Etiket: başbakan

hükümet sözcüsüne sorular

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Suikastlar, canlı bombalar devam edebilir. Arkasındaki güçlerle Türkiye’nin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini engellemek istiyorlar” dedi. Kurtulmuş, “Her türlü tedbirlerimizi alıyoruz, referandumda evet oyundan sonra bu terör örgütlerinin hiçbir sesi çıkmayacak hale gelirler. Çok titiz çalışmalar yürütülüyor. Bu terör örgütlerinin referandumdan sonra sesleri solukları iyice kısılacaktır” diye konuştu.

bütün bu gündemden uzak duralım çabalarımıza rağmen, üstte yer alan alıntı gibi yapılan inanılmaz açıklamalar sormak istediğimiz belirli sorular oluşuyor. malum anayasa değişikliğine evet söylemi kapsamında yapılan propagandaya göre; terör bitecek, istikrar sağlanacak ve ekonomi düzelip her şey normale dönecek. peki;

  • An itibariyle hatta son 15 yıldır yasama-yürütme-yargı AKP’nin elinde değil mi?
  • Bütün kamu kurumlarında AKP’nin atadığı yöneticiler bulunmuyor mu?
  • AKP’nin elinde ekonomiyi düzeltme imkanı var ise neden şimdi bunu yapmıyor?
  • AKP’nin terörü bitirme gücü var ise neden şimdi bitirmiyor?
  • Başkanlık gelince devlet yönetimi açısından ne değişecek? Şu an yapılamayan ama sonrasında yapılabilecek olan şey nedir?
  • Terör örgütleri başkanlık sisteminin mi gelmesini istiyor? O yüzden mi sesleri solukları kısılacak?
  • Tek adam (mağlum adam) geldiğinde problemler çözülecekse, bütün problemlerin kaynağı mevcut başbakan değil mi?
  • 2019’da uygulamaya geçecek bir sistem için değişikliğin aceleye getirilerek 3 ay içerisinde yapılmaya çalışılmasının sebebi ne?

Aktroller dahil, kendilerinin savunucuları bu sorulara ya da seçtikleri herhangi birine cevap verebilir mi? Zira dadaistler bile bu kadar çarpıcı olamamıştı.

ileri demokrasi

demokrasi

Başbakan Erdoğan, “Son 10.5 yıl Türkiye’de demokrasinin özellikle de millet egemenliğinin güç kazandığı, ileri standartlara kavuştuğu, geri dönülemez kazanımlar elde edildiği bir dönem oldu” diye konuştu.

Muhalefetin verdiği tüm önergeleri reddetmeye alışık olan AKP’li milletvekilleri, kendi verdikleri tasarı maddesine de muhalefetin “kabul” oyu verdiğini görünce toplu olarak “red” oyu kullandı. AKP’nin hazırladığı kanun tasarısında yer alan “taşradaki sağlık personellerinin özlük hakları” ile ilgili düzenlemeleri içeren kanun maddesi, AKP’nin oylarıyla reddedildi. Durumu fark eden AKP milletvekillerinin itiraz etti Ancak Meclis Başkanvekili Sadık Yakut maddenin reddedildiğini, yapacak bir şeyin olmadığını söyledi. Bunun üzerine iktidar partisi milletvekilleri Yakut’un oylamadan önce “madde” değil “önerge” dediğini iddia etti. İtirazların sürmesi üzerine Yakut, birleşime ara vererek tutanakları inceledi. Tutanakları okuyan yakut, maddenin reddedildiğini yineledi. Genel Kurul süreci tamamlanmadan, reddedilen maddeyle ilgili yeni bir formül aranıyor.

Mart 2012-18 Haziran 2013 tarihleri arasında geçen 440 gün boyunca verilen sonu önergelerinin durumu;

  • BDP – 54 Red
  • MHP – 56 Red
  • CHP – 103 Red
  • Ak Parti – 50 Kabul

IPS İletişim Vakfı/Bianet’in hazırladığı “İfade Özgürlüğünün 10 Yılı” adlı kitap, 2001-2011 arası Türkiye’deki ifade özgürlüğünün karnesini çıkarttı.

  • İnternet yasakları kapsamında 2007’de 43, 2008’de bin 46, 2009’da 6 bin 131, 2010’da 7 bin 762, 2011’de 14 bin 737, 2012’de ise 19 bin 507 site engellendi.
  • Son 10 yılda en az 489 medya çalışanı ve en az 64 medya kuruluşu saldırıya uğradı. Saldırıların tamamına yakını fizikseldi. Medya çalışanları ve kuruluşlarına yönelik kayda geçen en az 553 saldırı yapıldı.
  • 2006’da Devrimci Demokrasi gazetesi muhabiri İlyas Aktaş, 2007’de Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 2009’da Marmara TV yetkilisi Cihan Hayırsevener olmak üzere 3 gazeteci öldürüldü.
  • Sadece 2002’de 2 bin 921 gün yayın durdurma cezası veren RTÜK, 2003, 2004, 2005 yıllarında 29 radyo ve televizyonu toplam 870 gün susturdu. 2005’te 20 ulusal televizyon savunma verdi, 33’ü uyarı aldı, 9’unun programları durduruldu. 2007’de Kanaltürk televizyonuna seçime yönelik yayınlarından dolayı 6 kez program durdurma cezası verildi. RTÜK Mayıs 2002’den 2008 sonuna kadar toplam 2 bin 22 uyarı, 262 program durdurma, 1 yayın lisans iptal cezası verdi. Ocak-Aralık 2011 boyunca 20’si radyo, 480’i TV kanalları olmak üzere 89 para cezası, 383 uyarı, 27 program durdurma ve bir tebliğ cezası verdi.
  • En az 167 gazeteci gözaltına alındı. Gözaltına alınma nedenleri arasında “yasadışı örgüt” üyeleri ile röportaj, “yasadışı örgüt” liderinin görüşlerini yayınlayarak “terör propagandası” yapmak, “yasadışı örgüt bağlantısı” ön plana çıktı.
  • Başbakan medyaya karşı 2004’te 4 dava açtı. 2007’de Cumhuriyet ve Sabah gazeteleriyle Leman dergisi, Kanaltürk TV’ye açtığı 6 davanın 3’ünü kaybetti. 2008’de medya çalışanlarına açılan toplam 49 “hakaret ve kişilik haklarına saldırı” davalarının içinde Başbakan’ın payı 7 idi.
  • 2005’ten bu yana Ekşi Sözlük aleyhine ortalama 40 farklı dosyadan soruşturma başlatıldı, yüzde 5’i hakkında dava açıldı.

diktatörler

“Suriye için artık söz bitmiştir. Bu alçakça katliamlar, bu soykırım girişimleri, bu insanlık dışı vahşet, artık gitmekte olan bir rejimin ayak seslerinden başka bir şey değildir. Biz bu sahnenin benzerini Irak’ta, Saddam rejiminde gördük. Biz bu sahnenin benzerini, Libya’da, Kaddafi rejiminde gördük. Biz bu sahnenin benzerini, Mısır’da, Mübarek rejiminde gördük. Kendi hırsı, kendi koltuğu, kendi ikbali ve istikbali için, halkına silah çevirenler, halkına helikopterlerden bomba yağdıranlar sadece ve sadece kendi sonlarını hazırlarlar. Bütün diktatörler korkaktır. Bütün diktatörler zalimdir. Bütün diktatörler, ülkelerinin düşmanlarından değil, kendi halklarından çekinirler.” – tayyip erdoğan.

sen sus sözlerin konuşsun.

Erdoğan, 105 araçlık bir konvoy, 2.500 polis, 8 TOMA ve 20 zırhlı araçla ODTÜ’ye ulaştı. Başbakanı protesto etmek için toplanan öğrenciler ile polis arasında olaylar yaşandı.

ben giriyorum siz de girin

başbakan youtube’a girince biz de girmiş sayıldık, hamdolsun.

çiftçinin hali

Başbakan Erdoğan’ın pazar günü Denizlide yaptığı konuşmada kendini tutamayan ve “Sayın başbakan sen bunları benim külahıma anlat” diyen lise mezunu 63 yaşındaki çiftçi İbrahim Özen…

Vatan gazetesi isyankar çiftçiyi bulmuş ve bi röportaj yapmış;

Mazotun litresi 3 YTL’yi geçti, gübrenin çuvalı 55 YTL oldu. Çiftçi perişan. Ben Başbakan€™a az bile söyledim. Bu ülkede demokrasi yok. Bu ülkede Başbakan€™ın demokrasisi var. Başbakan masal anlatıyor. Enflasyonun düştüğünü, her şeyin yolunda gittiğini söyleyince dayanamadım. Biz battık. Çiftçi perişan oldu. Hükümetin icraatlarından memnun değiliz! Ben 68 kuşağıyım başbakan masal anlatınca dayanamadım.

Benim de bu fotoğraf hoşuma gitti koyayım dedim. Çiftçinin beli bırak bükülmeyi kırıldı çoktan. Ama “Çok şükür” demektense isyanını dile getiren İbrahim Dayı’ya sevgilerimizi sunuyoruz.