henry miller . yengeç dönencesi

… her yer böyleydi. ekmek istiyorsan koşum takımlarını kuşanmak zorundaydın, uygun adım yürüyecektin. dünya yeşil bir çölle kaplı, betondan ve çimentodan bir halı. üretim! daha çok cıvata, daha çok tel örgü, daha çok köpek maması, daha çok çim biçme makinesi, daha çok rulman, daha çok patlayıcı, daha çok tank, daha çok zehirli gaz, daha çok

okumaya devam

ekmek arası

her altkültür, üstkültür, karşıtkültür lafı geçen yerin bir köşesinde muhakkak anılması gereken isim charles bukowski. sosyete olarak kendisinin üzerinde durmazsak camiadan dışlanırız kaygısıyla kendimizi garantiye alalım istedik. pis moruk, iğrenç adam, küfürbaz bukowski her ne kadar arkasında iki küfür, iki seviş biraz da alkol içerikli yazarak yeraltı edebiyatı yaptığını zanneden bir nesil bıraksa ve adam

üzümün kardeşliği

sonra tuhaf bir şey oldu … Sekiz-dokuzu arka taraftaki yeşil çuha örtülü masada toplanmıştı. Yukardan sarkıtılmış lamba iskambil oynayan beş kişiyi aydınlatıyordu. Diğerleri masanın çevresinde dikilmiş, birbirlerine lâf çakıyorlardı. Seyredenlerden biri de babamdı. Huysuz, mendebur, buruk bir sigorta emeklileri grubu; gergin, hırlayıp duran kötü niyetli ihtiyar hergeleler; buruktular ama acımasız zekalarının, bozuk ağızlarının ve paylaştıkları