Bu Bir Ağıt Değildir

Le Guin’in Mülksüzler’de göstermeye çalıştığı şey aslında bir ütopyanın, klasik anlamıyla mükemmel ama şimdiki zamandaki anlamıyla ya da onun için anlamıyla mükemmel olmadığıydı. Ütopyanın mükemmel olmayışı onu ütopya olmaktan çıkarmıyordu, bilakis ütopyanın mükemmel olmayışı onu daha inanılır kılıp daha arzu edilebilir hale getiriyordu. Anarres’te kurulan anarko komünist ütopya -aslında klasik anlamıyla ütopya olmaktan uzak olan

Sosyal Endikasyon

​Gülümse. Çizgiyi bozma. Mimiklerinin aslını kalbinde hissetmesen de olur. Sokaktaki çocuğa elma şekeri verdiğinde yüzündeki kir temizlenir mi sanıyordun? Peki bir kırmızı balonun mağrur hüznünü anlayabilir misin ruhunla? En iyisi hiç konuşma. Bu konuşmanın felsefesi bir insanlık trajedisine dayanıyor. Maskeler… Çocukken ufacık şeyler bile mutlu ederdi hepimizi. Gülmek çok kolaydı ve bir o kadar da

21. Yüzyıl İnsanlık Manifestosu – Waking Life

Belediye binasıyla, ölüm ve vergilerle savaşamazsın. Politikadan ya da dinden bahsetme. Bu, güvenlik hattını ihlal eden düşman propagandasıyla eşdeğerdir. “Yere yat asker! Yere yat, asker!” 20. yüzyıl boyunca hep bunu gördük. Şimdi 21.yüzyıldayız… ayağa kalkma ve kendimizi bu fare labirentine sıkıştırdığımızı anlama zamanıdır. İnsanlıktan çıkmaya boyun eğmemeliyiz. Seni tanımam ama bu dünyada ne olduğuyla ilgileniyorum.

Babil Düşüyor

Beyin ifrazatı niteliğindeki bu  yazıyı sizlere takdim etmekten gurur duymuyorum. Keşke böyle gelmeyip böyle gitmeseydi. Her şey ticaretin konusu artık, ruhlar bile. Her şeyin bir pazarı var. Pazar her yerde. Batıda teknoloji, Uzakdoğuda emek, belirlenmiş coğrafyalarda silah, çoğu yerde de insan pazarı  heyhat! İnsan ama prototip, içi boş, salt maddi bir gerçeklik olarak. İnsan arketipi

proudhon’dan karl marx’a mektup

Aziz Dostum Bay Marx, Amacını ve düzenleniş tarzını çok yararlı bulduğum yazışmalarınızda muhataplarınızdan biri olmayı memnuniyetle kabul ediyorum. Bununla birlikte, size ne sık sık ve ne de uzunca yazmayı taahhüt edemeyeceğim; tembel tabiatli bir kimse olmama eklenen her çeşitten uğraşılarım beni yazışma konusunda büyük gayretler göstermekten alıkoyan başlıca nedenlerdir. Ayrıca, mektubunuzun bazı noktalarına bakarak edindiğim

anarşizme doğru

Kendimize devrimci dediğimiz için, Anarşizm’in –varolan her şeye şiddetle sald&ıran ve tüm kurumları yenileriyle değiştiren bir ayaklanmanın yakın sonucu olarak– tek bir darbeyle geleceği yaygın bir görüştür. Ve doğruyu söylemek gerekirse, aramızda devrimi bu şekilde algılayan bazı yoldaşlarımız da yok değil. Bu önyargı, birçok dürüst karşıtımızın Anarşizm’in neden imkansız bir şey olduğuna inandıklarını açıklar; ve