Etiket: bandista

olur/olmaz

Gelsin baba gelsin koca gelsin
Polisiniz devletiniz gelsin
Bakanınız haklarımı versin
Aman istemem üzeri kalsın

Ev işlerini marslılar yapsın
Cadıysam süpürge bana kalsın
Olursa çocuk yaparım olsun
İstemezsem soyları kurusun

Çitmişim ben çekirdek aileyi
Kırmışım kendi testimi
Bundan böyle ne bacı ne bayan
Hayatta olmam ben adam

Cinayetinize sessiz kalmaz
Yastık değildir köşede durmaz
Kol kırılsa yen içinde kalmaz
Tarih yazar figüran olmaz

Çevir dünyayı tersine dönsün
Seni dövemez dizini dövsün
Kızkardeşlerin sesini duysun
Kadınlar sokaklara dökülsün

Bundan böyle duramam ben evde
Sokağa özgürleşmeye
Bundan böyle ne bacı ne bayan
Hayatta olmam ben adam

gavur imam isyanı

etilenin sosyetik dostlarına merhaba demek için gavur imam başlangıcı hiç fena olmaz diye düşünüyorum. bandista dinleyenler bilir gavur imam isyanını. eğlenceli bir şarkıdır ama ritmin neşesi aslında bir ağıta aittir. ben buna bandista temposu diyorum. politik eğlence topluluğu gibi adamlar. neyse gelelim hikayeye;

Göz bebeklerim titriyordu.Perdelerin arasından süzülen gün ışığı, odadaki tozu selamlayarak yerdeki İran halısının üzerine düşüyordu. Halının motifleri, vuslat kokuyordu. Hangi sıla hasreti çeken Acem kızı dokumuştu kim bilir? Taba renginin hakim olduğu oda, Kıta Avrupası’nın yarısını ilhak etmesine rağmen Osmanlı’nın oryantalist duruşunun sadece minik bir sunumuydu. Oda şaşırtıcı derece ufaktı. Bir valinin huzurundan çok, onun dinlenmek için kullandığı bir yerdi. Valinin sırtı bana dönüktü. Masanın üzerindeki haritaya bakıyordu.Yavaşça başını kaldırdı.”Refik efendi… Şöhretin sen gelmeden Kıbrıs’ı sardı efendi. Payitaht’tı İngilizlere dar edişin dilden dile yayılıyor efendi.” Vali’nin bir demirci gibi dövdüğü bütün sözcükler kafamda yankılanıyordu: Otorite…Otorite…Otorite

“Devlet-i Aliye, Kavalalı belasıyla boğuşuyor paşa hazretleri. Malumatınız vardır elbet, Kavalalı Kütahya içlerine kadar ilerlemiştir. Böyle elem bir halde iken size gerek seyfi gerek maddi bir yardımda bulunması mümkün değildir.” Odada bir dakikaya yakın bir sessizlik oldu. Ilık bir rüzgar pencereden bir hırsız çabukluğunda girip haritaları karıştırdı.

“Bir isyan nasıl bastırılır efendi, bilir misin? 3 yolu vardır. Birincisi, bütün halkı katledersin; Bizimkisi böyle bir imkanımız yok. Kıbrıs’ta ki Müslüman tebaayı arttırmamız lazım. İkincisi, İsyanın içindeki herkesi tehcir ettirmek. Bu da birincinin olmazına tekabül eder. Ve üçüncüsü, İsyanın yüzünü katletmek.” Paşa aniden bana doğru döndü.” Efendi, Osmanlı’nın istikbali senin kılıcında.”

(daha&helliip;)

bandista – ki buradayız hâlâ…

biz ırk değil sınıf kardeşleri,
biz sizin dünyanızın lanetlileri,
biz geldik.
siz tarihin sonunu ilan etmiş
liberal uzlaşınız içinde
şen kahkahalar atarken
duydunuz di’ mi sokakların sesini?
duydunuz yüzyılların lanetini
bitti sandınız ama biz daha yeni geldik
yeni geldik.

“Ki buradayız hâlâ…
Burada… Kobanê’de mesela…
Biz, muhalefet ve mukavemet âlemimiz!

Tekrar tekrar söylüyoruz, yazıyoruz, eyleme döküyoruz, hemzeminler yaratıyoruz, sınırları aşıyoruz, belleği taşıyoruz, hayatımızı savunuyoruz, aşk duyuyoruz, cüret ediyoruz çünkü yükselir dalga; dalga, dalga…”

 

Daha öncelerde, taa 2009’da paylaşmıştık sizinle bANDİSTA’yı.

Şimdiyse, eylül 2014 çıkışlı yeni albüm “Ki buradayız hâlâ” ücretsiz, copyleft ve indirmeye, çoğaltmaya açık.

http://tayfabandista.org/ki-buradayiz-hala/

indiriniz! çoğaltınız! dağıtınız!

 

direnistanbul destek konseri

imf – dünya bankası’na karşı direniş günleri destek organizasyonu, bandista konseri..

tarih: 6 ağustos, parşembe, 2009
yer: haymatlos istiklal cad. rumeli han, no: 48, c-blok,kat:2 beyoğlu – istanbul

bandista

Bandista bir aralık, bu darlık bu basmakalıp, bu ayık kafayla esrik taklitleri, bu aramızda yaşayan katilleri teşhir etmek gerek dedi evde uyuklarken. Uyanmak gerek dedi önce kendi kendine, evde bir gitar çaldı manuş, klarnet aktı meyanlı, kaydırmalı, akordeon zaten doldurmuştu köşe bucak, vurmalılar hazırdı “marş”a, başladı ev’in hikâyesi, varyetesi söküp söküp yapmanın.Bandista evi şenlik kıyamet bir eylem bandosu şimdi ses vermekte ska, balkan, vertov, reggae, eşitlik, özgürlük, cango, votka, adalet, kökler sularından… Bandista evinde geceler gündüz gündüzler denktir geceye, bu evde güneş batsa da dinlenir ev hece heceye. Bu evin odaları geniş uzun dar hayal; bu evde mebzul miktar kapılar kilitsiz gıcırdar. Bu evde koridorlar, sokaklar ve meydanlar, sahneler salonlar dansla sesle hınçla çığlıklar… Bu ev bir dağ başında bir gettoda ya da down-town’da, bu ev dev bir karavan bu evi bulur arayan. Bu evin sakinleri kara kızıl mor renkleri, yeşil sarı turunç ve nar, bu ev binbir bedenle var. Bu ev döker alınteri, bu ev rahim yangın yeri; söndürür kandilleri nice esrik sever evi. Bu evde geçmiş hüzünle değil hüsnü kabulle, bu evde gelecek yokla değil beklenir telaşla. Bu ev tenha bu ev dar-maduman kanma yalan, gözyaşları ağıtlar destanlar epik tasalar, bu evde yasalar değil ses verir yoldaş maison’lar!

bandista’yı anlatmaya gerek yok. ama muhtemelen bilmediğiniz sitelerinden albümlerini ücretsiz indirebileceğiniz. copyleft diyorlar. armağandır. çoğaltınız! dağıtınız!

buralardalar; http://www.tayfabandista.org/