Menü Kapat

Etiket: boris vian

boris vian – pekin’de sonbahar

“bilirsiniz, genellikle kimse bir şey bilmez,” dedi Angel. “hatta bilmesi gerekenler bile. yani demek istediğim, düşünceleri manipüle edenler, ezenler ve onları sanki orijinal bir düşünce geliştirmiş gibi pazarlayanlar. hiçbiri ezip yok ettikleri düşüncelerin temeline inemez, oysa o düşünceyi ifade tarzı hemen her zaman dile getirilmek istenen düşünceden en az yirmi yıl daha ileridedir. sonuçta onlardan hiçbir şey öğrenilemez, çünkü yalnızca sözcüklerle yetinirler.”

“boris vian, 1920’de paris yakınlarındaki ville-d’avray’de doğan bir yazar, şair, şarkı sözü yazarı, şarkıcı, müzik eleştirmeni, caz müzisyeni (trompetçi), senarist, çevirmen, hatip, oyuncu ve ressamdır” diye okuyoruz boris vian’ı tanımak istediğimizde. üstelik bunların hepsini 39 yıla sıkıştırdığını biliyoruz vian’ın, mezarlarınıza tüküreceğim adlı romanından uyarlanan filmin galasında geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybedene dek. bizimde kendisine karşı her daim saygı duruşunda bulunduğumuzu şimdi öğreniyorsunuz.

pekin’de sonbahar ise “ne sonbahar ne de çin’le ilgili elbette. dolayısıyla zaman ve mekân benzerlikleri birer tesadüften ibarettir.” vian’ın absürd dünyasında, sürekli gelişen, temposu hiç düşmeyen, trajik olduğu kadar hüzünlü bir kitabıdır. kanımca en iyilerinden biridir. gerçeküstü dünyasında gülümseyerek yapacağınız bir seyahattir.

boris vian’ın kitabı 26 yaşında 3 ayda yazdığını hatırlatarak, 3 gün içerisinde okumanızı rica ederiz. zira sonrasında tekrar okumak isteyeceğinizi biliyoruz.

Pekin’de Sonbahar
Boris Vian
Türkçesi: Alev Er
Sel Yayıncılık
2017, 302 sayfa
ISBN: 978-975-570-892-8

patafizikçi doktor faustroll’un davranış ve görüşleri

Doktor Faustroll, 1898 yılında (yirminci yüzyıl [-2] yaşındaydı) Circassie’de ve altmış üç yaşında doğdu.

Ömrü boyunca hep o yaşta kalan Doktor Faustroll orta boylu bir adamdı, yani, tamı tamına ifade edersek, (8 x 1010 + 109 + 4 x 108 + 5 x 106) atom çapındaydı; Kral Saleh’in portreleri gibi teni altın sarısı, deniz yeşili bir bıyık hariç yüzü tüysüzdü; saçlar, güneş saatine göre değişen maun rengi müphemlikte, tek tek her bir teli, bir küllü kumral bir simsiyahtı; gözler, Dantzick likörü gibi hazırlanmış sıradan yazı mürekkebinden iki kapsül, içinde altın rengi spermatozoidler.

Kellik mikrobu yüzünden, bıyıklarını saymazsak, tüysüzdü. Mikroplar kasıklarından göz kapaklarına kadar olan tüm bölgeyi temizlemişlerdi. Doktor Faustroll, mikropların yalnızca genç saçlara musallat olduğunu bildiğinden, saçlarının ya da kirpiklerinin döküleceğinden endişe etmemişti. Kasıklardan ayaklara doğru olan bölge ise, kontrast halinde, satirlere özgü siyah kıllarla kaplıydı, çünkü Faustroll, görgü kurallarına dikkat etse de, bir erkekti.

alfred jarry, gerçeküstü tiyatronun atası, “olanaksız çözümler bilimi” olarak adlandırdığı patafizik ilminin öncüsü, dadacılık ile artaud’un vahşet tiyatrosunu etkilemiş bir isim. raymond queneau, boris vian ve georges perec gibi modern edebiyatın birçok ustasını da izinden süreklemiş. patafizikçi doktor faustroll’un davranış ve görüşleri de kendisini en iyi anlatan kült eserlerinden biri. ölümünden sonra yayınlanan bu roman jarry’nin bol bol sembolizm, sürrealizm ve absürt edebiyat içeren hayal dünyasında kaybolacağınız bir yolculuğa davet ediyor sizi. ayaküstü değil ama kendinizi vererek okumanız gereken kitaplardan. çünkü pek keyif alacağınızı biliyoruz. çünkü ışık ergüden çevirmiş.

Patafizikçi Doktor Faustroll’un Davranış ve Görüşleri
Alfred Jarry
Çeviri: Işık Ergüden
Sel Yayıncılık
2015, 136 sayfa
ISBN: 978-975-570-743-3

 

mezarlarınıza tüküreceğim

Köyün insanları onu yine de astılar. Çünkü o bir zenciydi.

Yeraltı edebiyatının en eski örneklerinden. Şiddet, kan, pornografi ne ararsanız var. Ayrıca Boris Vian ile tanışmamı sağlayan kitap olmuştur. Müthiş sanatsal bir kitap olduğunu söyleyemem.  Dili oldukça basit. Bazı göndermeler ve olay örgüsü dışında da pek bir zihinsel çaba göremezsiniz. Ancak yazıldığı dönemin ahlakçılığına rağmen erotizmin kitapta bu kadar çok yer bulması ve ırkçılık eleştirisi kitabı okunmaya değer kılıyor. Boris Vian her şeyi tüm çıplaklığıyla ortaya döküyor ve vermek istediği mesajı net olarak okuyucuya ulaştırıyor.

Arka Kapak:

“Bu roman ilk kez 1946’da Vernon Sulivan takma adıyla yazıldı. Ve 1949’da “ahlaki değerlere hakaret” ettiği gereçeksiyle yasaklandı. Nedeni “aşırı” gerçekçi bir biçimde betimlenmesiydi. 1940’lı yılların başında Amerika’da yaşanan ırkçılık, şiddet ve hoşgörüsüzlükle dalgasını geçen Mezarlarınıza Tüküreceğim, döneminin ve 20. yüzyılın en ünlü ve çarpıcı romanlarından biridir.

Boris Vian, pek çok yazardan beklenen “duyuları ateşleyici” bir üsluba sahip değildir. Vian’ın üslubu, romanlarında alçak sesle duyulabilen bir müziğin içinde gizlidir. Mezarlarınıza Tüküreceğim, bu müziğin seslendirildiği bir kara roman pastişidir…¨

Mezarlarınıza Tüküreceğim

Mezarlarınıza Tüküreceğim – epub

kaçak

-Cezayir Kurtuluş Savaşı’nda ölenleri anarak-

Efendi misiniz, kodaman mısınız ne,
bir mektup yazıyorum size,
bilmem vaktiniz var mı
okumaya bu mektubu.

Az önce verdiler elime
askerlik kâğıtlarımı,
savaşa çağırıyorlar beni,
diyorlar yola çık en geç çarşamba akşamı.

Efendi misiniz, kodaman mısınız ne,
dövüşmeye hiç istek yok içimde,
insancıkları öldürmeye gelmedim ben,
gelmedim ben bu yeryüzüne.

Sizi kandırmak değil niyetim,
ama söylemeden de edemem,
savaş ahmakların işi,
hem insanlar ondan hanidir bıktı.

Doğduğum günden bu yana
ölen çok babalar gördüm,
gidip dönmeyen kardeşler gördüm,
çocuklar gördüm iki gözü iki çeşme.

Ya analar ne çekti, ya analar,
bir yanda işi tıkırında bir avuç insan
bolluk içinde rahat yaşar,
bir yanda ölüm, çamur, kan.

insanlar tıkılmış dört duvar içine,
çalınmış neleri var neleri yok,
karıları, eski güzel günleri bütün.

Gün doğar doğmaz yarın
kapatacağım şırak diye kapımı
ölmüş yılların suratına,
alıp başımı yollara düşeceğim.
Aşacağım karaları, denizleri,
ne Avrupa’sı kalacak, ne Amerika’sı, ne Asya’sı,
dilene dilene hayatımı
şunu diyeceğim insanlara:

Üstünüzden atın yoksulluğu,
durmayın bakın yaşamaya,
hepimiz kardeşiz, kardeşiz, kardeş,
ey insanlar, ey insanlar, ey.

illâki kan dökmek mi gerek,
gidin dökün kendi kanınızı,
size söylüyorum bunu da,
efendi misiniz, kodaman mısınız ne.

Adam korsunuz arkama belki de,
unutmayın jandarmalara demeye:
üzerimde ne bıçak var, ne tabanca
korkmadan ateş etsinler bana,
korkmadan ateş etsinler bana.

boris vian

etilen sosyete . 2003 - 2018 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.