gavur imam isyanı

etilenin sosyetik dostlarına merhaba demek için gavur imam başlangıcı hiç fena olmaz diye düşünüyorum. bandista dinleyenler bilir gavur imam isyanını. eğlenceli bir şarkıdır ama ritmin neşesi aslında bir ağıta aittir. ben buna bandista temposu diyorum. politik eğlence topluluğu gibi adamlar. neyse gelelim hikayeye; Göz bebeklerim titriyordu.Perdelerin arasından süzülen gün ışığı, odadaki tozu selamlayarak yerdeki İran

bandista – ki buradayız hâlâ…

biz ırk değil sınıf kardeşleri, biz sizin dünyanızın lanetlileri, biz geldik. siz tarihin sonunu ilan etmiş liberal uzlaşınız içinde şen kahkahalar atarken duydunuz di’ mi sokakların sesini? duydunuz yüzyılların lanetini bitti sandınız ama biz daha yeni geldik yeni geldik. “Ki buradayız hâlâ… Burada… Kobanê’de mesela… Biz, muhalefet ve mukavemet âlemimiz! Tekrar tekrar söylüyoruz, yazıyoruz, eyleme döküyoruz,

bandista

Bandista bir aralık, bu darlık bu basmakalıp, bu ayık kafayla esrik taklitleri, bu aramızda yaşayan katilleri teşhir etmek gerek dedi evde uyuklarken. Uyanmak gerek dedi önce kendi kendine, evde bir gitar çaldı manuş, klarnet aktı meyanlı, kaydırmalı, akordeon zaten doldurmuştu köşe bucak, vurmalılar hazırdı “marş”a, başladı ev’in hikâyesi, varyetesi söküp söküp yapmanın.Bandista evi şenlik kıyamet