

türlerin sonu

Yürüyen merdivenlerde ve asansörlerde inip çıkan insanlar, araba süren insanlar, garaj kapılarını uzaktan kumanda ile açan insanlar… Sonra yağlarını eritmek için jimnastik salonlarına gidiyorlar… 4.000 yıl sonra bacaklarımız olmayacak, ördeklere benzeyeceğiz… Bütün türler kendilerini yok ederler… Dinozorların sonu da böyle oldu… Canlı namına ne varsa yediler, sonra birbirlerini yemeye başladılar ve sonunda tek dinozor kaldı

harikulade gözlü adam

“the man with the beautiful eyes” bukowskinin bir şiiri 1992’de yazmış. 1999’da jonathan hodgson ve jonny hannah izleyeceğiniz bu harika animasyonu tamamlamış. çevirisi de bizden olsun; çocukluğumuzda bütün pancurları her zaman… kapalı tuhaf bir ev vardı ve hiç ses çıkmazdı o evden bahçesini sarmaşık sarmıştı severdik sarmaşıkla oynamayı Tarzan olduğumuzu hayal ederdik (her ne kadar

zarları yuvarla

eğer deneyecekseniz, sonuna kadar deneyin. başka türlü düşünüyorsanız, hiç başlamayın bile. eğer deneyecekseniz.. bu kız arkadaşlarınızı, karılarınızı, akrabalarınızı, işlerinizi kaybetmek anlamına gelebilir. ve belki de aklınızı. sonuna kadar gidin. sonucu, üç veya dört gün yemek yememek bankta donmak hapse girmek küçük düşmek veya yalnızlık olabilir. yalnızlık bir lütuftur. diğerleri ise sabrınızın gerçekte ne kadar yapmak

evet evet

tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu tanrı maymunu yarattığında uyuyordu zürafayı yarattığında sarhoştu uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı ve intiharı yarattığında bunalımdaydı senin yatakta uzanmış halini yarattığında ne yaptığını biliyordu sarhoştu

henry miller . yengeç dönencesi

… her yer böyleydi. ekmek istiyorsan koşum takımlarını kuşanmak zorundaydın, uygun adım yürüyecektin. dünya yeşil bir çölle kaplı, betondan ve çimentodan bir halı. üretim! daha çok cıvata, daha çok tel örgü, daha çok köpek maması, daha çok çim biçme makinesi, daha çok rulman, daha çok patlayıcı, daha çok tank, daha çok zehirli gaz, daha çok

okumaya devam